En Sıcak Konular

Üzeyir Lokman Çaycı

Varoluş Üçgeni
Üzeyir Lokman Çaycı
12 Nisan 2012

Sebeplere takılanlar 1



¤ Siz bize farklı görünebilirsiniz, yalan söyleyebilirsiniz, geri planda, aldığınız görevleri ve sorumlulukları gizleyerek bizlere karşı çeşitli entrikalar çevirebilirsiniz... Yetkinizi kötüye kullanarak, ettiğiniz yeminlerin dışına çıkarak bizi aldatabilir ve bize işkence çektirebilirsiniz... İsminizi, cisminizi kamufle ederek çamur atabilir, özünüzdekileri eveleyerek geveleyerek sinsice örtebilirsiniz...  Kötülük yaptıklarınızın, canlarını acıttıklarınızın varlıkları, halleri, masumiyetleri size çarptığı anlarda ise,  ne siz, ne de sizi ödüllendirenler, karşılaştıklarınızı, yaşadıklarınızı asla okuyamayacaklar. Zulme araç olanlar, duygu ve istikbal katilleri unutmasınlar ki dünya ve onurlu insanlar sahipsiz değillerdir!
 
¤ Bugün Türkiye'den dünyaya yansıyan adaletsizlik manzaraları sadece adalet kurumlarını zedelemiyor. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, değerlerimizi aşağılıyor... 

Silivri Mahkemesi hakimlerini ve savcılarını uyarıyorum. Bir zamanlar bana iftira ettiler. İşkence gördüm. Hayatî tehlike teşhisiyle hastaneye kaldırıldım. Suçsuz günahsız hapishaneye atıldım. Bana kötülük yapanların, suçsuz yere yargılayanların, bu kötülüklere destek olanların akıbetleri sizlere örnek olsun ! Adalet olmayan yerde İslam'dan bahsedilemez. Aileleriyle birlikte mağdur ettiğiniz insanlar mutlaka manevi mertebelere ulaşmaktadırlar. Bu şekilde manen tekamül etmiş, zulme uğrayan kişilerin ahları size asla huzur vermeyecektir. Böylece sizlerin kalplerinden ihlâs da, ALLAH'la bağlantı da meleklerle olan irtibat da sökülüp atılmaktadır. Manevi sorumluluklar altında ezilmeden insan kimliğinize sahip çıkın, adaletli olun, zulme vasıta olmayın, AKP yöneticilerinin ihtiraslarına ve emperyalist ülkelerin planlarına âlet olmayın. Dininize, ordunuza, yurdunuza, meslek onurunuza, emperyalistlerin saldırganlıkları karşısında komşularınıza ve kurumunuza sahip çıkın! Unutmayın ki hayat ölmeğe değer, fakat küçülmeye değmez!

«Nalı mıha tebdil eden ALLAH!»

1976 yılında bir akşam namazını Beşiktaş Sinan Paşa Camii'nde kıldım. Namaz sonrası orada bulunanlardan iki kişi ayağa kalkarak arapça bir şeyler ifade ettiler. İmam Efendi  onların sözlerini tercüme ederek bize aktardı  :  «Değerli Müslümanlar, biz Paris'den geliyoruz. Sizinle sadece beş dakika konuşmak istiyoruz. Bizi dinlerseniz sevineceğiz.» dediler.
 
O anda bir kaç kişi ayrılmak isterlerken tekrar konuşmaya başladılar : «Biz para dilenmeye gelmedik. Eğer içinizde paraya ihtiyaçları olanlar varsa yardım da edebiliriz. Biz senemizin 9 ayında Paris'de otomobil tamircisi olarak çalışıyor, üç ayında da dünya ülkelerini geziyoruz. Dünya insanlarının geleceğini karanlık gördüğümüz için manevi olarak insanlara bir şeyler anlatmaya, maddî ve manevî  destek olmaya çalışıyoruz.  Amacımız insanları uyarmak, uyandırmak ve kendi varlıklarını irdeletmek...»
 
