En Sıcak Konular

Yakup Musa

Hakikat
Yakup Musa
6 Aralık 2011

AKP'YE ABD TARAFINDAN VERİLEN GÖREV!



 

 

                Dikkat ettiyseniz AKP hükümeti son günlerde SURİYE olaylarının içine fazlasıyla girdi. Düne kadar komşularıyla sıfır sorun yaşamak isteyen TÜRİYE herhalde bu konuda görev alması kendisi içinde aldığı karardan kaynaklanmıyor. Okyanus ötesi batılı Hıristiyan devlet tarafından verilen görevi diğer görevlerindeki gibi yerine getirmeye çalışıyor. Yani bu girişiminde batılı kaynaklı olduğu kesin. Bu girişimin BOP ile ilişkilendirmekte olduğunu söyleyebiliriz.

 

          Büyük Kürdistan’ın kurulmasını şu nedenlere dayandırabiliriz:

 

         ERDOĞAN kendisi 35 ayrı yerde ABD menşeli BOP Projesi’nin Eş Başkanı olduğunu söylemiştir. Bu televizyondaki konuşmaları ile sabittir. İnkar edemez.

 

         ABD’nin işbirlikçisi olan TUNUS, MISIR’da başlayan ve kendi işbirlikçilerinin başında olduğu BAHREYN, YEMEN, ÜRDÜN ve Kuzey IRAK’a sıçrayan halk önlemlerine karşı üç önlem aldı. Birincisi işbirlikçisi olmayan LİBYA,  SURİYE, ve İRAN gibi ülkelerde içerisindeki yerli işbirlikçileri aracığıyla ayaklanma başlattı. Bu ayaklanmaları bastırmaya çalışan LİBYA’ya karşı FRANSA, İNGİLTERE haçlı ikilisiyle başını çektiği bir saldırıya geçti. İşbirlikçi TUNUS, MISIR, ÜRDÜN, YEMEN, BAHREYN’deki halk hareketlerini yönelimini değiştirmek için TÜRKİYE’ye BOP Projesi görevi kapsamında görev verdi. Verilen emir gereği TÜRKİYE 14 MART’ta İSTANBUL’da TÜRKİYE’nin bölge liderliği başkanlığında “Değişim Liderliği Zirvesi” düzenletti. Amaç ABD’nin Ortadoğudaki gelişmeleri kontrol altına almaktı. Bu niyeti ERDOĞAN  ve DAVUTOĞLU söyledikleriyle amaçlarını net şekilde açıkladılar:

 

         ERDOĞAN bölgede değişen dengeler karşısında TÜRKİYE’nin yeni rolünü şu şekilde anlattı; “Ortadoğudaki ve Kuzey Afrikada’ki sorunları da ancak birlikte hareket ederek, ortak çözüm önerilerini ortaklaşa uygulama planına geçirerek çözeriz. Bizler buralarda değişimi kontrol etmek değil, değişime yardımcı olmak istikamet seviyesinde yardımcı olmak, istikamet seviyesinde bulunmakla mükellefiz.” (Yeni Şafak, 16 MART 2011) Tabi bu açıklama ERDOĞAN’a kendisine verilen, önüne konulan metni okumaktan başka bir şey değildir. Kendisine verilen bir ev ödevidir.

 

         Dışişleri Bakanı DAVUTOĞLU daha açık bir tarifle; “TÜRKİYE’nin bu değişim dalgasının sürükleyici lider ülkesi olmak durumunda. Böyle bir hedefle hareket ediyor. Yoksa bütün bu etrafta, değişim dalgasının olumsuz sonuçlarından en fazla etkilenecek ülkelerden biridir. Eğer aktif bir öncülük değişim liderliğini yürütemezsek, biz bu coğrafyada bu gelişmelerde en olumsuz etkilenen ülke oluruz” demiştir.

 

         ABD’nin korkusu Ortadoğu’daki duruma kendi istediği BOP Projesi’nin dışında bir gelişme olması en korkulu rüyası, bir Siyonist İsrail politikası olan BOP’un başarıya ulaşamaması en büyük korkusu, endişesidir. Eğer yürütmüş olduğu sinsi şer politika başarıya ulaşamazsa BOP’un tehlikeye düşeceğinden, başarıya ulaşamayacağından büyük endişe etmektedir. Her ne kadar BOP Projesi ABD projesi gibi gözükse de aslında bu şer projenin mimarı katil Siyonist İsrail’in “Büyük İsrail Politikası” nın eseridir.

