En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
18 Temmuz 2011

Bu CHP mi Atatürkçü bir parti?



Atatürk, Cumhurbaşkanı olarak gittiği İngiltere’de, kendisine takdim edilen ülkenin ağır sıklet boks şampiyonu Foster Beykın’ın şımarık tavırlarından hiç hoşlanmamıştı. Beykın, bir ara küstahlaşınca, Atatürk de kendini tutamamış o ağır sıklet boks şampiyonunun yüzüne büyük bir öfkeyle bir tokat yapıştırmıştı. Yere kapaklanan Beykın ayağa kalktığında etrafındakilere demişti ki: “Çok şaşırdım. Ben boks maçlarımda bile böylesine bir yumruk yememiştim. Atatürk, müthiş bir Türk!”
Biliyorum ki bu girizgâhı okuyan bazı okuyucularım gururlanmışlardır. “Oh be! Yaşasın! Çok güzel!” demişlerdir. Halbuki yukarıdaki cümleler baştan sona yanlıştır, yalandır. Onları ben uydurdum. Öyleyse bu yalanı neden yazdım?
CHP şimdi, Nâzım Hikmet’e sahip çıkan bir parti oldu. CHP’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu meydanlarda, kalabalıklar önünde, Nâzım Hikmet’ten mısralar, beyitler okuyor. “Nâzım’ın özgürlükçü bir şair olduğunu” söylüyor. CHP’li belediyeler, şuraya-buraya Nâzım Hikmet Parkları kuruyorlar; Nâzım Hikmet heykelleri dikiyorlar. Kılıçdaroğlu’nun söyledikleri, CHP’li belediyelerin yaptıkları, benim yukarıdaki cümlelerim gibi yanlıştır, yalandır, utanç yüklü düzmecelerdir. Türkiyemize, beş paralık faydası olmayacak davranışlardır.
Ben, Nâzım Hikmet’in bütün şiirlerini, baştan sona iki defa okudum. Bundan otuz yıl önce, Türkiye’de romanları basılmıyordu. Nâzım’ın romanlarını Bulgaristan’dan getirterek elime aldım. Onun en yakın -komünist arkadaşlarının- Nâzım’la ilgili- hâtıralarını gözden geçirdim. Sonra samimiyetle inandım ki: Bizim komünistlerin iddia ettiği gibi Nâzım Hikmet, en büyük şairimiz kat’iyyen değildir; ama o, hem bizim, hem de bütün dünyanın en büyük komünistlerinden biridir. Hatta komünizme o kadar inanmış, bağlanmış, sevdalanmış biridir ki, rejimin 1991 yılında, hiçbir devletin müdahalesi olmadan, kendiliğinden gümbür gümbür yıkılıp gittiğini görseydi, kat’iyyen dayanamazdı. Ya bir kalp krizinden ölür gider veya beynine bir kurşun sıkarak, intihar ederdi. Nâzım öylesine büyük bir komünist idi.
Birtakım insanların Nâzım Hikmet sevdası, şiirden edebiyat aşkından kaynaklanmıyor. Onlar, Nâzım Hikmet’in şahsında, komünizmi Türkiyemizde yeşertmek istiyorlar. Ben, Sovyetler Birliğine on defa gidip geldim. Gördüm ki komünist sistem, yeryüzünün en geri, en vahşi idarelerinden biri.
Atatürk de komünistlerden sebükmağzlar diye bahsediyor. Sebükmağz, Farsça bir kelime. Aptal, akılsız, geri zekâlı demektir. Atatürk’ün şu ikazı da çok meşhurdur: “Şurası unutulmamalıdır ki, komünizm, Türk âleminin en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir!”
Ağızlarını hep “Atatürk diyor ki...” diye açanlar, CHP’yi; “Atatürk’ün partisi...” diye yüceltenler, Atatürk devrinde 15 yıl ağır hapse mahkûm edilen Nâzım Hikmet için heykeller dikiyorlar. Şimdi, çok ciddi bir gericilik zihniyetiyle, oyunuyla, plânıyla karşı karşıyayız. -Devamı yarın-

K.Kılıçdaroğlu “Herkesi kör, lemi sersem mi sanıyor?”

