En Sıcak Konular

Memduh Atalay

Kıvılcım
Memduh Atalay
1 Ocak 1990

Millet Yerinde Kalsın Korkuya Gerek Yok



Milletin değerlerine savaş açanlar, milletin tercihini yok sayanlar, milleti varsaydıkları bir karanlıktan aydınlığa çıkarmak için “mücadele” ederken mücadele zeminlerini tanımıyorlar. Şair “iyi ki bilmiyor kalabalıklar” diyor ya ,iyi ki bilmiyor kurtarıcılar diyorum ben de.Milli şifreyi çözemedikleri ve bilmedikleri için hep Havanda su dövüyorlar.Varsayılan bir teori zemininde kurtarıcılığa soyunanlar teşhiste de tedavide de hastalıklı bir yaklaşım sergiliyorlar.İrtica ve karanlık güçler aldatmacalarıyla ürettikleri politika ve ithal izmlerini  anne babalarına bile kabul ettirememenin sancısıyla bir düşünce sefaleti içerisindeler.

Bu millet kendi ne kadar serazat ve laubali yaşarsa yaşasın idarecisini inançlı görmek ister. Hiçbir etik, hiçbir felsefe, hiçbir anlayış bu milletin nezdinde İslami değerlerden ileri tutulmaz tutulmamıştır.Millet kendi içsesini en aldatmacalı ve zorba dönemlerde bile bulmuş ve bu sesin yanında yer almıştır.zaman zaman seçtiği sesler Asyanın münafık siyasetçileri olsa da var olandan kendine en uygununu seçtiğini söyleyebiliriz.Cumhuriyetin ilk yıllarından beri bu böyle olagelmiştir.Türkiye ‘de İslami yöneliş ne partilerle ne

İlahiyat ve imam hatiplerle başlamıştır. “Allahaısmarladık “ dışında devlet adamının Allah lafzını ağzına almadığı, “elif ,lam , mim gibi ayetlerin anlamı yoksa birer sıfır koyar geçersiniz” dendiği dönemlerde başlamıştır.Devletin dine düşman dinsizliğe taraf olduğu zamanlarda ,ezanın Türkçe okunduğu,camilere sandalye konulduğu meşum zamanlarda.Bizim kanepe koltuklarda hakkıyla sahip çıkamadığımız bu yönelişin kelle koltukta sahiplenildiği zamanlarda.Millet her zaman içsesini,varlık sebebini bulmuş ve onun düşmanlarını tanımada eşsiz bir feraset sahibi olduğunu kanıtlamıştır.

Adnan Menderes,Turgut Özal gönüllerde taht kurmuşsa bu şahısların aydınlar tarafından anlaşılmadığı ilk zamanlarında bile millet bu kimseleri tanımış,bilmiştir.Hem inancını muhafaza etmeyi hem de cemiyeti ifsat edenlerin fesadını kavgasız ,gürültüsüz engellemeyi bilmiştir.Bu millet kadar iç ve dış bozgunculara karşı mukavemetler oluşturan başka bir millet görülmemiştir. Yok yoksul bırakılsa da  her sokak başına bir cami diken cömertliğini, kendi değerlerine sahip siyasi ve fikri teşekkülleri destekleme ferasetini kaybetmemiştir.Maruz kaldığı her baskıdan sonra daha güçlü bir dalgayı taşımasını bilmiştir.BU KEYFİYETİ MİLLET KAYBETMEDİKTEN SONRA  NE YAPARLARSA YAPSINLAR SONUÇ ALAMAYACAKLAR.

Ruhun da bir hafızası var ve bu hafıza hep muhafaza edilmiştir.Aydın kimselerin atladığı ayrıntıları bile atlamayan bir milletimiz var.Tahribat ve saldırı ne kadar güçlü olursa olsun, bu millet bir ramazanda bir kurbanda  bir ezan sesinde bir hacı uğurlamasında içsesini keşfeder ve yeni mukavemetler oluşturur.Kurumların,Derneklerin,vakıfların mayasını oluşturan bu milli feraset yerinde oldukça açılan yada kapanan teşekküller özde bir yenilgi oluşturmaz.Onlar kazanmıyor biz kaybetmiyoruz.Faşizan laikliğin öfkesini kurumlara yöneltmesine millet için için gülüyordur.Nefes aldıran tüm çıkışlar bu “bitti artık” kesinliğinden sonra ortaya çıkmıştır.

