En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
4 Nisan 2011

Karabekir Paşa’nın yakılan yasaklanan kitabı



 “İmamın Ordusu” isimli bir kitabın, savcılık tarafından yasaklanması, âdeta bir küçük kıyamet kopardı. Konu, Batılı devletlerin siyasîlerine kadar dal-budak saldı. Bana göre bu yasaklamaya en çok sevinen, kitabın yazarı Ahmet Şık olmuştur. Çünkü o, milyarlarca lira harcasaydı bile, daha basılmamış kitabının reklamını böylesine geniş bir dünyada yapamaz-yaptıramazdı...
Bizde kitap yasaklamanın, daha satışa sunulmamış bir kitabı matbaasından alıp külhanlarda yakmanın en zorba temsilcisi, CHP iktidarıdır. CHP, kahramanlarımızı bire indirmenin, en gözü pek mimarlarından biridir. CHP’ye göre, milletimizin en büyük kahramanı yalnız Atatürk’tür. Ben, Atatürk üzerine yazılan kitaplardan sadece 89 tanesini okuyabildim. Bu sayıyı yüze ulaştırdıktan sonra, artık başka bir Atatürk kitabı okumayacağım.
Millî Mücadele tarihimizin lideri, kayıtsız-şartsız Atatürk’tür, Amenna! Ama o savaşta, bizim başka kahramanlarımız da var. Milletler kahramanlarıyla yaşadıklarına göre, devletimiz onlara da, onların eserlerine de kucak açmalıdır. Ama ne kadar yazık çünkü CHP’li Atatürkçüler, bu konuda, anlatılmaz bir geri zihniyetin zorbalarıdırlar. Ağızlarını sadece Atatürk diye açmakta, Atatürk diye kapamaktadırlar.
Bana göre, Kazım Karabekir Paşa, Millî Mücadele tarihimizin büyük kahramanlarından biridir. O kadar ki, Karabekir Paşa’nın teşviki, desteği ve büyük başarıları olmasaydı, Mustafa Kemal Paşa, Atatürk payesine ulaşamazdı. Peki ama Karabekir Paşa neden yok? Ali Fuat Cebesoy Paşa, Rauf Orbay, Mareşal Fevzi Çakmak, 3. Ordu Kumandanı Salahattin Paşa, Refet Paşa, Cevat Çobanlı Paşa, Dadaylı Halid Beğ... neden yok?
Aziz devletimiz, sadece Atatürk’ün NUTUK isimli eserini basıp yayıyor. NUTUK, bugüne kadar, belki 40 defa basıldı. 140 defa daha basılsın. Ama bizim devletimiz, Millî Mücadele devrimizin başka kahramanlarına da, onların eserlerine de sahip çıkmalı. Bırakın paşalarımızı, Millî Mücadele yıllarında, askerliğini er olarak yapan bir Mehmetçiğimizin yazılı hatıratı varsa, devletimiz o kitaba da kol-kanat germelidir. Ama hayır! Resmî makamlara göre, varsa-yoksa Atatürk!
Bu görüş çok geri, çok zararlı bir zihniyetin zakkumlarıdır.
Karabekir Paşa’nın tamamen vesikalara dayanarak yazdığı 1165 sayfalık çok, ama çok önemli bir eseri var. İsmi: İSTİKLÂL HARBİMİZ. Paşa bu hatıratını 1933 yılında yazmaya başladı. Kitap İstanbul’da Sinan Matbaasında basılırken, Atatürk’ün çok yakın arkadaşlarından Kılıç Ali’nin hışmına uğradı.
Kılıç Ali, İstanbul Polis müdürünü de yanına alarak, bir gece yarısı Sinan Matbaasını bastı. İSTİKLÂL HARBİMİZ’in 3000 adedini kamyonlara doldurarak surların dışında yaktırdı. Kılıç Ali, bu kadarla da kalmadı. O gecenin sabahında, Karabekir Paşa’nın evini bastırdı. Tam 4 çuval tarihî belgeleri de aldırıp yok ettirdi. Olur mu? Olur mu? Olur mu? Bu vahşet, Cumhuriyet devrine yakışır mı?
İSTİKLÂL HARBİMİZ isimli eserin yakılması, yok edilmesi dolayısıyla en namuslu yazılardan birini AKİS dergisinde Metin Toker yazdı. Dedi ki: “Karabekir Paşa’nın yazdıkları yanlış ise, siz, belgelere dayanarak doğrularını ortaya koyun. Yazdıkları doğru ise, o kitabı yakarak, yasaklayarak doğruları gizleyemezsiniz!”
Nitekim doğruları gizleyemediler. Uzun ve çileli bir mücadeleden sonra İSTİKLÂL HARBİMİZ beraat etti ve yeniden basıldı. Okumadınızsa gerçekten kayıptasınızdır. Benim de yazacaklarım daha bitmedi...

 



Bu yazı 1,832 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,666 µs