En Sıcak Konular

Mir Haber

Mir Söz
Mir Haber
1 Ocak 1990

Makbule Hanım'ın Feryatları ve Atatürk'ün Cenaze Namazı



‘‘...8 Kasım 1938 Salı günü bir kere daha gelen ve bütün dikkat ve ihtimama rağmen ilerlemesine mani olunamayan ve büyük bir hızla gelişen ikinci büyük koma içinde 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı, saat dokuzu beş geçe, muazzez ve büyük hasta terk-i hayat eylemiştir’’.

Atatürk'ün de her fani gibi ebedi aleme göç ettiğini dünyaya duyuran bu Ölüm Raparu'nun altında Türkiye'nin önde gelen dokuz tıp profesörünün imzası bulunuyordu.  Milli mücadelenin kahramanı,hastalığına karşı verdiği mücadeleyi kaybetmişti.Naaş'ı, ilaçlanlanarak,hazırlanan bir tabut içinde Dolmabahçe Sarayının geniş salonuna Türk bayrağı'na sarılı olarak getirildi.

O sırada bir kadının,Dolmabahçe Sarayı'nın derin sessizliğini bozan feryadı duyuldu:

"- Ağabeyimin cenaze namazını kılmayacak mısınız?Ağabeyim kafir mi? O Müslüman bir ana babanın çocuğudur. Neden sessiz duruyorsunuz!”

Laikliğin anayasaya girdiği daha bir yıl anca olmuştu.Laik bir devletin cumhurbaşkanı dini vecibelerle defnedilebilir miydi?

Devlet ricalindeki bu tereddütleri hisseden Makbule Hanım,her müslüman gibi Ağabeyi'nin de cenaze namazının kılınmasını istiyordu.Feryat etmesi bundandı.Yanına devrin başbakanı Celal Bayar yanaştı ve kendisini teskin etti." Atatürk'ün cenaze namazı elbette kılınacaktı".

Atatürk'ün sarayda günlerdir gözyaşları içinde bekleyen kız kardeşi Makbule Hanım (Atadan),namazın İstanbul'da kılınmasını ve tabutun yola dini merasimin tamamlanmasından sonra çıkartılmasını istiyordu. Hükümet Makbule Hanım'ın isteğine uydu ve cenaze namazı nakil töreninin başlamasından hemen önce, Dolmabahçe Sarayı'nda,19 Kasım 1938 sabahı saat sekizi on geçe kılındı. İmamlığı o dönemin Diyanet İşleri Başkanı Prof. Şerefeddin Yaltkaya yaptı.

Namaz ‘‘Allahu ekber’’ yerine Türkçe ‘‘Tanrı uludur’’ sözleriyle başladı ve selâmlar ‘‘esselâmu aleykum ve rahmetullah’’ yerine yine Türkçe olarak ‘‘Esenlik üzerinize olsun’’ şeklinde verildi.

Atatürk’ün cenaze namazını kılanlar arasında saray personeli, yakınları, bazı generaller, diyanet görevlileri ve onun on beş yıl boyunca müzisyenliğini yapmış olan Binbaşı Hafız Yaşar Okur da vardı. (Hafız yaşar okur,Dolmabahçe Sarayı'nda o sabah yaşananları ve namazın kılınış öyküsünü yıllar sonra kaleme aldığı anılarında bütün ayrıntılarıyla yazacaktır).

Tam dört dakika süren namazdan sonra tabut generaller tarafından sarayın avlusuna çıkartılıp top arabasına yerleştirildi.
............
Atatürk’ün ölmeden önce son sözlerinin; "saat kaç" olduğu söylenir. Doğrudur o sözü söylemiştir,ama resmi tarihin sakladığı ve bizzat en yakınındaki insanlardan biri olan Kılıç Ali'nin hatıratında yazdığı son sözü şu olmuştur.“ve Aleykümselam”.

Odadakiler kimseyi görmemişlerdi haliyle.Peki Atatürk'e "Selamun aleyküm" diyen kimdi,yada Gazi Paşa kimin selamına "ve Aleykümselam "demişti.?

O herşeyden önce;" mabedin göğsüne uzanan namahram eli " kıran askerlerin kumandanıydı.

Allah Rahmet Eylesin.

 



Bu yazı 3,501 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Mart 2020 Vatandaşlar Ev Hapsine Çağırılırken Hapishaneler Boşaltılsın Ne Demek!
    • 11 Mart 2020 Koronavürüs'ten Değil Sigaradan Kork!
    • 8 Mart 2020 Müslümanların Arasını Bir Rus'un Bulması Ne Acı!
    • 28 Şubat 2020 Türk Askerine Şehit Diyemeyen Bir Kısım Solcular
    • 15 Şubat 2020 Parti İçi Demokrasi mi Elzem Yoksa Parti Disiplini mi?
    • 8 Şubat 2020 KKTC Bir Türk Düşmanı Tarafından Yönetiliyor
    • 7 Şubat 2020 Türkiye Üzerinde Kara Bulutlar Dolanıyor
    • 9 Ocak 2020 Kapanan Star ve Güneş Gazetelerinin Okurları Buhar Oldu
    • 17 Aralık 2019 Kanal İstanbul'un Fikir Babası KİM?
    • 13 Aralık 2019 Ahmet Davutoğlu Konuşmasında ''FETÖ'' Yer Verdi mi ?
    • 17 Mart 2019 İnsanı, Demokrasiyi,Bilimi Vatanı ''Terör Örgütü''yle Korumak
    • 10 Mart 2019 23 Nisan Çocukları Gibi Kadınlar Günü Kutlamak
    • 18 Şubat 2019 Mustafa Yıldızdoğan Kaçırdığı Eşi ile Ozan Arif'e Sığınmıştı
    • 12 Ekim 2013 MHP'li Başkan Behçet Saatçı ''Gezi Kurbanı'' mı Oldu?
    • 8 Mayıs 2013 Seksenler'den PKK Açılımı
    • 10 Mart 2013 Polat Alemdar BDP'Lİ mi Oldu?
    • 2 Mart 2013 Ey Türk Basını(!) Bir Türk Bilim adamı Duma'da Konuştu Duydunuz Mu?
    • 3 Aralık 2012 Her Gün 2 Yeniçağ Gazetesi Her Gün 1 Yeni Okur
    • 10 Ekim 2012 ''Eyaletleşme tasarısı'' TBMM gündeminde
    • 13 Eylül 2012 ''İstanbul Nasıl Düzelir?'' Sorusunun Artık Cevabı Yok

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,331 µs