En Sıcak Konular

Sabahattin Talu

Düşünü-Yorum
Sabahattin Talu
4 Mart 2011

Dağın Ardındakini Görmek



 

Geçtiğimiz 27-28 Şubat tarihlerinde Radikal Gazetesi’nde 3 sayfalık bir yazı dizisi yayımlandı.

Bejan Matur adlı şair ve yazar olan şahsın yazmış olduğu “Dağın Ardına Bakmak” adlı kitap ile ilgili, söyleşi niteliğinde bir yazı bu.

Bejan Matur ismi, ilk kulağınıza çalındığında Ermeni ismi gibi geliyor insana. Ancak bu isim, Kahramanmaraşlı, Kürt etnik kimlikli ve Alevi mezhebe mensup bir ailenin kızına verilmiş bir isim.

Bejan Matur kendini şöyle tanımlıyor; Kürt politik kimliği Ortaokul dönemlerinde oldukça erken oluşmuş, Din derslerine girmek istemeyen, Kürt ve Alevi kimliğini önde tutan, ailesi, akrabaları, arkadaşları PKK’ya katılmış, kimileri bu uğurda can vermiş, bu nedenle Kürt sorunu ile ilgili bir kitap yazmayı kendine borç ve görev bilmiş, misyon edinmiş biri.

Kitabın tamamı okunmasa da bu yazı dizisi, kitap ile ilgili genel bir bilgi veriyor.

Bu genel bilgiyi paylaşmak gerekirse, kitapta özetle; “Kürt sorununun temelde bir dil sorunu olduğu, bu nedenle insanların büyük travmalar yaşadıkları, PKK’nın çıkış noktasının da bu travmalardan kaynaklandığı, buna ilaveten köy yakma, çeşitli operasyon ve uygulamalar ile PKK’lıların ölü ele geçirilmeleri gibi hususlar nedeniyle, Kürtlerin büyük acılar yaşamasının da PKK’nın bu çıkış noktasında önemli rolü olduğu, PKK’nın yıllarca terörist gösterilerek kamuoyunun bilerek manüpile edildiği, oysa PKK’nın milyonlarca insanın içerisinde yer aldığı büyük bir organizasyon olduğu” gibi hususlara, altı çizilerek yer verilmiş.

Bazı PKK’lıların yaşamlarından kesitlerin de yer aldığı yazıda, bu şahısların PKK’ya katılma gerekçelerine büyük ölçüde haklılık kazandırılmaya çalışılmış. Bu insanlar, yaşadıkları acılar karşısında bir nevi çaresiz kalmış, bilerek ve isteyerek, davulla-zurnayla, üstelik ailelerinden de helallik alarak örgüte katılmışlar. Aileler, çocuklarını gönülden örgüte göndermişler, zor hiç olmamış!

Yazının giriş, gelişme ve sonucu şöyle özetlenebilir; “anadilini konuşamayan, baskı gören, ezilen, hakları verilmeyen mağdur olan Kürtler” yazının giriş bölümünü oluşturmuş. Gelişme ve sonuç bölümlerinde ise; “Devletin yaşattığı acılardan doğan PKK’nın, gerçekte terörist olmadığı, milyonları peşinden sürükleyen oldukça geniş, etkin, hatta mistik bir organizasyon olduğu” mesajları verilmiş.

Yazarın kendisinin de belirttiği gibi, çok küçük yaşlarda ailesi ve çevresinden aldığı Kürt politik kimliğinin oluşu, ayrıca, ailesinden, akrabalarından, yakın çevresinden ve arkadaş gruplarından birçok insanın örgüte katılmış olmaları gibi hususlar birlikte göze alındığında, Bejan Matur adlı şahsın bu konuda tarafsız bir kitap hazırlaması pek beklenemez aslında.

Gelelim fasulyeye…

Giriş bölümü aslında şöyle olmalıydı, çünkü tarihi süreç bunu gerektiriyor; PKK, Marksist-Leninist bir Kürdistan iddiasıyla ortaya çıktı. Söylendiği, yazıldığı gibi, yaşanan acılardan, travmalardan falan değil, bu bir.

