En Sıcak Konular

Yakup Musa

Hakikat
Yakup Musa
1 Mart 2012

28 ŞUBAT İHTİLALİNİN ARKASINDAKİ GERÇEKLER



 

“İrtica” aldatmacasıyla inançlı insanları karalayarak 28 ŞUBAT askeri müdahalesine zemin hazırlamak üzere kurulan oyunlar yıllar sonra deşifre olmuştur.   Ergenekon soruşturmasında ifadesine başvurulan gizli tanık, bir dönemin uygulanan senaryolarını açıkladı. Yeni Şafak'taki habere göre, Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan bir gizli tanık, 28 ŞUBAT döneminde yapılan tezgahların, Fadime ŞAHİN, Müslüm GÜNDÜZ ve Ali Emire KALKANCI skandallarının perde arkasını gözler önüne serdi. Verilen habere göre olaylar şu şekilde gerçekleşmiştir:

          Refah Partisi'nin giderek oylarını artırdığını ve bunun hiçbir şekilde önüne geçilemediğini gören darbeciler, büyük şehirlerde, toplumun nabzını en iyi tutan meslek grubu olan taksicilerle görüşüp tahlil yaptılar. Taksiye binip şoförlere, Refah Partililerin yaptığı iddia edilen yolsuzlukları anlattılar. “Bunlar TÜRKİYE'yi  İRAN'a çevirecek” dediler. Gördüler ki bu iddiaları, taksiciler ciddiye almıyor. Sonra taksicilere, “Filanca tarikatın şeyhi, kadınlara kızlara tecavüz etmiş” şeklinde hayali hikayeler anlattılar. Taksiciler buna çok sinirlendi. “Vay namussuz, şerefsizler” diye tepkilerini gösterdiler.

          ABD destekli darbeciler Türk toplumunun en hassas tarafının namus, ahlaki mevzular olduğunu tespit ettiler. Hemen bu yönde senaryolar hazırlamak için çalışmalara başladılar.

          Senaryoları darbeciler adına Em.Tuğg. Veli KÜÇÜK organize ediyordu. “İhale”, Turgut Yağ Sanayi'nin sahibi Turgut BÜYÜKDAĞ'a verildi. Veli KÜÇÜK'le Turgut BÜYÜKDAĞ, bir akşam Harbiye Orduevi'nde buluşarak baş başa yemek yediler ve senaryonun ayrıntılarını konuştular.

          Senaryonun finansörü Turgut BÜYÜKDAĞ, organizatörleri, Strateji Dergisi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ümit OĞUZTAN, Sisi olarak bilinen transseksüel Seyhan SOYLU ve Polis Müdürü Ümit BAYBEK'ti. Bütün görüşmeler, BÜYÜKDAĞ'ın sahibi olduğu, Nişantaşı Akkirmanlı Sokak'taki Strateji Dergisi'nin ofisinde yapılıyordu.

         Önce işe iki tarikat şeyhi bulunarak başlandı. Birisi, sıra dışı kıyafetleriyle dikkat çeken Aczmendi Tarikatı'nın Lideri Müslüm GÜNDÜZ, diğeri de çevresinde cinci hoca olarak tanınan Ali KALKANCI idi.

         Sıra, tarikat şeyhlerine kadın bulmaya gelmişti. Ümit OĞUZTAN, Aksaray'da, sonradan Hanedan Restoran olarak değişen pavyonda çalışan Fadime ŞAHİN'i bu iş için ayarladı. ŞAHİN, iddialara göre konsomatrislik yapıyor, Sisi ve Ümit OĞUZTAN tarafından erkeklere pazarlanıyordu. Ümit OĞUZTAN ve basın danışmanı Sisi, Fadime ŞAHİN'e büyük paralar vaat ediyorlardı. Fadime ŞAHİN, hemen bir tesettür mağazasına götürüldü ve iki takım tesettür kıyafeti ve renk renk eşarplar alındı.

          Askeri müdahaleye zemin hazırlamak ve kamuoyunu yönlendirmek amacıyla birbiri ardına ortaya çıkartılan sözde skandallar, 28 ŞUBAT’çılar tarafından tek tek planlanmıştı. O günlerde TV ekranlarını uzun süre meşgul eden irtica haberlerinin başlıca konukları arasında yer alan sahte şeyh Ali KALKANCI ise bu skandal üretiminin tipik bir örneğiydi. Darbe tezgahının figüranlarından birisi olarak kamuoyuna sunulmak üzere hazırlanan Ali KALKANCI, ünlü bir işadamının kızı olan Emire ERSOY ile tanıştırıldı. Evlenmeleri için ortam hazırlandı.

