En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
18 Şubat 2013

Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur



Kemâlizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur -1-

Atatürk üzerine yazılan kitaplardan sadece doksan tanesini okuyabildim. Elimin altında on kitap daha var. Onları da okuduktan sonra, yeni bir kitaba uzanmayacağım. Artık yeter diyeceğim. Şimdi okuduklarıma dayanarak söylüyorum: Millî Mücadelemizin kayıtsız-şartsız lideri o'dur. Eğer Atatürk olmasaydı, bugünkü Türkiye, 780 bin km2 olmazdı. Doğu ve Batı emperyalizminin elinde, yamalı bohçaya dönerdik. Türkçe, bize büyük çapta unutturulurdu. Devletimizin isminde Türk kelimesi bulunmazdı. Camilerimiz boynu bükük kalırdı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'muzun büyük bir bölümünde Ermenistan bayrakları dalgalanırdı. Uzağa gitmeye gerek yok. Millî Mücadele yıllarımızın önemli kahramanlarından biri olan Rauf Orbay diyor ki: "Biz olmasaydık, Mustafa Kemal bu işi başarırdı. Ama o olmasaydı, biz bu işi yapamazdık." O Rauf Orbay ki, Atatürk'ün çok yakın arkadaşlarından olmasına rağmen, zamanla araları açılmış ve İzmir Suikastı yüzünden -dokunulamazlığı kaldırılmadan- Atatürk'ün emriyle İstiklâl Mahkemesine verilmişti. İdamla yargılanmak istenmişti. Avrupa'da olduğu için duruşmalara katılmamıştı... 
Atatürk, elbette dehâ derecesinde akıllı bir devlet adamıdır. Doğru, doğru, doğru! Peki Atatürk'ün yanlışları olmadı mı? Elbette oldu. Çünkü Atatürk de bir insandı. Atalarımız boşuna mı; "beşer, şaşar!" demişler? Ama Türkiye'de Atatürk'ün yanlışları ortaya konulamıyor. Önce bilmeliyiz ki, Atatürk devri Türkiye'sinde bir muhalefet partisi yoktur. Muhalefetsiz cumhuriyet rejimi olur mu? Kurulan iki muhalefet partisine, Atatürk'ün partisi, ancak üçer ay tahammül edebilmişti. Tenkitsiz demokrasi, tenkitsiz ilim olmaz. Ama Türkiye'de Atatürk, katiyyen tenkid edilemez. Bizde, Atatürk'ü tenkit etmenin ismi: Atatürk düşmanlığıdır. Bu, yobazca bir suçlamadır. Şahsen ben, bir kimsenin ciddi ölçüler içinde Atatürk'ü iki saat tenkit etmesini dikkatle ve zevkle dinlerim. Ama o'na bir dakika olsun hakaret edilmesine, sövülmesine, tahammül edemem... Mesela Atatürk'ün ömrü boyunca, üç ayrı Türkçe anlayışı oldu. Bunlardan ikisi, ummanları dolduracak kadar yanlıştı. Nitekim birinden bizzat kendisi, ötekisinden -Güneş Dil Nazariyesi- İsmet İnönü vazgeçti. Atatürk'ün "Türkçeleşen Türkçedir" inanışı doğrudur. Atatürk musiki ve din konusunda da yanlış adımlar attı. Bunları söylemeyelim mi, yazmayalım mı? Kendisi, Çankaya'daki bütün sazlı-sözlü-içkili toplantılarda bizim türkülerimizi, şarkılarımızı söyledi. Bizim oyunlarımızı oynadı. Ama bizim musikimizi devlet radyolarımızdan üç yıl yasakladı. O dayatma sökmedi. Musikide inkılap olmaz diyerek vazgeçti. Kimse bana Atatürk'ün Ku'ranı Türkçeye çevirtmek için emir verdiğini, Balıkesir camiinde minbere çıkarak hutbe okuduğunu, TBMM'yi bir cuma günü, Hacı Bayram Camii'nden başlayarak, tekbirlerle, salatlarla açtığını, sevgili peygamberimizi öven beyanlarda bulunduğunu söylemesin. Bunların hepsi doğru bunları biliyorum. Atatürk derecesinde çok akıllı bir insan, şartlar olgunlaşmadan, iktidarın bütün güçlerini eline geçirmeden Türkiye gibi Müslüman bir ülkede, kalkıp da dinin aleyhinde konuşamazdı-konuşmadı. Konuşursa kendi bindiği dalı kesmiş olurdu. Nitekim Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadelenin hiçbir devresinde Sultan Vahdettin'in ve Halifenin aleyhinde de tek cümle söylemedi. Aksine gittiği her yerde "Padişah efendimizi ve Halifemizi düşman esaretinden kurtarmak için çalıştığını" söyledi. Duruma hakim olunca, Padişahı da Halifeyi de tanımadığını bütün dünyaya ilân etti. 
Türkiye'mizin en değerli sosyologlarından Prof. Dr. Orhan Türkdoğan diyor ki: "Kemalist düşünce sisteminde, millet yapısında dinin yeri yoktur!" Türkdoğan bu kanaate, Atatürk'ün bizzat yazdırdığı, 40 bin adet bastırarak okullarımızda okuttuğu MEDENİ BİLGİLER kitabına dayanarak, 4 ciltlik tarih ders kitaplarını okuyarak söylüyor. Ben de aynı kanaatteyim. Kemalist zihniyetin millet anlayışında din yoktur. Vardır diye öfkelenenler çok satıhta kalanlardır. [1]

Kemâlizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur -2-

Kemalistler veya KAMALİSTLER, millet yaşayışımızda ve anlayışımızda İslâmiyeti yavaş yavaş silebilmek veya onu hafife almak için önce Amentüden işe başladılar. İslâmın Amentüsünde, imanın 6 şartı mı açıklanıyor; onlar da 1928 yılında, Hakimiyet-i Milliye Matbaasında bastırıp dağıttıkları Türk'ün Amentüsü'nde, seslerini şöyle yükselttiler: "Kahramanlığın örneği olan ve vatanın istiklalini yoktan var eden Mustafa Kemal'e o'nun cengaver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahit analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına iman ederim. İyilikle fenalığın insanlardan geldiğine, Gâzi'nin Allahın en sevgili kulu olduğuna, kalbimin bütün hulusuyla (samimiyetiyle) şahadet eylerim." 
Türk'ün yeni Amentüsünden sonra, sıra Kur'ana ve Hz. Muhammed'e geldi. 1931 yılında, İstanbul'da Devlet Matbaasında 4 ciltlik yeni bir tarih kitabı basıldı ve bu tarih kitabı, 1931 yılından 1950 yılına kadar bütün liselerimizde okutuldu. Bu 4 ciltlik tarih kitabını hazırlayanların %90'ı CHP milletvekilleriydi. Yalnızca biri Cumhurbaşkanı Genel Sekreteriydi, ikincisi, Atatürk Lâtife Hanımdan boşandıktan sonra Çankaya Köşkü'nün yeni sakini, bir taşbebek kadar güzel Afet Hanım, diğer ikisi de albay idi. CHP milletvekilleri şunlardı: (Bu kişiler, aynı zamanda Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti üyeleriydiler) Çanakkale Mebusu: Samih Rıfat Bey, İstanbul Mebusu Prof. Dr. Akçuraoğlu Yusuf Bey, Aydın Mebusu Dr. Reşit Galib Bey, Balıkesir Mebusu Hasan Cemil Bey, Balıkesir Mebusu İsmail Hakkı Bey, Kocaeli Mebusu Reşit Saffet Bey, Şarkikarahisar Mebusu Prof. Dr. Sadri Maksudi Bey, Sivas Mebusu Prof. Dr. Şemsettin Günaltay Bey, Eskişehir Mebusu Prof. Dr. Yusuf Ziya Bey... 4 ciltlik tarih kitabının 2. cildi İSLÂMİYET üzerineydi. Peki bu CHP milletvekilleri, Hazreti Muhammed ve Kur'an için ne diyorlar dı? Diyorlardı ki: "Muhammet, 40 yaşına geldiği zaman, vatandaşlarını, kendinin bulduğu ve doğru olduğuna inandığı yeni bir dine dâvete başladı. Bu dine İslâm denilmiştir." (Syf. 89) "Muhammet'in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba KUR'AN denir. O, Arapların, ahlâk ve âdetlerinin pek fena ve pek iptidai ve ıslaha muhtaç olduğuna inanmış, bunları ıslah için tenha yerlere çekilerek senelerce düşünmüş ve yıllarca tefekkürden sonra kendisine vahiy ve ilhâm fikri doğmuştur." (Syf.90) 