Gelişme; PKK, 1987’den 1992’ye kadar dağa zorla adam kaçırdı, gönüllülük hiç yoktu başlangıçta. Köy bastı, adam kaçırdı, gasp etti, terör estirdi yıllarca PKK. Beşikteki tüyü bitmemiş yavruları acımadan öldürdü, korku saldı. Yazarın da belirttiği gibi dağa giden PKK’lılar köylerine sık sık geldiler, ama hasretten değildi bu gelişler, özellikle gönderildiler, örgüt propagandası yaptılar, “sizin için biz varız, bizi destekleyin” dediler. Destek gördükçe kaşarlandılar, kaşarlandıkça azdılar. Devlet, işi ciddiye aldı, almak zorunda kaldı, geniş çaplı operasyonlar başlattı, önlemler aldı. Örgütün barınma, lojistik ve istihbarat kaynaklarını, vasıtalarını engellemek amacıyla, gönüllü veya zorunlu PKK destekçisi bazı köyler, yerleşim birimleri boşaltıldı, bilahare kullanılamaz hale getirmek için de yakıldı. Kurunun yanında yaş da yandı maalesef ve PKK, bu durumu kendi lehinde kullandı, bugünlere gelindi. Söylendiği, yazıldığı gibi köyler keyfi olarak yakılıp yıkılmadı, adeta zorunluluktu, bu da iki.

Yani, yumurta PKK’dan çıktı, PKK yumurtadan değil.

Sonuç; bugün “Kürt sorunu” denilen çetrefilli sorun ile karşı karşıyayız.

Nereden nereye gelindi! Çoğu zaman sapla saman karıştırıldı, her kafadan ayrı bir ses çıktı, bazıları yazdı, söyledi, bazıları da aynen bu yazıda olduğu gibi sorgusuz sualsiz yayınladı, bir nevi ekmeklere yağ sürülmüş oldu.

Şimdi geldik, “özerklik” ve “Öcalan’a özgürlük” talep, ön şart ve tehdidine…

Kitabın adı her ne kadar “Dağın Ardına Bakmak” olsa da, mühim olan “dağın ardına bakmak” değil, “dağın ardındakini görmek”ti, ama ne yazık ki bir türlü görülemedi, görülmedi.

 



Bu yazı 850 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Şubat 2012 Demokrasi Getirmek!
    • 13 Ocak 2012 Sıra SURİYE’de mİ?
    • 29 Aralık 2011 Düşmanımın Düşmanı Dostumdur
    • 22 Aralık 2011 Canlı Kalkan
    • 8 Aralık 2011 ROJ TV, Gören Gözlere Kel'i Gösteriyor
    • 2 Aralık 2011 Kürt Sorunu’nun Çözümüne İlişkin Beyin Jimnastiği
    • 24 Kasım 2011 KCK Ve Asrın Hukuk Bürosu
    • 17 Kasım 2011 Çözüm mü Dediniz!
    • 11 Kasım 2011 Ne Çare (N.Ç.)
    • 28 Ekim 2011 Sen Olma Haslanım Cemal
    • 27 Ekim 2011 PKK Terörü ve Van Depremi
    • 21 Ekim 2011 Hırsızlık Şebekesi
    • 14 Ekim 2011 Kürtçülere Sorulması Gereken Sorular
    • 7 Ekim 2011 Artık Şuna Net Olarak İnanıyorum
    • 4 Ekim 2011 Barışı Kim İstemez?
    • 23 Eylül 2011 BİR MAÇ NASIL KAZANILIR?
    • 14 Eylül 2011 Analar Ağlamasın da!
    • 8 Eylül 2011 Artık Bir Karar Verin!
    • 26 Ağustos 2011 Cılız Da Olsa İlk Kez Farklı Bir Ses
    • 25 Ağustos 2011 Batman’dan Bodrum’a Özerklik

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler

    Şirket Haberleri ŞİRKET HABERLERİ


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,456 µs