En Sıcak Konular

Memduh Atalay

Kıvılcım
Memduh Atalay
1 Ocak 1990

23 Nisan Çocuk Bayramı İçin Laik Faşizan Çocuk Aranıyor!



Ne olacak bu laik faşizanların hali diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Halk dersen bir bela, üniversite bir bela, demokrasi ayrı bir bela…

Ne yapsalar ne etseler Bir türlü kazançlı çıkamıyorlar, her geçen gün taraftar kaybediyorlar. Silahlı ve silahsız bütün güçleri, yerli yabancı örgütleri, Çinlileri gıpta ettirecek kargaşa çıkarma tekniklerini kullanmalarına rağmen bir türlü yol alamıyorlar. Doğan her günün bir dert olduğunu söyleyen şair eminim ki laik faşizanlar kadar bu mısranın ne anlama geldiğini anlayamamıştır. 

23 Nisan geliyor ama neşe dolamıyor laik faşizanlar. Hâlbuki 23 Nisan çocuk bayramı onlar kadar kimin hakkı? Mitingci cumhuriyet hatunları çocuk doğurmaya zaman bulamadığı için laik çocuk yetişmiyor ona mı yansınlar, yoksa 23 Nisan ‘da hiç değilse cumhurbaşkanlığını laik bir çocuk temsil edemeyecek ona mı yansınlar?

Ne yapsalar ne etseler bu gerici zümrenin baskısından kurtulmalarına çare yok.

Mümtaz Soysal öğrencilerine soruyor “ sizce mücadeleyi Said Nursi mi kazandı Atatürk mü ?” öğrenciler cevap veriyor:” Atatürk hocam”  yok diyor Mümtaz Soysal Said Nursi kazandı. Sonunda can alıcı soruyu ekliyor” içinizde nutuk okuyan kaç kişi var? Eğer arasam Atatürk kazandı diyenlerin cebinde bile Said Nursi’nin kitapları çıkar!” Üniversiteliler bilim yuvalarında bile Said Nursi okuyorsa ne yapsın laik faşizanlar? Mümtaz Hocanın bu müthiş tespitinden sonradır Kemalist dernekler ve batı çalışma grubunun ortaya çıkması. Bütün albenili ve rejim destekli oluşumlara rağmen hala üç beş yıllık bir derneğin üye sayısına ulaşamamalarını nasıl hazmetsinler?

Halk zaten hiç anlayamadıkları bir tutum içerisinde… Ülkeyi karanlık güçlerin yönetmesi için adeta sözleşmiş gibi fındık, buğday, pamuk derdine düşmeden; sınavsız üniversite, bedava mazot vaatlerine bakmayarak gerici zümreyi iktidara taşıyor. İhtilalmış, muhtıraymış sessiz kalıyor ama kargaşa bitince yapacağını yapıyor

Bu çağda içki yasağı uygulayan, bu çağda hanımı başörtülü olan siyasetçileri kirli çamaşırlarına, yolsuzluklarına rağmen iktidara taşıyor. Kendini halkına adamış siyasilerin oluşumlarına, bilimsel çalışmalarına, halkçı politikalarına rağmen iltifat etmiyor! Uzaydan getirme imkânı olsa uzaydan yeni bir halk getirmeyi düşünmüyor değiller hani.

Demokrasi bile laik faşizanların aleyhine işliyor.” Her yolcunun uğradığı hancı güzellerin” , moral değer diye bir şey duyunca tüyleri diken diken olacak kadar çağdaş beylerin, futbol maçı sonrasında bile anıtkabire gidip ziyarette bulunacak kadar hurafeden arınmış bilimsel hocaların oyuyla; yobaz, çağdışı kimselerin oyu bir sayılınca gizli oy açık tasnif olunca laik faşizanlar yıllardır demagogluğunu yaptıkları demokrasinin bile gadrine uğruyorlar. Benim gibi dışarıdan birkaç kişi kederlerini anlasa da sonuç değişmiyor. Umudum yok ama laik faşizanların bu kuşatılmışlığına, bu mahrumiyetine, bu çaresizliğine bir önerim var: hiç değilse 23 Nisan gibi özellikle ve öncelikle laik faşizanların bayramı olan bir günde eğer bulunabilirse bir laik faşizan çocuk bulunsun da bir günlük de olsa cumhurbaşkanlığı, başbakanlık, meclis başkanlığı gibi görevlere onlar getirilsin böylece ülke 23 Nisan da bari bir çağdaş nefes alsın!

Öğretmen ve idarecilere bir tavsiyem olacak: başarı, disiplin, uyum gibi kıstaslara göre öğrenci seçmeyin, ölçüleriniz bu olursa benim bu insani ve dâhiyane önerim;

Boşlukta kaldığı gibi laik faşizanların bir günlük de olsa temsil edilme şansları kalmaz!

   



Bu yazı 995 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Aralık 2014 Öğretmenin Eğitime Katkısı
    • 1 Mayıs 2010 Türkülerimiz ve Acılarımız Bağlamında Biz
    • 4 Nisan 2010 Üşüyen Değil Davası Olan MUHSİN BAŞKAN
    • 26 Mart 2010 İlahiyatçı Bilgeliğin Dayanılmaz Hafifliği: BAYRAKTAR BAYRAKLI Örneği
    • 15 Aralık 2008 O Ayakkabılardan Öpüyorum Kardeşim
    • 22 Eylül 2008 Ulusalcı Paranoya ya da Vatan Satma Töhmeti
    • 15 Eylül 2008 Hazreti Ali Atatürk Olarak Dönmüş(!)
    • 8 Eylül 2008 Oruç Bizi Nasıl Tutar?
    • 4 Eylül 2008 Yeni Müsteşriklerimiz:Ateist Bilgelerimiz
    • 27 Ağustos 2008 Farklılık mı Aykırılık mı?
    • 26 Haziran 2008 Avrupalı Turistler Niçin “Kırolarla” Evleniyor?
    • 15 Haziran 2008 Bir Zulüm Tapınağı: Banka
    • 5 Haziran 2008 Başörtülü Kızlar Bağlamında Aşk ve Evlilik
    • 25 Mayıs 2008 Eğri Duruşun Doğrucu Davutları: Yaşar Nuri ve Ahmet Hakan
    • 14 Mayıs 2008 SÜKÛTUN SESİ YA DA ÂKİF’İN RESMİ
    • 11 Mayıs 2008 Çağdaşlığın Dayanılmaz Örtüsü
    • 4 Mayıs 2008 Zamane Hokkabazı
    • 27 Nisan 2008 İsmet İnönü’nün Pul Davası Bağlamında Siyasi Kekemelik
    • 24 Nisan 2008 Ukayl bin Ebu Talip Resminden Bugüne Bakış
    • 19 Nisan 2008 23 Nisan Çocuk Bayramı İçin Laik Faşizan Çocuk Aranıyor!

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,529 µs