 

         Bu gelişmelerden endişelenen OBAMA  değişime istikamet vermek için 29 MAYIS’da “Ortadoğu Planı” nı açıkladı. Bu şer plan iki esas üzerine dayanmaktadır. WASİNGTON birinci olarak SURİYE’yi hedef almıştır. Çünkü yönetimdeki hükümet işbirlikçi değildir. Ne yazık ki ülkemizdeki sözde İslami ve işbirlikçi basın sürekli ABD tarafını tutmakta, SURİYE hükümetini Mason, Siyonist olarak, Sünni düşmanı göstermekte ısrar etmekte, halkımızı yanlış yönlendirmektedir. ABD ve AKP; kendi siyasi/politik görüşlerini destekleyen yayınları yazmaya, desteklemeye, malum İslami ve işbirlikçi görsel ve yazılı basını kendilerini böyle haber yapmaya yöneltmektedir. İkinci olarak da İSRAİL’e 1967 sınırlarını şart koşarak, bölgenin ABD karşıtlığını önlemeye çalışmaktadır. İSRAİL’i orda piyon, karakol olarak kullanmaktadır. Zaten Ortadoğu, Güney Asya’yı muharref Tevrat’da belirtilen şekilde yeniden düzenlemek isteyen, bunun gerçekleşmesi için BOP Projesi’ni planlayan, bunu gerçekleştirmeye kendi askeri ve siyasi gücü yetmeyip ABD’ye yaptırmaya kalkan Siyonist İsrail’in işine gelmektedir.

 

         AKP Hükümeti önüne konan plan gereği, SURİYELİ muhalifleri yola getirmek, ABD çizgisine çekmek için ANTALYA’da bir nevi karargah oluşturdu. ABD ve batılı Hıristiyan devletlerini gelen liberalleri, Dera aşiretlerini, Müslüman Kardeşleri ve Talabani Kürtleri aynı hedefte birleştirmeyi, ABD çizgisine, daha doğrusu BOP Projesi çizgisine çekmeye hedefleyen ANTALYA toplantılarında SURİYE’ye görünüşte ERDOĞAN modeli gibi gösterilen ABD, BOP modeli dayatılmaya çalışılıyor.

 

          29 MAYIS günü New York Times’in “TÜRKİYE Arapları Birleştirebilir mi? ” sorusuna Dışişleri Bakanı Ahmet DAVUTOĞLU “TÜRKİYE’nin sınırlarının hiçbiri doğal değil. Hemen hemen tümü yapay” yanıtını verdi! (Sabah, 30 MAYIS 2011) “Bu açıklamanın ne anlama geldiğini, TÜRKİYE’yi ne duruma düşürdüğünü halkımızın derin takdirlerine bırakıyorum.”

 

         NATO’nun hava üssü olarak İZMİR’in NATO’nun kara üssü yapılmasına yine BOP Projesi gereği ABD’ce karar verildi.

 

         Bu hazırlıkların ardından verilen ev ödevi gereği AKP tarafından eksiksiz uygulanmaya başlandı!

 

         Diğer görevlerindeki gibi ERDOĞAN, 12 HAZİRAN genel seçimlerindeki yüzde 50 zaferini kutlamak üzere yaptığı meşhur balkon konuşmasında “Seçimleri ANKARA kazandı, ŞAM kazandı” diye açıkladı. “Yani seçim başarısını bu kendisine verilen ev ödevini gerçekleştirerek kazandığını ima etti.”

 

         Birinci körfez savaşında SADDAM’ı devirmek üzere IRAK’ın kuzeyindeki Kürt grupları ayaklandırdı. Buna mukabil IRAK Hükümeti başarıyla ayaklanmaları bastırdı. Yaklaşık 450 bin mülteci TÜRKİYE sınırına yığıldı. Birleşmiş Milletler (BM) 05 NİSAN kararıyla sığınmacıların durumunu ele aldığı toplantıda 36 ncı paralelin kuzeyinde kalan Kürt bölgesini uçuşa yasak bölge ilan etti!

