En Sıcak Konular

BANKALARDAN SONRA SIRA TELEVİZYONLARDA MI?

19 Şubat 2011 09:27 tsi
BANKALARDAN SONRA SIRA TELEVİZYONLARDA MI? RTÜK Kanunu'nda değişiklik öngören yasa, Meclis Genel Kurulu'ndan 'sessiz sedasız' geçti. Aslında üzerinde durulması gereken çok önemli bir yasaydı.

Bankalardan sonra sıra televizyonlarda mı?

RTÜK Kanunu'nda değişiklik öngören yasa, Meclis Genel Kurulu'ndan 'sessiz sedasız' geçti. Aslında üzerinde durulması gereken çok önemli bir yasaydı.
 
Balyoz tutuklamaları ve yeni Ergenekon gözaltıları nedeniyle, medya piyasasını ve halkımızı çok yakından ilgilendiren düzenleme kaşla göz arasında, milletvekillerinin oylarıyla yasalaştı.
 
Cumhurbaşkanı Gül de büyük ihtimalle onaylarsa, iki hafta içinde yürürlüğe girecek.

...
 
Denetleyici ve düzenleyici kuruluşlar arasında yer alan RTÜK'le ilgili düzenleme ne yenilik getiriyor?
 
Değişikliklerden birisi, oldukça önemli.
 
Yabancıları, çok yakından ilgilendiriyor. O nedenle bizi daha çok ilgilendiriyor.
 
Neden mi?
 
Çünkü bu düzenleme ile yerli medya kuruluşlarındaki yabancı sermaye payı, yüzde 50'ye çıkarılıyor. Eskiden bu oran, yüzde 25'ti.
 
Gerekçe ise çok ilginç. Yabancı medya grupları için, ülkemizdeki medya organlarındaki ortaklığı daha cazip hale getirmek.
 
Bu değişiklik, şu anda birkaç tane ile sınırlı olan yabancı televizyonların sayısının pıtrak gibi artmasına yol açabilir.
 
Hatırlatmakta fayda var.
 
Daha önce Bankacılık Kanunu, Kemal Derviş'in politikalarıyla değiştirilmişti.
 
Sonuç: Şu anda 17 banka yabancıların elinde. Ayrıca sektörün yaklaşık yüzde 40'ına yabancı sermaye hâkim. Türk halkının neredeyse yüzde 90'ı ise, bir şekilde çektiği kredi ile bu yabancı bankalara borçlu.

İkinci tehlikeli nokta ise, aynı yabancı medya grubuna Türkiye'de ikinci bir televizyon kanalına sahip olma hakkı getirilmesi. Hem de doğrudan ortak olabilecek.
 
Dünyada bu şekilde, güçlü bir şekilde medyaya yatırım yapacak grupların sayısı oldukça az. Çoğu da Atlantik ötesinden.
 
Avrupalı medya gruplarının da, yerli televizyonlara talip olduğunu zaman zaman duyuyoruz.
 
Bu değişiklik, hepsinin iştahını yeniden kabartacak. Ekonomik sıkıntı içindeki kanallar bir bir satılırsa hiç kimse şaşırmasın.
 
Özel bir bilgi. Ülkemizdeki büyük bir medya grubu ile yabancı grupların temsilcileri arasında aylardır görüşmeler sürüyor. Acaba bu yasadan haberleri var mıydı?
 
Başka bir püf noktası, dolaylı ortaklık durumu. Eğer yabancılar televizyon kanalına dolaylı yönden ortak olursa, yönetim kurulu başkanı ve genel müdürü Türk olmak zorunda. Yani yerli görünümlü ama yabancı sermayeli yayın kuruluşları olacak. Yoksa borsadaki gibi medya dünyasında da bıyıklı yabancılar türeyecek?
 
Acaba bu durum medyadaki temel değer haline gelen, azami kâr ve yüksek reyting amacını nasıl etkileyecek? Halkın milli, manevi ve ahlaki değerlerine ne kadar hassasiyet gösterilecek?

Yasadaki başka bir yenilik ise, Başbakan'a yayın yasağı koyma hakkının verilmesi.
 
RTÜK gibi bir kuruluş zaten varken, devlet idaresinin en tepesindeki kişiye böyle bir yetkiyi vermek, basın özgürlüğü ve tarafsız yayın anlayışına gölge düşürmez mi?
 
Bu yenilik, önümüzdeki günlerde oldukça tartışma götürür.
 
Üstelik bu yetkiyi Başbakan'ın yanı sıra onun görevlendireceği bir bakan da kullanabilecek.
 
Başbakan'ın yayın yasağı koyabilmesinin şartı ise şu:
 
"Milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı haller veya kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu durumlar"
 
Oldukça geniş ve genel bir tanım. Bugün ülkemizde, olayın olmadığı gün yok. Bir çoğunu milli güvenlikle ilişkilendirmek mümkün.
 
Neden, RTÜK'ün veya bağımsız bir mahkemenin kararı istenmiyor acaba? İşin garibi, idarenin bu tür kararına karşı yayın kuruluşlarına Danıştay yolu gösteriliyor.
 
Bir hukuk devletinde tam tersinin olması gerekmez mi? Yani milli güvenliği ilgilendiren yayına karşı, savcılar veya mahkemelere suç duyurusunda bulunmak gerekmez mi?

Öte yandan kabul edilen yasaya göre yayın hizmeti yapılırken; devletin varlık ve bağımsızlığı, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü; toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etmeyecek; alkol, tütün, uyuşturucu ve kumarı özendirmeyecek, müstehcen olamayacak gibi birçok ana ilke sayılıyor.
 
Sahi, bütün bunlara şu anda hangi yerli kanal, ne kadar riayet ediyor?
 
Asıl can alıcı soru:
 
Yakında bir bir ülkemize akın edecek yabancı kanallar, bu ilkelerden hangisini, niye gözetecek?

 

Ebubekir Gülüm - Milli Gazete

 

Kaynak: MİLLİ GAZETE {http://www.milligazete.com.tr/makale/bankalardan-sonra-sira-televizyonlarda-mi-191466.htm}



Bu haber 397 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,304 µs