En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
12 Şubat 2014

İslamcıların iktidar Savaşı



Tarih boyunca iktidarı, gücü, serveti ele geçirmek isteyenler Din’i; halk kitlelerini susutrumak sindirmek biat ettirmekte istismarcı görenler ve kullananlar olmuştur.
 
Oysa Din’ler  ahlakı, eşitliği, adaleti, paylaşımı, yardımlaşmayı, hoşgörüyü esas alır.
 
Zaman içinde istismarcılar; kutsal kitap yerine onu temsil edenlerin görüş ve düşünce ve yaşamlarını esas alırlar.
 
Her din mensuplarında olduğu gibi Müslümanlar da; bölündükçe bölündüler.
Sonra peygamber sonrası liderlikte ayrıştılar.
Sonra kabilecilikte haşimi, kureyş olarak tekrar ayrıştılar.
Sonra Muaviye ve Ali taraftarı diye ayrıştılar
Sonra harici selefi diye ayrıştılar.
Sonra liderliğin saltanat yoluyla intikali konusunda ayrıştılar.
Sonra İtikadda Maturidi ve Eşari diye ayrıştılar.
Sonra ayrışmalara rahmet dediler, dedikçe ayrıştılar.
Sonra Sunni ve şia diye ayrıştılar.
Sonra sunniler Hanifi, Şafi, Maliki, Hanbeli mezhepleri diye ayrıştılar.
Sonra Şialar Caferi, imamiye, Zeydiye diye ayrıştılar.
Sonra radikal, fundamentalist, mezhepsiz, dinlerarası diyalogcu olarak ayrıştılar.
Sonra ılımlı ılımsız diye ayrıştılar.
Sonra Haçlılarla birlik olup olmada ayrıştılar
Sonra bağımsızlığı savunmada veya mandacılığı savunmada ayrıştılar
Sonra sömürgeleşmeyi savunmakta veya karşı çıkmakta ayrıştılar.
Sonra ramazana başlamada bayram günlerinde ayrıştılar.
Sonra günahların ne olduğunda ayrıştılar.
Sonra kılık kıyafette ayrıştılar.
Sonra Kur’an mı, hadisler mi esas alınmalı konusunda ayrıştılar.
Sonra hangi hadise göre hareket etmede ayrıştılar.
Sonra Kur’an Müslümanlığı ile geleneksel Müslümanlıkta ayrıştılar.
Sonra İman’ın şartlarında ayrıştılar.
Sonra İslam’ın şartlarında ayrıştılar.
Sonra İbrahim-i din de ayrıştılar.
Sonra kim cennete kim cehenneme gidecekte ayrıştılar.
Sonra reformistlikte ayrıştılar.
Sonra modernistlikte ayrıştılar.
Sonra cihatta ayrıştılar.
Sonra tarikatlerde ayrıştılar.
Birlik olmadılar, olamıyorlar. Çünkü ilahi mesajı tersyüz ettiler.
 
Türkiye İslamcılığının en büyük zaafı ve handikapı enternasyonalizm ve ümmetçilik üzerinden kendi toprağına vatanına, tarihine, milli kültürüne yabancılaşmasıdır
 
İslamcılık; modern olan ya da harici bir durum karşısında, Müslümanın tutum ve tavrını ifade eder. Bu haliyle bence, radikal, kan dökücü, yakıp yıkıcı,  vahşi, vandalist Müslümanlar kabul etseler de, etmeseler de İslamcıdırlar.
 
İslamcılık tarifi değişkendir. Herkese göre İslamcılık anlayışı vardır. Kimi modernist kimi cemaatleşme olarak algılar. Radikal İslamcı hareketlerin büyük çoğunluğu tasavvuf ve tarikat karşıtıdır, halk müslümanlığıyla ciddi mesafelidir, onları İslam’ın da İslamcılığın da uzağında görür hatta sapkın kabul eder. Bunun sebebi ölçü olarak yeni İslam yorumunu, entelektüalizmi ve modern manasıyla aktivizmi öne çıkarmış olmalarıdır.
 
Onlar kendilerinden olmayanlara karşı kin ve hırs beslemektedirler.
Onlar masum insanlara ve kendilerinden olmayanlara karşı tuzak kurmaktadırlar.
Onlar çalışan dürüst üreten insanlar için en şiddetli düşman olmaktadırlar.
Onlar bozgunculuk yapmaktadırlar.
Onlar dost, kardeş dediklerine sıkça ihanet etmektedirler.
Onlar din’i kendi nefislerine göre şekillendirdiler, anladılar, uyguluyorlar.
Onlar dünyevi güç servet için din’lerini aracı yaptılar.
 
Bu tip inançta olanlara karşı dikkatli olmak gerekir.
Samimi Müslümanların seslerini yükseltmeleri gerekir.
 
Günün sözü: Aklını kullanarak inanan insan sorgular.


Bu yazı 946 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,900 µs