 

         ABD güdümündeki BM kararlarına dayanarak “Huzur Operasyonu” nu başlattı. Operasyonu gerçekleştirecek “Çekiç Güç” birlikleri, Silopi ve  İncirlik’te konuşlandırıldı. 17 NİSAN 1991’de ilk birlikler Kuzey IRAK’a girdi. TÜRKİYE 12 TEMMUZ 1991’den başlayarak, ABD’nin IRAK’ta 19 MART 2003’de yeniden saldırmasına kadar, Çekiç Güç için her altı ayda bir taviz verilerek izin çıkarıldı.

 

          IRAK’ın bölünmesi esasında ABD’nin 2003 yılındaki saldırısında değil, BM’nin uçuşa yasak bölge kararı aldığı 05 NİSAN 1991’de bölünmüştür! Gerçek olan Kürdistanı bizzat çekiç güç yeni ABD kurmuştur.

 

          Aynı olaylar yine cereyan etmekte, SURİYE’ye karşı uygulanmak istenmektedir. SURİYE, LİBYA ve İRAN’da kukla devlet kurmak, ordaki yer altı kaynaklarını, zenginliklerini sömürmek ABD’nin, katil Siyonist devletin esas amacıdır.”

 

         SURİYE’nin bölünmesi benzer bir operasyonla gerçekleştirilmesi ABD tarafından amaçlanmaktadır. Bu operasyonla ABD Kuzey IRAK’taki kukla devletin, İskenderun hattı üzerinden Akdeniz’e açılması ABD’nin sinsi planları arasında yer almaktadır.

 

         Bu plan gerçekleştirildiği takdirde, Başbakan ERDOĞAN 2004 yılında önceden tarif ettiği gibi “DİYARBAKIR’ı BOP Projesi içinde bir merkez yapma” görevi başarılmış olacak diyerek DİYARBAKIR’ı kurulacak Kürdistan’ın merkezi yapma yolunda niyeti olduğunu bizzat kendi ifadesiyle itiraf etmiştir.

 

         Sonuçta AKP üzerinden ABD bu BOP Projesi ile ve Eş başkanları desteğiyle Ortadoğu’yu ve dünyayı istediği daha doğrusu Siyonist İsrail’in istediği şekilde değiştireceği gözüküyor. İzlenen politikalar dünyayı kana, ateşe sürüklüyor. Tabi bu vahim sonucun içinde ABD’ye bu şer planın gerçekleştirilmesinde destek verenlerin payı çok büyük.

 

Selam, saygı ve dualarımla.

 

Yakup MUSA

 

06.12.2011

 



Bu yazı 839 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Ekim 2015 TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ
    • 16 Ekim 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI (3)
    • 2 Ekim 2015 TCG MUAVENET FACİASI!
    • 17 Ağustos 2015 AMERİKAN ÇOCUKLARI ÇUVALDA
    • 6 Haziran 2015 TÜRKİYE'DE BAŞKANLIK SİSTEMİ
    • 24 Mayıs 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI (2)
    • 19 Mayıs 2015 KÜRECİK RADARI İSRAİL İÇİN ÇALIŞIYOR!
    • 11 Mayıs 2015 BALYOZ DAVASI BİLİRKİŞİ RAPORLARI
    • 26 Nisan 2015 100. YILINDA ÇANAKKALE SAVAŞLARI
    • 13 Nisan 2015 İCRA VE İFLAS KANUNUNUN KABÜLÜ
    • 1 Nisan 2015 31 MART VAK’ASI
    • 18 Mart 2015 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ
    • 4 Mart 2015 28 ŞUBAT BELGESİ
    • 31 Ocak 2015 SOYKIRIM İFTİRASI
    • 28 Aralık 2014 EHLİ KÜFÜRE BENZEMEKTEN KAÇINMAK!
    • 22 Aralık 2014 DÜNYA HABERLERİNİ CIA YAPTIRIYOR!
    • 20 Kasım 2014 TCG. MUAVENET FACİASI
    • 15 Eylül 2014 27 MAYIS VE 12 EYLÜL DARBESİ
    • 10 Haziran 2014 27 MAYIS DARBESİ VE MASONLAR
    • 1 Haziran 2014 27 MAYIS DARBESİ GERÇEKLERİ

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,145 µs