SORUYORUM: Siz de böyle mi düşünüyorsunuz? Kur'an, Hazreti Muhammed'in mi eseridir? Siz de Allah'ı, Cebrail'i, vahyi inkâr mı ediyorsunuz? Etmiyorsanız öfkeniz neden? 
Atatürk ve Afet Hanım, 1931 yılında, Çankaya Köşkünde Yurttaşlık Bilgisi isimli bir kitap hazırladılar. Daha doğrusu Atatürk'ün söylediklerini Afet Hanım kaleme aldı. Kitap bittikten sonra Atatürk, Başvekil İsmet İnönü'ye bir mektup yazarak bu kitabın hem bütün okul öğrencilerine, hem de bütün vatandaşlarımıza okutulmasını önemle rica etti. Bu kitabın 12. sayfasında, millet bölümünde deniliyor ki: "Din birliğinin de, bir millet teşkilinde müessir olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda, bunun aksini görmekteyiz. Türkler, İslâm dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Bu dini kabul ettikten sonra bu din bilâkis Türk milletinin millî bağlarını gevşetti. Millî hislerini, Millî heyecanlarını uyuşturdu. Bu pek tabii idi..." 
SORU: Siz de böyle mi düşünüyorsunuz? Türk milletinin millî hisleri, millî heyecanları İslâmiyet yüzünden gevşediği ve uyuştuğu için mi soyumuz dünyanın en muhteşem devletlerinden birini kurdu. Onu 23 milyon 337 bin 600 km2 üzerine yaydı. 624 yıl yaşattı ve tam 322 yıl, dünyada lider devlet olarak hükümran oldu? Dünyanın neresinde, millî hisleri uyuşan bir millet böyle zaferler kazandı? CHP Edirne saylavı (milletvekili) Şeref Aykut, milletimizin o tarih kitapları ve yurttaşlık kitapları sayesinde, İslâmiyetten ayrılmaya başladığına inandı. 1936 yılında, İstanbul'da KAMALİZM isimli bir kitap bastırdı. Bu kitabın daha ilk sayfasında KAMALİZM'in yeni bir din olduğunu ileri sürdü: "Kamalizm, yalnız yaşamak dinini aşılayan ve bütün prensiplerini ekonomik temeller üzerine kuran bir dindir!" diyordu ve CHP'nin 6 okunu, Kamalizm Dininin 6 görüşü, inancı, imanı olarak açıklıyordu. 
SORU: Siz de Kamalizmi veya Kemalizmi yeni bir din olarak mı kabul ediyorsunuz. Cevabınız evet ise alın ve hayrını görün. "Sizin dininiz size, bizimki bize. Bu millet sizin taptıklarınıza tapmaz. Siz de bu milletin taptığına tapmazsınız.[2] 


Kaynak:
[1] http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=565146#.UStfgaLxqCk
[2] http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?ID=565266#.UStf0KLxqCk


Bu yazı 547 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,417 µs