En Sıcak Konular

Umut Bulut

Umut Günlüğü
Umut Bulut
17 Ocak 2012

Baydı artık Şu Hrant muhabbeti



Kuzey Kore lideri öldü ülkelerinde milli yas ilan edildi. Ağlamayana kendini paralamayana cezalar kesilirken, biz uzaktan seyredip gülüyorduk. Bir sürü insanın ağlarkenki halleri komiğimize gidiyordu.  Oysa bizdeki durumlar da ondan farklı olmuyordu ki.
 
Alın size Bir Hrant Dink olayı güzel bir örnek. Bir Hrant türküsü tutturmuşlar ağlamayana üzülmeyene neredeyse tutup ceza kesecekler. Senelerdir kendileri ağladıkları gibi bizi de ağlatacaklar.
 
 Hrant’ı bir milli kahraman, ‘Hepimiz Ermeniyiz’i de milli slogan yapacaklar neredeyse. Karşı çıkacak guruplara da aba altından bir sürü sopalar gösteriliyor. 
 
Hayır kardeşim durun biraz Hrant öldü diye bu ülkede hiç birimiz ciğerden üzülmedik. Bu işi kullanan siyasetine sömürü malzemesi yapan bir sürü insan sonradan türemedi mi? Sadece Ermeni asıllı bir grup üzüldü o kadar…
 
 Yaşasaydı Hrant’ı günahı kadar sevmeyecek adamlar Hrant’a güzellemeler ağıtlar yakıp duruyor baydı artık bu Hrant sömürüsü… Bu Hrant muhabbeti… Temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koymaları sıkmaya başladı.
 
Birbirimize rol yapmamızın alemi yok sadece uluslararası arenada zor durumda kalmamak için bazı durumlarda bir takım çevreler ‘mış gibi’ yapıyor o kadar.
 
Suç teşkil edecek şekilde suçu ve suçluyu övmeye niyetimiz yok. Acımasız bir cinayete kurban gittiğini kabul edelim. Olmaması gereken bir cinayet asla tasvip etmeyiz edemeyiz. Ama cesedinin de ısrarla gözümüze gözümüze sokulması da bir saatten sonra rahatsız edici değil mi?
 
Cesedi üzerinden Türklere ve Türk milliyetçilerine karşı psikolojik operasyon yapılması doğru ve insani değil. Bu cinayet Türklere karşı bir baskı kurma aracına dönüşürse orada itiraz yükseltme hakkımız doğar.
 
Hrant’ı bayraklaştırıp direğini gözümüze sokmak isteyenler bilmeli ki bu ülkenin yerleşmiş kurumları ve milli refleksleri var. Biz bu oyunu bozarız…
 
Geçen hafta Kurtlar Vadisi dizisinde güzel bir replik vardı. Lale Zara Suriyeliyi kurtarmaya gitmiyor. ‘’Arkadaşımızın kendini değil hatırasını yaşatacağız’’ diyor. Türkiye’de Hrant’ı yaşatmayanlar hatırasını yaşatmaya çalışıyor. Yaşarken işe yaramayan bir gazeteciyi öldükten sonra kıymete bindirmeye çalışıyorlar. Geçin efendim geçin bu ayakları sizin etki ajanlarınız bizi kolay kolay etkileyemez…
 
Hrant’ın cesedini bir pankartın ucuna takıp diyar diyar dolaştırmak bu ülke insanının bilinçaltına kazınmış Ermeni mezalimlerini, Asala cinayetlerini, Hocalı katliamını hafızamızdan silmeye yetmez.
 
Unutmayacağız unutturmayacağız. Asıl katiller kurbanları katil olmakla suçluyor. O kadar da ucuz değil göreceksiniz millet uyanacak bütün dünya uyanacak bir sürü saçma salak iddialarınızı bir paçavra gibi yüzünüze çarpacak…
 
Ermeniler senelerdir olmayan ölülerine ağlayıp durdu. Bizim ölülerimizse hep ortada kaldı. Biz Türkler,  Karadenizli köy çocuğu gibi susturulduk konuşturulmadık çok yerde. Karadenizli çocuk arabada ağlıyor. ‘’Anne anne hem vuruyorsun hem ağlama diyorsun’’… Bize hem vuruyorlar hem sen ağlama diyorlar…
 
Bu psikolojik operasyonlar bize sökmez. Kaldı ki Hrant da bu ilkede cinayete kurban gitmiş bir sürü insandan biri.  Ermeni kanı taşıması onu, Uğur Mumcu’dan Gaffar Okkan’dan Eşref Bitlis’ten daha değerli yapmaz.
 
Bakalım o zaman her karanlık taşın altına teker teker bakalım. İşlediğiniz cinayetler yaptığınız ihanetler. Ermeni doktorların öldürdüğü masum Müslüman Türk hastalar yüzünüzü kızartacak o zaman…


Bu yazı 942 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ağustos 2016 Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
    • 4 Şubat 2015 Cübbeli Yahut Çelik Çekirdek
    • 1 Kasım 2014 Gavura gavur denmeyecek
    • 17 Nisan 2014 Karizmatik Lider Kıtlığı
    • 8 Nisan 2014 İmam Şafii Camii İçin Kitap Bağışı Talebi
    • 5 Aralık 2013 Cemaat: İtibar ve masumiyet aşınması
    • 21 Ekim 2013 F.G:Kutsal Sürgün yahut Cem Sultan Sendromu
    • 25 Mayıs 2013 “Diyanet ayıplı hadisleri ayıkladı!”
    • 12 Nisan 2013 Türk toplumunda Kürt nefreti
    • 16 Haziran 2012 Bir vicdan bayrağı: Bülent Yıldırım
    • 17 Mayıs 2012 Din ve Mehdi Tartışmalarına Mütevazı Bir Katkı
    • 7 Mayıs 2012 Tarihin Yatak Odası
    • 27 Mart 2012 Kurtlar Vadisinde neler oluyor?
    • 26 Şubat 2012 Erbakan hırsız mı?
    • 19 Şubat 2012 Genç imamlar rahatsız
    • 17 Ocak 2012 Baydı artık Şu Hrant muhabbeti
    • 15 Kasım 2011 ''Dünyanın Memesinden Din Bahanesiyle Süt Sağanlar''
    • 21 Ekim 2011 Top sakal bırakmak Firavun adetidir
    • 11 Eylül 2011 ''Erkek'' Bir Şair: Olcay Yazıcı
    • 18 Temmuz 2011 Yerleşmek/ yerlileşmek

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,507 µs