          Ancak ünlü işadamı, işsiz güçsüz ve alkolik biri olarak bilinen Ali KALKANCI'ya kızını vermek istemiyordu. Kalkancı dini konularda eğitime tabi tutuldu, rolü ezberlettirildi. Sonra da hacca gönderildi. Dönüşte, KALKANCI'ya kız istemek için Emire'nin babasının kapısı çalındı. Kızını vermeye yanaşmayan babaya bu kez kendisi hakkında tutulmuş bazı dosyalar gösterildi. Baba, Sen bize yardımcı olursan biz de sana yardım ederiz, dosyaları yok ederiz. Ayrıca bu işin olmasını Peygamber efendimiz de istiyor denilerek ikna edildi.

          İktidarın büyük ortağı olan Refah Partisi'nin giderek oylarını arttırdığını gören ve gidişattan hoşnutsuz olan darbeciler, askeri müdahaleye zemin hazırlayabilmek amacıyla çalışmalara başladı. Büyük şehirlerde yapılan anketlerle halkı hangi konuların etkileyebileceğini tespit eden darbeciler hazırlanan senaryo gereği irtica geliyor yaygarasına başladı. TV kanallarına servis edilen dosyalar birer ikişer ortaya çıkarılıyordu. Tezgahın son halkası olarak Sincan'da tanklar yürütüldü ve Refahyol hükümeti çekilmek zorunda kaldı.

          Ismarlama skandal için bir pavyondan ayarlanan Fadime ŞAHİN'in, kısa sürede İslami konulara adapte edilmesi gerekiyordu. İslami kesimin önde gelen bazı isimleriyle tanıştırıldı. Bu sırada, tanıştığı isimlerden biri de Aczmendi Tarikatı'nın Lideri Müslüm GÜNDÜZ'dü. Sonra Fatih'te staja tabi tutuldu. Zaten Sultanbeyli'de yaşayan muhafazakar bir aileden geliyordu. Kısa sürede belli konularda bilgi sahibi olması sağlandı.

          Senaryo gereği skandalların patlatılması için toplumun dini duygularının yoğun yaşandığı Ramazan ayı seçilmişti. 29 ARALIK 1996 tarihinde aylardır gazete sayfaları ve televizyon ekranlarında ilginç kıyafet ve bastonlarıyla haberlere konu olan tarikatın lideri ile başka bir tarikatın çevresinde büyük saygı gören liderinin gayri meşru ilişkileri art arda toplumun gözünün önüne seriliyordu. Müslüm GÜNDÜZ, bir gazete yazarı olan arkadaşının evinde Fadime ŞAHİN'le basılıyor, ünlü işadamının güzel kızının, bir tarikat şeyhi tarafından nasıl kandırılarak tuzağa düşürüldüğü manşetlere taşınıyordu.

          Senaryoyu yazanlar, istedikleri sonucu almakta gecikmiyorlar. Bir yandan Sincan'da tanklar yürütülüyor, diğer yandan da Türk basınının etkin gazete ve televizyonları, irtica kampanyaları başlatıyor. Aylardır süren “Bırakın” baskısı, art arda patlayan skandallar sayesinde sonuç veriyor. Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin koalisyonundaki Refah Yol Hükümeti'nin Başbakanı Prof.Dr. Necmettin ERBAKAN, 18 HAZİRAN 1997 tarihinde istifa ediyor. Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL, hükümet kurma görevini, DYP Lideri Tansu ÇİLLER'e değil, ANAP Lideri Mesut YILMAZ'a veriyor.

          28 ŞUBAT 1997'de MGK, hükümetin uygulamalarını eleştiren ve irtica ile mücadele çağrısı yapan 18 maddelik bildiri yayınladı.

          Refah Partisi (RP) ve Doğruyol Partisi'nin (DYP) oluşturduğu koalisyon hükümetinin başkanı, Başbakan Necmettin ERBAKAN 18 HAZİRAN'da istifa etti.

          Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL, iki parti arasındaki protokolü dikkate almadı ve yeni hükümeti kurma görevini DYP lideri Tansu ÇİLLER yerine ANAP lideri Mesut YILMAZ'a verdi.

          12 TEMMUZ'da ANAP, DSP ve MHP koalisyonu kuruldu.

          MGK bildirisi uyarınca zorunlu temel eğitim 8 yıla çıkarıldı. İmam hatip liseleri de dahil, meslek liselerinin orta bölümleri kapatıldı. (Dönemin Başbakanı Mesut YILMAZ siyaset hayatıma malolsada İmam Hatip Liselerinin orta bölümlerini kapatacağını söylemiştir. Y.M.)