Türkiye’de fen edebiyat fakülteleri kurulurken  bilimsel anlayışla yetişenlerin dini inkar edeceği beklentisiyle kurulmuştur aslında.Şimdi buralarda milli ve İslami değerlerine sahip, çağcıl değerlerden beslenen,geleceği; bilim saplantılı laik faşizanlardan daha doğru kurgulayan bir nesil yetişmektedir. Siyasette, ticarette, eğitimde laik faşizanların yetişemeyeceği bir kalitede insanlar yetişmiştir. Laik ,müphem anlamsız moral değerlerle yetişenler annelerini öldürecek ve ABD ordusun da paralı asker olacak kadar düşüş sergilerken milli ve İslami değerlerle yetişenler bu ülkenin medarı iftiharı olmaya devem ediyorlar.Benim annemin türbeye çaput bağlayan ilkelliğini,Anıtkabire gidip başörtülü kızları şikayet eden profesörün bilimselliğine tercih ediyorum.Tüyü bitmedik yetimin hakkına tecavüz olan ne kadar soygun ,vurgun ,talan varsa altından laik faşizanların yetiştirdiği kimseler çıkmaktadır.İslami ve milli değerlerle milletinin ruh köküne bağlı olanlar hem çağı anlamakta ,hem birlikte yaşama çabası bakımından daha insani bir keyfiyet taşımaktadır ki,TÜRKİYENİN YEGANE ŞANSI BATI YA ÖYKÜNEN RUH KÖKÜNE YABANCI AYDINLAR VE ONLARI BENİMSEYEN İLKEL LAİK KİTLE DEĞİL MÜSLÜMAN TÜRKLERDİR.

    MİLLET YERİNDE KALSIN KORKUYA GEREK YOK!

    İÇSESİMİZİN SİYASİ YAPISI MENDERSLE BİTTİ Mİ? HAYIR

    FEN EDEBİYAT FAKÜLTALERİ İNAÇSIZLIĞA ZEMİN OLDU MU? HAYIR

    TÜRKÇE İBADET SAFSATALARI MİLLET NEZDİNDE KABUL GÖRDÜ MÜ? HAYIR

    BAŞÖRTÜLÜ KIZLAR TABUSAL ALANDAN KOVULMAKLA PES ETTİ Mİ? HAYIR

    BEDİÜZZAMAN, SÜLEYMAN HİLMİ, NECİP FAZIL UNUTULDU MU? HAYIR

    REFAH PARTİSİ KAPATILMAKLA SONUÇ ALINDI MI? HAYIR

    PİYONLARLA TARİKATLAR ÜZERİNDE OLUŞTURULAN ŞÜPHELER KABUL GÖRDÜ MÜ? HAYIR

    TÜRK İSLAM DEĞERLERİNE SAHİP KİŞİ VE KURUMLAR SOKAĞA DÖKÜLDÜ MÜ? HAYIR

Yarın elbet bizim elbet bizimdir!



Bu yazı 660 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Aralık 2014 Öğretmenin Eğitime Katkısı
    • 1 Mayıs 2010 Türkülerimiz ve Acılarımız Bağlamında Biz
    • 4 Nisan 2010 Üşüyen Değil Davası Olan MUHSİN BAŞKAN
    • 26 Mart 2010 İlahiyatçı Bilgeliğin Dayanılmaz Hafifliği: BAYRAKTAR BAYRAKLI Örneği
    • 15 Aralık 2008 O Ayakkabılardan Öpüyorum Kardeşim
    • 22 Eylül 2008 Ulusalcı Paranoya ya da Vatan Satma Töhmeti
    • 15 Eylül 2008 Hazreti Ali Atatürk Olarak Dönmüş(!)
    • 8 Eylül 2008 Oruç Bizi Nasıl Tutar?
    • 4 Eylül 2008 Yeni Müsteşriklerimiz:Ateist Bilgelerimiz
    • 27 Ağustos 2008 Farklılık mı Aykırılık mı?
    • 26 Haziran 2008 Avrupalı Turistler Niçin “Kırolarla” Evleniyor?
    • 15 Haziran 2008 Bir Zulüm Tapınağı: Banka
    • 5 Haziran 2008 Başörtülü Kızlar Bağlamında Aşk ve Evlilik
    • 25 Mayıs 2008 Eğri Duruşun Doğrucu Davutları: Yaşar Nuri ve Ahmet Hakan
    • 14 Mayıs 2008 SÜKÛTUN SESİ YA DA ÂKİF’İN RESMİ
    • 11 Mayıs 2008 Çağdaşlığın Dayanılmaz Örtüsü
    • 4 Mayıs 2008 Zamane Hokkabazı
    • 27 Nisan 2008 İsmet İnönü’nün Pul Davası Bağlamında Siyasi Kekemelik
    • 24 Nisan 2008 Ukayl bin Ebu Talip Resminden Bugüne Bakış
    • 19 Nisan 2008 23 Nisan Çocuk Bayramı İçin Laik Faşizan Çocuk Aranıyor!

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,640 µs