Hepimiz tekrar oturduk ve onları dinlemeye koyulduk. Onlardan biri :  «İnsanlar kendilerini, çocuklarını, sıkıntılarını ve ülkelerini yönetemiyorlar. Parmaklarının aralarına sigaralarını alanları, kahvehanelerde vakitlerini öldürenleri, ilimden, bilimden uzaklaşanları, ahlâk dışına çıkanları, adaletsizlik yapanları kimler yönetiyorlar?  Her geçen gün sahip çıkılacak değerlerimizin sayısı artıyor. Ucunu kaçırdığımız fırsatlar, yitirdiğimiz ömür, yaşlandırdığımız vücut, bizden uzaklaşan samimiyet, erdemlik ve vefa gibi insanî  duygulara tekrar ulaşmak oldukça güçleşti. Bu sebeple önce kendi kimliğinize, ülkenize sonra çevrenize ve değerlerinize sahip çıkın! Yakın gelecekte yani 2000 yılından sonra üzerinize gelebilecek felaketlere hazır olun... Yöneticilerinizi seçerken dikkat edin... Size en çok kötülük Müslüman'ım diyen İslâm'la ilgisi olmayan, emperyalist ülkelerle işbirliği yapan insanlardan gelecektir. Ülkenizi, değerlerinizi, geleceğinizi koruyun...» dedi. Ve her ikisi  ayağa kalkarak  : «Bizim gibi yapacağınıza söz verin ve  içinizden ne geliyorsa dua edin» dediler. Hepimiz ayağa kalktık ve ellerimizi açarak dua ettik.
Ben de içimden : «Ya Rab bana da sen Paris'i nasip et, gerçekleri göster. Oradan dünyaya sesimi duyur… Şahsıma insanlara uyarıcılık görevi ver. İnsanlara faydalı olmamı, kalplere girmemi sağla ! Nerede olursam olayım uzakları ; uzaklıkları  bana yakınlaştır.» diye dua ettim.
 
«Alma mazlumun ahını gelir aheste aheste…»
 
Orada yaptığım duanın yankıları bir sır halinde Bor'a yansırken ben oluşacak şartlara da  bilmeden hazırlık yapıyordum. Günahkârlar, hainler, gafiller, seyirciler, suskunlar da bu yönde sanki görevlendirilmişlerdi. Bu insanlar, içlerinde  barındırdıkları karanlıkların açtığı kapılardan girecekler bana sataşacaklar veya kötülük yapacaklar ve kendilerini idama götürecek suçları işleyeceklerdi. Benim masumiyetime bulaşacaklar ve bu suçlarının karşılıklarını da birer birer alacaklardı.
 
(Devam edecek)
 
 
Selam ve sevgilerimle. 
Üzeyir Lokman ÇAYCI 
Concepteur industriel - Architecte d'intérieur
İç Mimar – Endüstri Tasarımcısı
55, rue Louise Michel
78711 Mantes la Ville

FRANCE

 

 

 

 

 


Bu yazı 688 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Mart 2016 Harem Konusu
    • 12 Şubat 2016 Ordu ve siyaset
    • 16 Ocak 2016 Muhalefet partileri nasıl şekillendirildi?
    • 31 Ekim 2015 Seçimler Ve Türkiyemiz
    • 3 Eylül 2015 Tilki
    • 22 Ağustos 2015 Öfkenin Bir Ucu
    • 25 Temmuz 2015 Ah Ahmet Vefik Paşa Ah!
    • 12 Temmuz 2015 AKP'li yöneticilerin suç ve günah işleme özgürlükleri
    • 8 Aralık 2014 Geçmişteki zulüm tezgahı bu kez AKP tarafından kuruldu!
    • 12 Kasım 2014 Eğitim Sisteminin Ve Ahlakın Çürütülmesi İçin
    • 9 Ağustos 2014 Kime oy vereceğiz ?
    • 25 Haziran 2014 Atatürkçesine
    • 20 Ocak 2014 Onu susturun!
    • 20 Aralık 2013 AKP yöneticileri ve dindar gençlik SAFSATALARI
    • 2 Aralık 2013 Aynadaki Adam
    • 19 Kasım 2013 İstanbul
    • 11 Kasım 2013 Atatürk Ve Ayhan Baran
    • 20 Ekim 2013 Evet Tayyip dünya lideri!
    • 30 Ağustos 2013 İstiklali olmayanın istikbali olamaz!
    • 3 Temmuz 2013 Hıyarname

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,537 µs