En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
25 Ekim 2011

Türkün büyük çilesi



Struga Şiir Akşamlarına katılmak üzere 1977 yılında Yugoslavya’ya gittim. Önce, Üsküp’te yapılan şiir akşamına katıldım. Sonra Makedon idareciler, beni Türklerin yaşamış olduğu Kalkandelen şehrine götürdüler. Yanımda, Türkçe okuduğum şiirleri Makedonca’ya çevirerek okuyan Makedon asıllı bir tiyatro sanatçısı vardı. Çocukluğu Türk mahallesinde geçmişti. Türk asıllı arkadaşlarından Türkçemizi iyi öğrenmişti. Akşam sofrasında bana sormuştu: 
-”Biliyor musunuz demişti. Hitler, İkinci Dünya Savaşı’nda, kazanmış olduğu bu Balkan topraklarında kaç yıl kalabildi?” 
-Hitler’i sevmiyorum. Onu okumak içimden gelmedi. Bu topraklarda kaç yıl hüküm sürdüğünü bilmiyorum! diye cevap vermiştim. 
Makeden tiyatro sanatçısının verdiği cevabı, bence bütün tarih ve edebiyat kitaplarımızın başına koymalıyız: 
-”Hitler, bu Balkan topraklarında 5 yıl bile kalamadı. Halbuki Türkler, Balkan yarımadasında, tam 550 yıl hüküm sürdüler. Bu ne demektir? Bu, Türklerin bu topraklarda, son derecede âdil bir idare kurduklarına işarettir. Çünkü hiçbir idare, zulüm üzerinde, değil 550 yıl, doğru dürüst 50 yıl bile ayakta kalamaz. Türler, bu Balkan Yarımadasını fethettikten sonra her gün fazla değil, bir Yunan, bir Bulgar, bir Makedon... ailesini yok etselerdi, 550 yıl içinde buralarda Türk ve Müslüman olmayan bir tek kişi kalmazdı. Ama sizin soyunuz, bu katliamı yapacak güçte olmasına rağmen, kat’iyyen bu yola girmedi. Buralarda Türk ve Müslüman olmayanlara dokunmadı. Siz, böyle bir millete mensub olmakla, ne kadar övünseniz bu sizin hakkınızdır. Biz de bu topraklarda, Türklerle 550 yıl, birlikte yaşadığımız için üzgün değiliz!” 
Makedon asıllı tiyatro sanatçısı böyle söyledi. Ben ayrıca, belki 30 padişah fermanında gördüm. Fethettiğimiz ülkelerin Hristiyan halkına, kat’iyyen bir haksızlık yapılmaması için, Hristiyan halkın, can, mal, ibadet ve ticaret haklarının titizlikle korunması için padişahlarımız, kadıların ve beylebeyilerin dikkatini çekiyorlardı.. 
Açın, okuyun İsmail Hâmi Danişmend’in tespitlerini: 
Bizim 624 yıllık imparatorluk devrimizde, 288 sadrazamımızın sadece 88’i Türk’tür. 200 sadrazamımız Türk asıllı değildir. Cumhuriyetimizin ilanından sonra da uygulamalarda bir farklılık olmadı. Dün, Ermeniler, kendilerini kestiğimizi yok ettiğimizi iddia ediyorlardı. Peki biz, yok edeceğimiz bir kavmin mensuplarına, neden 29 sivil paşalık, 12 bakanlık, 30 civarında milletvekilliği, büyükelçilik, müsteşarlık vs. gibi vazifeler verdikti?!. 
Bugün de bazı Kürtçü milletvekilleri, Kürt halkını yok ettiğimizi ileri sürüyorlar. Ayıptır! Ayıptır! Ayıptır! İmparatorluk ve Cumhuriyet dönemlerinde 30 civarında kürt ayaklanması oldu. Devlet, nerede olursa olsun isyancıları bastırmak, yok etmek hakkına sahiptir. Dünyanın her yerinde bu böyle. Hangi ülkede, devlet isyancıların karşısına bir deste gülle gidiyor? Ağızlarını kinle, yalanla-dolanla açanlar Kürt asıllı dört cumhurbaşkanımızın, en az kırk bakanımızın, nasıl o makamlara geldiklerini de namusluca açıklamalıdırlar. Kürt kardeşlerimize en büyük ihâneti, bu solcu düzenbaz adamlar yapmaktadırlar.


Bu yazı 511 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,549 µs