K. Kılıçdaroğlu, Nâzım Hikmet’i çok sevdiği için, meydanlarda, büyük kalabalıklara, onun şiirlerinden örnekler okuyor. Anlaşılıyor ki Kılıçdaroğlu, Nâzım’ın şiirlerini değil, fikirlerini beğeniyor. Onun içindir ki Nâzım gibi:
“Akın var akın!/Güneşi zapt edece-ğiz/Güneşin zaptı yakın!” diye kükrüyor. 1930’lu yıllarda Türkiye’de komünizmden bahsetmek yasak olduğu için, Nâzım Hikmet de sembollerle Marksizmi anlatmaya çalışıyordu. Kızıl rengiyle, güneşi komünizme benzetiyordu. Nitekim salkım söğüt şiirindeki “kızıl atlılar” da Nâzım’ın komünist yoldaşlarıydılar.
Dünkü yazımda, demiştim ki: “Nâzım Hikmet, dünyanın en büyük en inanmış komünistlerinden biridir.” Batı dünyasında da birtakım kimseler komünist olmuşlardı. Ama Sovyetler’deki uygulamaları görünce, komünizmden vazgeçmişlerdi. Nâzım Hikmet, yıllarca Moskova’da yaşamasına rağmen, komünizmden kıl tadar olsun ayrılmamıştı. Mesela:
1950 yılında, Moskova’ya kaçtığı zaman, havaalanında demişti ki: “Ben, Sovyetler Birliği’nin çocuğuyum! Stalin benim için çok önemlidir! Gözlerimin ışığıdır, fikirlerimi ona borçluyum!”
Stalin, 1953 yılında öldüğü zaman, Nâzım Hikmet, onun için yazdığı bir ağıdı Budapeşte radyosundan ağlaya ağlaya okumuştu. Ama Kuruçef devrinde hava değişti. Komünist partisi fikir ve sanat adamlarına Stalin’i kötülemeleri için emir verdi. Bu defa Nâzım Hikmet derhal bu emre uyarak Stalin’i yerden yere vuran şiirler söyledi. Stalin’in “Taştan, tunçtan, alçıdan, kağıttan, çizmeleri dibinde nasıl ezildiklerini” haykırdı. Başka türlü yapamazdı.
Nâzım’ın çok yakın komünist arkadaşlarından Zekeriya Sertel “NÂZIM HİKMET’İN SON YILLARI” isimli bir kitap yazdı. Bu kitap, Milliyet yayınları arasında çıktı (2001). Sertel, kitabında diyor ki: “... Ruslar, Nâzım’a inanmadılar. Nâzım’ı kendi adamlarına, adım adım takip ettirdiler. Nâzım Sovyetler’in dışına çıktığında da, adamlar onun arkasındaydılar. Nâzım onlardan “Benim gölgem, gölgelerim” diye bahsediyordu.”
Nâzım, Moskova’daki efendilerine bir güne bir gün ağzını açamadı. Onlara: “Beni neden takip ediyorsunuz? Yapmayın! Ayıptır! Bu bana zulümdür!” diyemedi. Çünkü o, dünyanın kayıtsız şartsız en büyük komünistlerindendi...
İstanbul’un ATAŞEHİR Belediyesi, geçenlerde bir Nâzım Hikmet parkı açtı. Oraya bir Nâzım Hikmet heykeli dikti. Kılıçdaroğlu, İstanbul’a koşarak parkın açılışını yaptı. Ataşehirliler'e dedi ki: “Nâzım Hikmet özgürlükçüydü!” Bundan daha gülünç bir iddia olamaz! Çünkü Nâzım dünyanın en büyük komünistlerinden biri olduğu için köle ruhlu bir adamdı. Komünizm ve hürriyet nasıl bir arada olabilir? Acaba Kılıçdaroğlu, 1917-1991 yılları arasında Sovyetler Birliği’nde bize bir muhalefet partisi, bir muhalif gazete gösterebilir mi? “Nâzım Hikmet özgürlükçüydü!” iddiasına kargalar bile gülerler. Bu Kılıçdaroğlu “Herkesi kör, âlemi sersemi mi sanıyor?”

 

Not: Yazarın Türkiye Gazetesi'nde yayımlanan  16-17 Temmuz 2011 tarihli yazıları burada birleştirilmiştir.



Bu yazı 635 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,443 µs