          21 MAYIS'ta RP aleyhine kapatma davası açıldı. Anayasa Mahkemesi 18 OCAK 1998'de RP'yi kapadı, ERBAKAN ve 6 kişiye 5 yıl siyaset yasağı konuldu.

          Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı olan Çevik BİR'in, yasadışı "Batı çalışma Grubu"nun kurucularından olduğu ortaya çıkarıldı. Grup, vatandaşları fişliyordu.

          25 NİSAN 1998'de Hürriyet ve Sabah gazetelerinde PKK itirafçısı Şemdin SAKIK'ın ifadelerine dayanılarak aralarında gazetecilerin de bulunduğu bir grup tanınmış kişinin "PKK destekçisi" olduğu iddiası yayınlandı. SAKIK'ın ifadesinin sahte olduğu, Genelkurmay'ca psikolojik harekat çerçevesinde sızdırıldığı ortaya çıktı.

          "Post-modern darbe" deyimini ilk kullanan Genelkurmay Genel Sekreteri Erol ÖZKASNAK, Refahyol'u nasıl düşürdüklerini şu sözlerle övünerek anlatıyordu: "Tek bir mermi atılmadı, tek bir burun kanamadı. Tıpkı NATO'nun Varşova Paktı'nı teslim alması gibi."

 

Malum 28 ŞUBAT darbesinin ve şimdiye kadar gerçekleştirilen tüm darbelerin arkasında ABD bulunmaktadır. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL, ERBAKAN’a eğer istifa ederseniz seçime gider seçimle daha da güçlenerek iktidara gelirsiniz diye konuşma yaptığı fakat istifanın ardından seçime gitmeyip hükümet kurma görevini Mesut YILMAZ’a vermesi ise son derece büyük bir oyun oynandığının kanıtıdır. Refahyol Hükümeti döneminde her bakımdan iyiye giden ekonomi ve siyaset ABD ve rantı bozulan yerli işbirlikçi kesimin işine gelmemiştir. Şimdi 28 ŞUBAT aleyhine konuşan ve yazan tüm kesimler zamanında yapılan ihtilali desteklemişlerdir. İhtilal karşıtı Fethullah hoca, ERBAKAN hocaya çekilmesi yönünde gazetesine yazılar yazdırmış, 28 ŞUBAT’a biatlarını sunmuştu. Şimdilerde ihtilal karşıtı yayın organlarında yayınlar yaptırması hiç inandırıcı değildir. Gerçek olan o zaman yapılan ihtilali bütün parti, sivil toplum kuruluşları, yazılı ve görsel basın herkes desteklemişti. Gerçekleştirilen ihtilal ile ülkemiz büyük bir ekonomik sıkıntıya girmiş, iyiye giden ekonomi ters dönmüştü. Şaşırtıcı olan o zaman ihtilal destekçileri şimdi ihtilal karşıtlığına dökülmüştür. Rüzgar gülü gibi rüzgar estiği yöne dönmektedirler. (Y.M.)

Selam, saygı ve dualarımla.

Yakup MUSA

 

01.03.2012






Bu yazı 1,630 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Ekim 2015 TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ
    • 16 Ekim 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI (3)
    • 2 Ekim 2015 TCG MUAVENET FACİASI!
    • 17 Ağustos 2015 AMERİKAN ÇOCUKLARI ÇUVALDA
    • 6 Haziran 2015 TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ
    • 24 Mayıs 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI (2)
    • 19 Mayıs 2015 KÜRECİK RADARI İSRAİL İÇİN ÇALIŞIYOR!
    • 11 Mayıs 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI
    • 26 Nisan 2015 100. YILINDA ÇANAKKALE SAVAŞLARI
    • 13 Nisan 2015 İCRA VE İFLAS KANUNUNUN KABÜLÜ
    • 1 Nisan 2015 31 MART VAK’ASI
    • 18 Mart 2015 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ
    • 4 Mart 2015 28 ŞUBAT BELGESİ
    • 31 Ocak 2015 SOYKIRIM İFTİRASI
    • 28 Aralık 2014 EHLİ KÜFÜRE BENZEMEKTEN KAÇINMAK!
    • 22 Aralık 2014 DÜNYA HABERLERİNİ CIA YAPTIRIYOR!
    • 20 Kasım 2014 TCG. MUAVENET FACİASI
    • 15 Eylül 2014 27 MAYIS VE 12 EYLÜL DARBESİ
    • 10 Haziran 2014 27 MAYIS DARBESİ VE MASONLAR
    • 1 Haziran 2014 27 MAYIS DARBESİ GERÇEKLERİ

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,903 µs