En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
25 Nisan 2011

Doğu Anadolumuzda yeniden intihar girişimi



Türkiye tarihimizin çok zor, çok sancılı, çok kanlı günlerini yaşıyoruz. Bazı gafil ve hain kişiler Doğu Anadolumuzu Türkiyemizden koparıp ayırmak istiyorlar. Doğu Anadolumuz, Türkiye’den koparılırsa ne olur? Böyle bir parçalanma, Kürtler’e de, Türkler’e de büyük felâketler yağdırır! Evvelâ Türklerin uğrayacağı felâketler zincirini hatırlatayım: Bizim bütün enerji kaynaklarımız, yani büyük nehirlerimiz Doğumuzdadır. Zaten doğumuzdaki bütün ayaklanma sebeplerinin arkasında o zenginliğimiz var. Keban, Karakaya, Atatürk barajlarımız, petrol kuyularımız, maden ocaklarımız... Doğu Anadolumuzda. Bütün şehirlerimizi o barajlardan elde ettiğimiz elektrikle aydınlatıyoruz. Bütün sanayi tesislerimizi çalıştıran enerji, Doğu Anadolumuzdan geliyor. Türkiye, o barajları kaybettiği gün, karanlıklara gömülür. Evlerimizdeki buzdolaplarını bile çalıştıramayız. Bütün fabrikalarımız, sanayi tesislerimiz sessizliğe gömülürler. Yeniden Batı dünyasının açık pazarı hâline geliriz. 1930’lu, 1940’lı yıllarda olduğu gibi iğnemizi, ipliğimizi bile Avrupa devletlerinden almak mecburiyetinde kalırız. Bütün Batılı devletlerin, PKK hareketini desteklemelerinin en önemli sebeplerinin başında, bu gerekçe var: Türkiye’yi enerji kaynaklarından kopararak kolsuz-kanatsız bırakmak.
Doğu Anadolumuzun Türkiye’den koparılması, Kürtlerimiz için de büyük felâketler doğuracaktır. Ömürleri boyunca bir tarih kitabı okumamış, bâzı cahil Kürtçüler, devlet kurmayı, lahana turşusu kurmak gibi basit bir iş sanmaktadırlar.
Yakan, yıkan, vuran, kıran, askerimize, polisimize saldıran, Kürtçü militanların, büyük Ermeni dâvâsından hiç haberleri yoktur. Ermeni devlet adamları, bütün dünya milletlerinin önünde bağırıp durmaktadırlar: “Doğu ve Güneydoğu Anadolu, işgal edilmiş, Ermeni topraklarıdır!” demektedirler. Bizim Kürtçülerimiz katiyyen bilmemektedirler ki; Erivan Ermenileri, 55 bin kişilik Rus kuvvetleriyle birlikte, bin yıllık Azerbaycan toprağı olan Karabağ bölgesini Azerbaycan Türklerinin elinden vurup almışlardır.
Bizim Kürtçülerimiz, 1915 yılında, Ermenilerimizin, Doğu Anadolumuzda on binlerce Kürt’ü ve Türk’ü diri diri duvarlara, kapılara çaktıklarını, kuyulara, sulara gömdüklerini çoktan unutmuşlardır.
Bizim Kürtçülerimiz, İsrail devletinin Arz-ı Mev’ut dâvâsından da haberdar değillerdir. İsrail, Fırat’tan Nil’e kadar olan bütün topraklara Hz. Süleyman mührünü yeniden vuracağını bütün dünyaya ilan etmektedir. Adamlar daha ne desinler?
Bizim Kürtçülerimiz, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi‘nden de milyar kere gafildirler. Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesinde Ortadoğu’da bir Kürdistan yoktur, Ermenistan da yoktur. ABD, Ortadoğu’da sadece büyük bir İsrail devleti istemektedir.
Bizim silahlı Kürtçülerimiz, sanmaktadırlar ki, gelecekte de bir Kürt-Ermeni veya Kürt-İsrail çatışmasında başta ABD olmak üzere bütün Hristiyan devletler, Kürt’ün kara kaşına kara gözüne sahip çıkacaklardır.
Ve bizim Kürtçülerimiz katiyyen bilmemektedirler ki; namusları, şerefleri, ırzları, nikâhları, adam gibi yaşamaları... Türk devletinin, Türk ordusunun varlığına bağlıdır. Türk devleti yıkıldı mı, onlar da yok olup giderler.

 



Bu yazı 709 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,780 µs