En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
6 Mayıs 2011

Freni Patlamış Kamyon



 

İmralı sakini, “Demokratik Özerklik” adını verdiği, gerçekte “Kürdistan” amacını taşıyan sözüm ona çözüm projesini ortaya attı.

Apo’nun talimatı ile bu proje çerçevesinde, Doğu ve G.Doğu’nun tamamı ile Kürt vatandaşların yoğun olarak yaşadığı İstanbul, Mersin ve Adana gibi batı şehirlerinde de “Sivil İtaatsizlik” eylemleri başlatıldı, her geçen gün giderek artıyor. Polislerin, kalabalık gruplar tarafından “linç” edilmeye başlandığını televizyonlarımızdan görüyoruz.

PKK, artık batıda eylemlere yöneldi. Karadeniz ve Akdeniz kırsalına kadar ulaşan PKK, Tokat, Samsun ve son olarak Başbakan R.T.Erdoğan’ın seçim konvoyuna Kastamonu’da saldırdı.

1 Mayıs’ta, İstanbul’da, İstanbul’un göbeğindeki Taksim Meydanı’nda Atatürk heykeline PKK bayrağı sarıldı, Atatürk’ün yüzüne Apo’nun resmi konularak hatıra fotoğrafı çektirildi.

Kısa bir süre önce Radikal Gazetesi Kürt sorunu denilen bu sorun ile ilgili bir araştırmayı yazarak, bu araştırmanın sonucunu açıkladı. Sonuç kabaca şu idi; “PKK’lı Kürtler şımarmış, artık zıvanadan çıkmışlar” idi. Basında yeterince yer bulmayan bu araştırmanın sonucunun altına, çok önce, yaklaşık üç yıl önce, yani açılımlar başlatılırken ben de imzamı atmıştım.

O günlerde de gören görebiliyordu, ama bugün artık belki de önemli bir kısmımız görebiliyoruz ki; güzel şeyler olmadı. Yokuş aşağı giden kamyonun freni patladı. Nerede duracağını kestirmek güç değil. Apo, serbest bırakılır, kurulacak Kürdistan’ın başına getirilirse, kamyon ancak o zaman durur, aksi taktirde uçurumdan inen kamyon, kırıp dökerek insanların yaşadıkları yerleşim birimlerine kadar iner.

Burada iki yol var. Bir; kamyona yön verebilirsiniz. Çok önemli ve son derece hassas bir konu olmasına rağmen neredeyse hiç tartışılmayan “Başkanlık Sistemi”, bu yön vermenin en ideal şeklidir aslında. Çünkü; Başkanlık Sistemi, aynen ABD’de olduğu gibi yerel yönetimlerin ön plana çıkartılması ve yetkilerinin artırılması demektir. Bir başka deyişle; “eyalet sistemi”dir. Yani, Apo’nun “Demokratik Özerklik” projesidir ve Apo’nun şimdilik (!) istediği tam da budur.

İkinci yol; kamyonun gidiş güzergâhının önüne kuvvetli bir set çekmenizdir ki, bu saatten sonra bu seçenek oldukça zordur, hatta imkânsızdır. Çünkü artık, el-kol çoktan kaptırılmış, fren uzaktan kumanda ile çoktan patlatılmıştır.

Gelelim son ve kaçınılmaz seçeneğe…

Türkiye referandumlar cenneti olmaya başladı bir süredir. Cumhurbaşkanı referandum ile seçildi, anayasa değişikliği referanduma götürüldü, “Başkanlık Sistemi” referanduma sunulabilir deniyor. Gelin, bu sorunun çözümünü de referanduma götürelim, halka soralım. Çünkü, tek ve nihai çözüm bu gibi görünüyor artık. Hem bunu, sadece Kürt vatandaşlara da değil, aynı zamanda Türklere de götürelim. Çünkü bugün artık; düne kadar “Vatan Bölünmez” diyen geniş halk yığınları; “Birlikte, aynı bayrak altında, aynı coğrafyada beraber ve kardeşçe yaşamak istemeyeni biz hiç istemeyiz, istemiyoruz, gitsinler o dillendirdikleri Kürt coğrafyalarına yerleşsinler, buraları da derhal terk etsinler” demeye çoktan başladılar bile.

Artık; üç köfte beş kuruşu geçmiştir, “ya herro ya merro” dönemine epey bir süredir girilmiştir ve sonuç kaçınılmazdır, işte o gün ve o sonuç; bugün olmasa bile belki yarından da yakındır.

 

 



Bu yazı 803 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,965 µs