En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
16 Mayıs 2011

Türk Yurdu dergisi yüz yaşında



Altan Deliorman kardeşim bir gün bana demişti ki: “Türkiye’de çıkan yüz dergiden yetmişinin adı Türkçe değil. Bu manzara karşısında endişeleniyorum. Sanki bir sömürge devletinde yaşıyor gibiyiz!”
Aynı endişeyi ben de duyuyorum. Artık, orta halli şehirlerimizde bile, yeni iş yerleri, yabancı kelimelerle açılıyorlar. Artık, hipodromlarda koşan yarış atlarımıza bile, İngilizce, Fransızca isimler konuluyor. Daha doğru-dürüst Türkçe öğretemediğimiz çocuklarımız için, yurt dışından kırk bin İngilizce öğretmeni getirtileceğini, Milli Eğitim Bakanımız açıkladı. Halbuki Türkçe, bizim varlık sebebimizdir. Türkçesiz bir Türkiye düşünülemez. Türkiyemizde, adıyla, ruhuyla, inancıyla Türk olan dergilerin başında TÜRK YURDU bulunuyor. TÜRK YURDU dergisini, TÜRK OCAKLARI çıkarıyor. Bu dergi 2011 yılı Mayıs sayısıyla yüz yaşına basmış durumda: Türk Ocakları, başta CHP olmak üzere, çeşitli iktidarların hışmına uğramasaydı, bugün TÜRK YURDU 1.200’üncü sayısıyla elimizde olacaktı. Halbuki Türk Yurdu, yüz yıllık ömrü boyunca, ancak 646 defa okuyucularını selamlayabildi. Ciddi bir fikir ve sanat dergisinin 646 sayıya ulaşması, esasında büyük bir başarıdır. Bu dergiye yüz yıllık ömrü içinde emeği geçenleri, rahmetle ve minnetle anıyorum.
Türk Ocakları’nın ve Türk Yurdu‘nun benim üzerimdeki güzelim tesirleri, bir ebemkuşağı güzelliğindedir. Hiç abartmadan yazıyorum: Türk Ocaklarının ve Türk Yurdu dergisinin bana kazandırdıkları, Hukuk Fakültesi diplomasının bana uzattıklarından kırk defa daha fazladır. Yüksek tahsil için yol hazırlıklarımı yaparken babam beni karşısına oturtarak dedi ki: “Ankara’da Serdengeçti’yi bulacaksın. Selamlarımı söyleyeceksin. Seni Türk Ocağına götürmesini isteyeceksin. Yeni arkadaşlarını Türk Ocağı çatısı altından seçmeni istiyorum. Seni Ankara’ya, adam olman için gönderiyorum. Sakın oradan cûdam olarak dönme!” Babam, çok otoriter bir adamdı. Söylediklerini aynen yerine getirdim. Ömrümün 56 yılı Türk Ocağının ve Türk Yurdu’nun aydınlığı içinde geçti. Çok şükür! Biliyor musunuz ben, fakültenin birinci sınıfında iken, yıl boyunca Türk Yurdu dergileri sattım. Fiyatı 250 kuruştu. Dergiyi Galib Erdem ağabeyimiz çekip çeviriyordu. Ben de her sayısından, koltuğumun altına taşıyabileceğim kadarını vuruyor, Dışkapı’ya, Ziraat Fakültesine koşuyordum. Oradan Dil ve Tarih Coğrafya ve Siyasal Bilgilerle, Hukuk fakültelerine dönüyordum. Dergileri Ocak adına satıyordum.
TÜRK YURDU dergisinin her sayısı, adeta bir okul gibidir. İşte 300 sayfalık bu Mayıs sayısında da 45 yetkili kalemin çok dikkat çeken yazıları var.
Annelerimiz, babalarımız, ağabeylerimiz... Yüksek tahsil için Ankara’ya yollanan çocuklarımızı Türk Ocağına ve Türk Yurdu dergisine yönlendirmelidirler. Bunun büyük faydasını zamanla göreceklerdir.
Siz de bugüne kadar Türk Yurdu dergilerine eğilmedinizse, bana göre kayıpta sayılırsınız.

 



Bu yazı 1,059 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,367 µs