En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
17 Kasım 2013

Yeni Türkiye Gerçeği



Bir kesime göre özgürlükler sağlandı, bir kesime göre özgürlükler kısıtlandı.
Bir kesime göre kalkınıyoruz,  bir kesime göre yeraltı yerüstü kaynakları yabancılara satıldı.
Bir kesime göre ülke insanları mutlu, bir kesime göre mutsuz.
Bir kesime göre vesayetçi yönetim yıkıldı, bir kesime göre yeni vesayet oluştu.
Bir kesime göre birlik ve beraberlik var, bir kesime göre bölünme var.
Kişinin bulunduğu kesime göre algı farklı, gerçekler farklı.
 
Yeni dünya düzeni; dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de; anlayışları, ilişkileri, yaşam biçimlerini, ideolojileri, din algısını değiştirirken, internet ağı ile mesafeler kalkmış, dünyanın hemen her coğrafyasındaki insanlar birbirleri ile haberleşme ağı ile içiçe geçmiştir.
 
Her insanda ve her kesim de yeni bir slogan var. Değiştim, değişiyoruz, yenileniyoruz. Gerçekten öyle mi? Yoksa insanlık tarihi boyunca insanda var olan, zaman zaman öne çıkan veya bırakılan, tekrarlanan kısır döngüye dayalı düşünce ve davranış hali mi?
 
Yeni dünya düzeni hazırlayanların belki de tahmin ettiklerinden öte değişim ve dönüşüm insanlığı sarmalıyor. İnsan ve olgular, doğal değişim ve dönüşüm yerine mutosyona uğruyor. Bu da insanlardaki istek, arz talep benzeşmesini de beraberinde getiriyor.
Kuşkusuz bu benzeşme; yeni insan tiplerini de şekillendiriyor.
 
Ortaya çıkan tipler;
Yönetici tipi, İş adamı tipi, Aydın tipi, Gazeteci tipi, Siyasetçi tipi, Hukukçu tipi, Diplomat tipi, Akademisyen tipi, Ajan tipi, Bürokrat tipi’dir.
 
Bu yeni tiplerde;
Sırnaşıklık, Yalakalık, İlkesizlik, Kuralsızlık, Tecrübesizlik, Fikirsizlik, Münafıklık, Fesatlık, İspiyonculuk, Keyfilik, Hukuk tanımazlık, İstismarcılık, Yeteneksizlik, Beceriksizlik, Açgözlülük, Adaletsizlik, Haksızlık, Abartılık, Yalancılık, Acımasızlık, Yandaşlık, Candaşlık, Yağcılık, Particilik, Döneklik, Grupçuluk, ortak özelliktir
 
Zoru yaşamak istemedin mi, kolay yoldan, çalışmadan para kazanayım, zevk sefa içinde yasayayım dedin mi, ya bir siyasi partinin, derneğin, vakfın veya yabancı ülkenin emrine girmen ve direktiflerini kabul etmen ve yapman gerekir. Ben hayır dedim. Ya siz?
 
Okul çağlarında, hep bir şey öğreneyim, bilgili olayım, yazayım, konuşayım, insanları aydınlatayım, paylaşayım, yardım edeyim diye çalışırdım. Çalışıyorum. Ya siz?
 
Ben makam, servet peşinde değil, insan gibi insan olmaya yöneldim. Ya siz?
 
Şimdi düşünüyorum da, ben zamanımı ve aklımı çok seneler, fayda getirmeyen işlere mi harcadım? Ya siz?
 
Geçen zamana bakıyorum, boşa geçmiş mi diye sorguluyorum. Ya siz?
 
Gerçek insan; akıl ve bilim odaklı düşünür, yaşar ve aydınlatır. Başkasına eğilmez. Eğilmedim. Başka insanı da ezmez. Ezmedim. İstismar etmez. Etmedim. Ya siz?
 
İnsanlık yolu; bilim, akıl ve ahlak yoludur. Bu yolda oldum. Ya siz?
Yalan söylememekle, dürüst olmakla, çalışmakla, hizmet etmekle yanlış mı yaptım?
Ayakların baş, başların ayak olduğu ortamda söylenecek söz kalmıyor.
Ama iç dünyamda mutluyum, rahatım. Ya siz?
 
Artık ikiyüzlülüğün, dönekliğin, yeteneksizliğin, sahtekarlığın, din simsarlığının, yalancılığın, talancılığın, bölücülüğün meziyet sayıldığı, yeni bir yaşam biçimi gerçeği var.
 
Ya dürüst, namuslu, ahlaklı, bilgili, adaletli, özgürlükçü, paylaşımcı insanlar ne yapacak?
 
Günün Sözü: Haksızlıklara, bana ne diyen insanın şikayet etmeye hakkı yoktur.


Bu yazı 1,025 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,568 µs