En Sıcak Konular

Yavuz Bülent Bakiler
Konuk Yazar-Türkiye
Yavuz Bülent Bakiler
20 Mart 2011

TRT kurumunun Nevruz Bayramı



Yarın, TRT kurumunun Nevruz Bayramı. Kendilerine kutlu olsun! Gerçi biz, millet olarak, 4.648 yıldan beri Nevruz şenlikleriyle yaşıyoruz ama, TRT bu millî bayramımıza tamamen farklı bir açıdan bakıyor.
Geçen yıl, İstanbul Televizyonu, yeni bir Nevruz Bayramı münasebetiyle, yapacağı canlı yayına beni de davet etmişti. Programı sunan gencecik bir kızcağız, Nevruz Bayramı için neler düşündüğümü bana sormuştu. Demiştim ki: Nevruz, milletimizin en eski bayramlarından biri. Biz, millet olarak 950 yılında Müslüman olduk. Ama 4 bin altıyüz yıldan beri de Nevruz Bayramlarıyla beraberiz. Bazı kimseler Nevruz kelimesinin Farsça olduğunu ileri sürerek bu geleneğin İran kaynaklı olduğunu iddia ediyorlar. Bu iddia yanlıştır. Türkiye’de milyonlarca kişi, Arapça ve Farsça isimler taşıyorlar. Kim bu kişilerin Arap veya Fars olduğunu iddia edebilir. Ben Fars mıyım şimdi? Biz Türkiye Türkleri olarak Nevruz diyoruz. Türkistan Türkleri ise: Yenki kün, ulustın Yenki künü diyorlar. Nevruz, milletimizin Ergenekon’dan çıkış günüdür. Selçuklularda ve Osmanlılarda 21 Mart, mâli yılın başlangıcı olarak kabul edilmişti. Nevruz şenlikleri, Cumhuriyetimizin ilânından sonra da bir süre resmen kutlanmıştı.
Nevruz Bayramı, bütün Türk cumhuriyetlerinde çok muhteşem şenliklerle kutlanıyor. Mesela ben Türkmenistan’da ve Özbekistan’da yaşadığım Nevruz Bayramlarının büyük heyecanını ömrüm boyunca unutamam. Büyük mağazaların vitrinleri yeşil, kırmızı, sarı renkleriyle süsleniyor. Prof. Dr. Osman Turan, Büyük Selçuklu Tarihi kitabında diyor ki: “Yüz bin kişilik Selçuklu orduları, yeşil-kırmızı-sarı renkli bayraklarla yürüyorlardı.” Yeşil, kırmızı, sarı renkli bayraklar, Osmanlılar devrinde de kullanılmışlardır...”
Ben daha sözlerimin başındayken, canlı yayın Ankara’dan verilen bir emirle kesildi beni o 2010 yılı Nevruz yayınından resmen kovdular. Yani bana demek istediler ki: “Sen nasıl Nevruz, Türk’ün eski bir bahar şenliğidir dersin! Sen nasıl sarı, kırmızı, yeşil renkli bayrakları, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın bayrakları olarak gösterirsin. Defol! Defol! Defol!
Düşünebiliyor musunuz? Davet edildiğim bir programın daha üçüncü dakikasında, birtakım köksüz adamların emriyle, kapı önüne bırakıldım. Ben de içimden TRT Kurumuna “Sen de benim gönlümden kırk defa defol!” dedim ve onun hiçbir programına katılmamaya karar verdim. Nitekim o malûm seviyesizlikten sonra, bazı yetkililerin, farklı program taleplerine “Hayır!” dedim. TRT Kurumuna, dışarıdan program yapanların ısrarlı isteklerini de kabul etmedim.
Ah siz bu TRT’nin devrimci ve ilerici kafalarını bilemezsiniz. Ben 4 yıl Ankara Radyosu’nda, 4 yıl da Ankara Televizyonu’nda çalıştım. Ankara Radyosunun bir yurt dışı yayınında, 1945 yılında yapılan YALTA görüşmelerinden bahsettiğim ve ABD’nin Rusya’ya yaptığı büyük yardımı kalem kalem ortaya koyduğum için ŞU ÇILGIN TÜRKLER yazarı Turgut Özakman ve Nurten Görün tam iki yıl, bana kalem tutturmadılar. Ankara Televizyonunda, hazırladığım ve sunduğum ANADOLU’DA ESKİ TÜRK BAŞKENTLERİ dizisinde, Söğüt‘e yerleşen KARAKEÇİLİ aşireti gibi, URFA‘da kalan KARAKEÇİLİ’lerin de Türkmen boylarından olduklarını söylediğim için, yine devrimci ve ilerici TRT yetkilileri, beni, Kurumun Güniz Sokağındaki misafirhanesinin odun-kömür konulan bodrum katına sürmüşlerdi. Eski marifetleri üzerine, geçen yıl da yeni bir tüy dikmişlerdi.

 



Bu yazı 971 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Mart 2013 Allaha ısmarladık
    • 10 Mart 2013 Anıtkabir'de Kral Abdullah'ın gözyaşı
    • 4 Mart 2013 Hocalı'da Ermeni ve Rus vahşeti
    • 25 Şubat 2013 Ah Enver Ağabey!
    • 24 Şubat 2013 Sinoplu gençleri kim tahrik etti?
    • 18 Şubat 2013 Kemalizmin millet anlayışında dinin yeri yoktur
    • 4 Şubat 2013 Türk Olmak Şereftir
    • 21 Ocak 2013 Nazım Hikmet'e niçin saygı duyayım? -ll-
    • 14 Ocak 2013 A. Menderes'e tekme tokat dayak, Apo'ya renkli televizyon
    • 13 Ocak 2013 Terör biter mi dersiniz?
    • 31 Aralık 2012 Soner Yalçına Açık Mektup
    • 25 Kasım 2012 Turan Yazgan Hoca da...
    • 23 Ekim 2012 Fazıl Say cayırtısı
    • 21 Ekim 2012 MHP Devlet Bahçeli'yle büyümüyor, büyümeyecek!
    • 8 Ekim 2012 Atsız Şaman mıydı?
    • 1 Ekim 2012 Balyoz davasının hakimi ben olsaydım...
    • 9 Haziran 2012 Abdurrahim Karakoç (1932-2012)
    • 9 Nisan 2012 Ordumuzu siyasete bulaştırmamak
    • 1 Nisan 2012 Türk Ocakları 100 yaşında
    • 5 Mart 2012 Hocalı mitinginde bir yanlışımız

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,385 µs