En Sıcak Konular

Aziz Dolu

Atabey
Aziz Dolu
11 Kasım 2013

10 Kasım.. Varlıkta Bir Ömür



10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerini bilmeyeniniz, görmeyeniniz; bu törenlere katılmayanınız yoktur sanırım.  Bu törenlerde “Atam, sen kalk da ben yatam” şaklabanlıklarına ve riyakârlık akan çehrelere şahit olmuş, daha onlarca davranış bozukluklarına daha doğrusu kopukluklarına katlanmak zorunda kalmışsınızdır. Biz, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk söz konusu olduğunda daha bir samimi olunmasının, daha bir bilimsel düşünülmesinin gerekliliğine inanıyoruz canlar. Meydanlarda kakiri-kikiri yapılan sözüm’ona yas törenlerinin artık bir kenara bırakılmasını, onun yerine sinema, belgesel, slayt gösterimleriyle; resim, müzik, şiir, şarkı yarışmalarıyla; toplantılarla, kitap dağıtımlarıyla Atatürk’ün anılmasını, hatırlanmasını istiyoruz. Dahası O’nun, fikirleriyle, hisleriyle, hayâlleriyle ve de düşleriyle tanınmasını… Ülküsüne sahip çıkılmasını istiyoruz vesselâm.

 

10 Kasım törenleri Atatürk’ü anma değil; Atatürk’ü ‘anlama’ törenlerine dönüşmeli, dönüştürülmelidir artık. Törenlerin içeriğinde köklü değişikliklere gidilmelidir. Büstlere çelenk koymakla, bir dakikayı bile bulmayan saygı duruşlarıyla Atatürk’ün yolundan gittiklerine inanan gafillere baktıkça aklı başında insanların yüzünde peyda olan istihza birçok şeyi anlatmaktadır. Gafillerin bu hallerini gördükçe insanın gülesi gelmektedir. El âlem uzayı parselleme yarışına çıkmışken hâl⠑izin’de olan, hâlâ yan gelip yatan; yakalarına taktıkları “Atam, izindeyiz.” sözündeki ironiyi bile anlayamayan safsalakların Atatürkçülüğünden ne olur ki? Dahası Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni halklara bölüp, milletin burnuna halka geçirmeye kalkan; olmadı, altını oymaya çalışan, hazinelerini boşaltan soysuzların, yolsuzların dahası bilmem ne idüğü belirsizlerin bile Atatürkçü oluverdiği senede bir günü biz neyleyelim ki? Bizim için 10 Kasım’ın anlamı da, gereği de hiçbir zaman bu soykalıklar olmamıştır, olmaz da. Biz, bir ilköğretim talebesi O’nu anlatan bir şiiri okurken; yıldırım, kasırga hatta güneş olmanın şuuruyla iliklerimize kadar titreriz. Atamız Bilge Kağan’ın vasiyeti olan ‘titreyip, öze dönme’ genlerimize işlemiştir zira. Bir ortaöğretim talebesi O’nun sevdiği Rumeli türkülerinden birini seslendirirken biz Selanik’i, Üsküp’ü, Mostar’ı, Nazlı Tuna’yı düşünüp elemleniriz. Bir yükseköğretim talebesinin fırçalarından doğmuş Atatürk portresinin önünde durup, ‘Selâmün aleyküm’ deriz; son nefesinde sarf’ettiği “Aleyküme selâm” sözünün yankısını duyma ümidiyle!.. Velhâsıl (kısacası) biz 10 Kasım’ları, Molla Kâsımlar gibi karşılamayız canlar. Her daim Yûnus’un peşinden gideriz evelallah.

 

“Türk birliğine inanıyorum. Onu görüyorum.” diyen Gazi Mustafa Kemal’i anlatmak için dimağlar çaresiz, kelimeler kifayetsiz kalmaktadır. Horasan’dan, Konya’ya; Konya’dan, Makedonya dağlarına kadar uzanan bir Yörük göçü dönüp dolaşmış ve Selânik’e yükünü indirmiştir. Bir altın beşiktir indirilen. Altın saçlı, mavi gözlü bir Yörük çocuğudur beşikten doğrulan. Sonrası malûm… Libya’dan, Bulgaristan’a; Çanakkale’den, Suriye’ye, Sakarya’ya uzanan destansı bir hayat… Karamanoğlu Mehmet Bey’in torunlarından mıdır bilinmez ama O’nun yolundan gittiği de bir gerçek. En umutsuz, en zor anlarda bile yılmayan; gücünü, Beydağlarındaki Yörük çadırlarından alan ‘Büyük Türk’ün önünde saygıyla eğiliyor ve ruhuna bir Fatiha göndermeden önce diyoruz ki: Sözde Atatürkçüler senede bir gün; özde Atatürkçüler varlıkta bir ömür…

Aziz Dolu Atabey

 

Atabey..

http://azizdolu.blogcu.com/

Büyük Türkiye..

http://www.facebook.com/groups/azizdolu/

 

 



Bu yazı 526 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Temmuz 2017 Ömer Halisdemir
    • 5 Temmuz 2017 Musul; Nureddin Zengi'nin Yadig
    • 23 Mayıs 2017 Ra, Rab, Tanrı ve Türkler
    • 7 Mart 2017 Türkiyeyi Ve Dünyayı Anlamak
    • 14 Ocak 2017 Rainadan, Radikalizme
    • 1 Ocak 2017 İslam, İslamcılar ve Anarşizm
    • 22 Aralık 2016 Kurt Ulur, Vatan Kurtulur
    • 7 Aralık 2016 Şangay Bilmem Ne Kaçlısı
    • 20 Kasım 2016 Başkanlık Tartışmaları
    • 20 Kasım 2016 Fıratın İki Yakasını Bir Araya Getirmek
    • 7 Ekim 2016 Bir Meşrep Olarak Alevilik
    • 22 Eylül 2016 Piruz Dilenci; Güney Azerbaycanın Özgürlük Ateşini Harlayan Adam
    • 11 Eylül 2016 Bu da oldu; Atatürkün resmine sansür
    • 31 Ağustos 2016 Yüksekova İl Olmalı
    • 18 Ağustos 2016 Yapılandırma Ayarlarına Dönüş
    • 8 Temmuz 2016 Atatürk Türkiyesinden, Humeyninin İranına
    • 2 Temmuz 2016 Akıl ile vicdanın hasbıhali
    • 2 Temmuz 2016 Almanların Maskarası, Çerkezlerin Yüzkarası
    • 29 Mayıs 2016 Bir, Üç, Beş
    • 23 Mayıs 2016 Otizmliler, ille de AKP diyormuş

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,901 µs