En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
22 Ağustos 2012

Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?



Bir sabah internette "Bayram sabahları demli bir çay, su böreği, şeker isteyen çocuklar, bir telaş bir koşturmaca. Köprü hep kalabalık, bayram programları, kolonya ikramları, bayram harçlıkları, ev gezmeleri, kısa hâl hatır sormalar, el öpenlerin çok olsunlar ve daha bir dolu küçük ayrıntı. Hayatın üzerindeki 'pause' düğmesine dokunun... Kısa bir süre için hayatı durdurun. Mutlu bayramlar" şeklinde başlayan hazır bir bayram mesajına rastladım. İnsanları düşünmekten uzaklaştıran, kalıplaşmış bu hazır mesajların samimiyetini hep şüpheli bulurum ama bu mesajda farklı bir şey dikkatimi çekti. "Pause" düğmesine dokunma tavsiyesiydi beni düşündüren.

 

Aslında dün olduğu gibi bugün de Müslümanların basmaları gereken düğme "pause" değil, "reset" olmalı. Yeni bir başlangıç yapmalı Müslümanlar. Eski hatalar, pişmanlıklar bir yana bırakılmalı. Artık kardeş olduğunu  hatırlamalı, Allah'ın ipine hep birlikte sarılmalı; birlik olmalı.

 

Huzur içinde bir Ramazan yaşadık. Rahatça ibadetlerimizi yerine getirdik. Peki vicdanımız rahat mı? Bir yanımız hep hastaydı ama biz neden hissetmedik? Bugün Arakan'da, dün Patani'de, Somali'de yaşanan ve yarın bilemem hangi ülke Müslümanlarının yaşayacağı acıları yüreklerimizde hissetmemiz gerekmiyor muydu? Müslümanlar tek bir vücut gibi değil miydi?

 

Peygamber(asm)'ın sünnetini bile belli kalıplara hapsettik. O'nun gibi giyindik, O'nun gibi yedik. O’nda bizim için güzel örnekler vardı; O hep Kuran’ı yaşadı, ya bizler? İnsanlığın kurtuluşuna dair bize sunduğu onlarca reçeteden hangisini uyguladık? Bir türlü şifa bulamamamızın sebeplerinden biri de bu değil mi?

 

"Kalpte iman ve haset bir arada bulunmaz" buyuruyor Peygamber(asm). İçimizde bir Müslümana karşı nokta kadar su-i zan, kin ve haset barındırıyorsak, titrememiz gerekmiyor mu? Bu kadar mı şuursuzlaştık?

 

Mehmet Akif şu mısraları ile sesleniyor bize:

 

"Hiç sıkılmaz mısınız Hazret-i Peygamberden?

 

Ki uzaklardaki bir mü'mini incitse diken,

 

Kalb-i pâkinde duyarmış o musibetten acı,

 

Sizden elbette olur rûh-u Nebi dâvacı."

 

Diğer Müslümanlar ile aramızın açılmasına ve birlik ruhumuzun zayıflamasına sebep olan kin, haset ve düşmanlık duygularını kalplerimizden söküp atmalı, yerine sevgi, tesanüd ve kardeşlik duygularını yerleştirmeli.  "Eğer mü'min iseniz Allah'tan korkup-sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resulü'ne itaat edin" (Enfal Suresi, 1) hükmü gereği dargınlıklar bitmeli.

 

Bugün artık geçmişte yaşananları unutma, Allah’ın ipine hep birlikte sarılma, zorluklara birlikte göğüs germe, saflar halinde küfre karşı durma zamanıdır. Vicdanımızı diri tutarak bir boynu çözme, aç yetimi ve sürünen yoksulu doyurma zamanıdır. ‘Sarp yokuş"u hep birlikte aşma zamanıdır. İslam Alemi Asr-ı Saadet’in Muhacir ve Ensar’ı gibi kaynaştığı, dost ve kardeş olduğunda; bütün bunlar gerçekleştiğindedir asıl bayram.

 

Bediüzzaman için İslam birliği bir bayramdır. Milyonlar “Allahu ekber” sadalarının hep bir ağızdan bütün dünyayı çınlattıkları bir muvahhidin bayramıdır. Bediüzzaman bayramımızı tebrik ediyor ve gelecekte insanlığa bayramı getirecek olanın Kur'an-ı Hâkim olduğunu müjdeliyor:

 

“Aziz, sıddık kardeşlerim; Ruh-u canımızla mübarek bayramınızı tebrik ediyoruz. İnşallah, âlem-i İslâm’ın da büyük bir bayramına yetişirsiniz. Cemahir-i müttefika-i İslâmiyenin kudsî kanun-i esasiyelerinin menbaı olan Kur’an-ı Hakîm, istikbale tam hakim olup beşeriyete tam bir bayramı getireceğine çok emâreler var." (Emirdağ Lâhikası)

 

Kur'an insanları özgür kılmak, zayıf bırakılmışların eziyet görmemesini istiyor. Müslümanların yetime ve yoksula yardım etmelerini buyuruyor. Ve birbirlerine sabrı ve merhameti tavsiye etmelerini.  Zulmü, kan dökmeyi, can yakmayı değil, merhameti emrediyor. Kur'an ahlâkının hâkimiyeti ile yeryüzündeki kan, ıstırap ve acı denizleri Nur denizine, muhabbet denizine, sevgi denizine dönüşecektir.

 

Bayram sevinç günüdür. Bizler bu sevinci yalnızca kendi kalplerimizde yaşamak yerine acı, gözyaşı, şiddet, savaş, ekonomik zorluklar ve yoksulluğun gölgesinde yaşayan, bayram sevincine hasret din kardeşlerimizin kalplerine de aynı sevinci koysak?

 

"Beni bu bayramımda ağlatmayınız, çabuk kalben tam barışınız." (Şualar, Syf: 707)

 

 

 Fuat Türker

 



Bu yazı 694 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,500 µs