En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
10 Mart 2013

Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı



İttihat ve Terakki Partisi'nin çok meşhur üç paşası vardı: Enver Paşa, Cemal Paşa, Talat Paşa. İlk iki paşamız asker asıllıydı. Talat Paşa sivil bir posta memuruydu. Sultan Abdülhamid Han'ın devrilmesinden sonra, önce İçişleri Bakanımız oldu; sonra Başbakanlık makamına kuruldu. Cemal Paşa, hem Bahriye Nazırımız, hem de 4. Ordu Kumandanımızdı. Enver Paşamız 33 yaşında Başkumandan vekilimizdi. 
Bizi, Birinci Dünya Harbine bu üç paşamız soktu. Hepsi de vatansever insanlardı. Ama devlet tecrübeleri yoktu. Bu bakımdan 10 yıl gibi kısa bir süre içerisinde, hem koskoca imparatorluğumuzu batırdılar, hem de en az bir milyon insanımızın şehit düşmesine sebep oldular. Toprak kaybımız da çok büyük oldu. 
Bu üç paşamızın hatıraları yayımlandı. Önce Cemal Paşanın HATIRALAR'ı çıktı. Çok merak ettiğim için alıp okudum. Cemal Paşa'nın HATIRALARI, 1959 yılında Selek Yayınları arasında basıldı. Sonra, Talat Paşanın Anıları yayımlandı. (1990/İletişim yayımları) Arkasından ENVER PAŞA'NIN ANILARI 2006 yılında, İş Bankası Yayımları arasında yer aldı. Her üç paşamızı da derin bir hüzünle okudum. Suriye'deki son karışıklıklar dolayısiyle Cemal Paşa'nın HATIRALAR'ını yeniden elime aldım. Cemal Paşa, hatıratında Mekke Emiri Şerif Hüseyin'e ateş püskürüyor. Onu ve oğullarını çok ağır kelimelerle lânetliyor. Şu cümleleri paşanın HATIRALAR'ından alıyorum: "Şerif Hüseyin ile evlatlarına lânetler etmekten nefsimi menedemiyorum. Çok âdi ve alçak Şerif Hüseyin ve evlatları, sancaklar altında devletimize ve halifemize bağlı kalacaklarına dair yemin ederek benden altınlar aldılar. Sonra İngilizlerden ve Fransızlardan da altınlar alarak onlarla birleştiler. 1916 Haziranının 2. günü Şerif Hüseyin'in ihtilali karşısında kaldım. Bu ihtilâl, Kanal seferine esaslı bir darbe indirmiştir. İslâm âlemine en affolunmaz darbeyi indirmiş olan Şerif Hüseyin'in, haincesine isyanı olmasa idi, ben, İngilizleri fiilen Mısır'dan kovamasaydım bile, Filistin ve Suriye içerisine bir adım atmalarına izin vermez ve yüz binlerce İngiliz askerini, Mısır'da bağlamaya muvaffak olurdum!" 
Cemal Paşa, Şerif Hüseyin'in kasasına kaç bin altın koydu? Bu miktarın 40-50 bin civarında olduğunu tahmin ediyorum. Şerif Hüseyin, bir bu kadar altını da İngilizlerden ve Fransızlardan alarak Osmanlıya ve İslamiyete ihanet etti. Emrindeki kuvvetler askerimizi arkadan vurdu. Biz Suriye'den, Irak'tan, Ürdün'den Mısır'dan çekilmek mecburiyetinde kaldık. O topraklar, İngiliz ve Fransız devletinin sömürgesi oldular. Ama Şerif Hüseyin, umduğunu bulamadı. Yurdunu terk etmek mecburiyetinde kaldı. Oğulları, türlü suikastlarla hayatlarını kaybettiler. Şerif Hüseyin, bir gün hıçkırıklara boğularak oğluna der ki: "Başımıza gelen bu belâlar, hep Osmanlı'ya ettiğimiz ihanet yüzündendir!" 
Geçenlerde Ankara'ya gelen, Anıtkabirde Atatürk'ün manevi huzurunda gözyaşı döken, Ürdün Kralı Abdullah, Şerif Hüseyin'in torunlarındandır. Öyle sanıyorum ki o da, dedesinin vicdan azabı içinde olduğu için, ağlayacak kadar duygulanmıştır. Şimdi bizim yeni bir "Şerif Hüseyin"imiz daha var! Onun Apo olduğunu söylememe gerek yok. Merak ettiğim husus şu: Acaba Apo, milletimize ve devletimize yaptığı büyük ihanetin pişmanlığını ne zaman duyacaktır?.. 


Kaynak: http://www.tg.com.tr/makaledetay.aspx?ID=567219#.UTxeqtbxqCk


Bu yazı 722 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,991 µs