En Sıcak Konular

Nazif Okumuş
Konuk Yazar - Takvim
Nazif Okumuş
1 Ocak 1990

Paşaların kovulması



Başörtüsü konusundaki tavrından ötürü MHP'yi kınadıklarını belirten emekli askerlerin siyah çelenkli eylemi, medyada "Ülkücüler paşa kovaladı" diye yer almıştı.
Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) gibi bünyesinde emekli asker ve hariciyeci bulunan birkaç dernek mensubunun MHP Genel Merkezi önündeki gösterileri öyle hale getirilmişti ki, görmeyenler de meydan savaşı yaşandığını sanırdı! Hayatının neredeyse tamamını MHP ve ülkücülere çamur atmakta geçirip yazıp söylediklerindeki saldırgan üslupla yandaşlarından aldıkları primlerle beslenenler, "MHP ilk kez askere fiilen saldırdı" tahriklerinden de kaçınmadı.
DSP ve ANAP ile kurulan 57. Hükümet döneminde Helsinki süreci ile tekrar başlayan AB yolculuğunda MHP'nin katkısına övgü düzen numaracı Cumhuriyetçiler, liboşlar ve sermaye bekçileri, "Demek MHP ile özgürlük" diyebilecek kadar küçüldüler. AB'nin "yol haritası" diye sunduğu dönemin DSP-MHP ve ANAP'tan oluşan iktidarının ise "Ulusal Program" adıyla karşılık verip üzerinde mutabakata varıldığı özgürlüklerde zil takıp göbek atan bu dönmelere(!) şaşırmıyoruz artık!

Bir bardak suda fırtına

Ancak halktan haber saklamalarına; kendi yalan, saptırma ve iftiralarını gözardı ettirebilmek için yaptıkları numaralara inanamıyoruz. Biliyoruz; bunlar, hayatlarının hiçbir döneminde MHP'ye ilgi duymadılar. Hatta, adını bile anmaktan kaçındılar.
Ama bu kadar da olmaz ki! "Ülkücüler paşa kovaladı" veya "MHP ilk kez askere fiilen saldırdı" diye duyurdukları çelenk hadisesinin kahramanlarından TESUD Genel Başkanı, emekli general Rıza Küçükoğlu, hiçbir mensuplarının sözlü veya fiziksel saldırıya uğramadığını açıkladı. Ama iftracı sahtekarlar oralı olmadı! Hadise günü orada bulunan Paşa'nın "Yaşananlar; bizimle ve üyelerimizle değil, MHP Genel Merkez görevlileri ile Emniyet mensupları arasında gerçekleşti. Çelengimizin kaldırılması söz konusuydu" açıklamasını, gazete ve televizyonların çoğu görmezlikten geldi.
Gerçeği bilmeyenler de bir bardak suda fırtına estirme derdinde işte...



Bu yazı 482 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 14 Şubat 2008 Bölünen üniversite...
    • 13 Şubat 2008 Allah akıl versin
    • 11 Şubat 2008 Paşaların kovulması

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,078 µs