En Sıcak Konular

Hakverdi Murat Merdamert

Mefkure
Hakverdi Murat Merdamert
21 Mayıs 2010

Siyaset Yeniden Yapılandırılırken Kılıçdaroğlu'nun Verdiği Fotoğraf



Orhan Elmas'ın 1988 yapımı "Emanet" filmini hatırlar mısınız?
Başrollerde Kadir İnanır ve Salih Kırmızı oynamaktadır.
Film,İstanbul’a göç eden iki ailenin kader arkadaşı oğulları Tahir ile Cemal'in verdikleri hayat mücadelesini anlatmaktadır.Karıştıkları bir olay yüzünden hapse giren iki arkadaş yıllar sonra dışarı çıktıklarında yeraltı dünyasında sözü dinlenir iki lider haline gelmiştir.
Sigara kaçakçılığı ve haraçla yetinmeyen "yeraltının" ünlü isimleri,Tahir (Kadir İnanır) ve Cemal'in (Salih Kırmızı) de hazır bulunduğu toplantıda artık uyuşturucu işine de el atmak gerektiğini ve bu işin çok daha kârlı olduğunu ortaya atarlar.
Tahir,teklifi hemen reddeder ama Cemal teklifin cazibesine kapılmıştır ve bunu da söz ve tavırlarıyla belli eder.Lakin ağabey dediği Tahir'in sözünden çıkamadığından beraber toplantıyı terkederler.
Tahir yolda Cemal'e, "toy"luk yaptığını şimdi kendisini hedef haline getirdiği belirterek sitem eder.Cemal özür dilese de artık iş işten geçmiştir.
Yeraltının ileri gelenleri ortaya çıkan manzaradan memnun kalmıştır.Onlara göre Tahir ortadan kaldırılırsa Cemal kendileriyle çalışmaya hazırdır.
Tuttukları kiralık katile Tahiri vurdururlar.Tahir ölmez ama yediği kurşunlara sebep Can arkadaşının hasımlarına o toplantıda verdiği görüntü sebep olmuştur.
****
İki hafta öncesinin kudretli Ana Muhalefet Lideri Deniz Baykal,pılını pırtını toplayıp evine çekildi.
Koltuğuna ise bazı medya kuruluşlarının estirdiği rüzgarı da arkasına alan Kemal Kılıçdaroğlu geçmeye hazırlanıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu siyasete sokan Baykal'dı.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına namzet yaparak yıldızını parlatan ve kendisinden sonraki en güçlü Genel Başkan adayı potansiyeli kazandıran da Baykal'dı...
Kılçdaroğlu da Baykal'a olan bağlılığını her fırsata dilendiriyordu ama O bundan böyle CHP'nin İstanbul'daki oy oranı yaklaşık olarak yüzde 10 artırmış olan bir "Gandi Kemal" idi.Artık Ondan bahsedenler söze hep şöyle başlıyordu: "CHP'den İstanbul Belediye başkanı adayı olan ve partisinin oylarını önemli oranda artıran İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu..."
Baykal "statüko"nun,"Kılıçdaroğlu" değişimin adı olmuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Nisan 2009 tarihinde Cumhuriyet gazetesine verdiği röportajda,, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a seçim çalışmaları sırasında halktan gelen “değişim taleplerini” ilettiğini açıkladı. “Türkiye’de değişimin adresi Cumhuriyet Halk Partisi olmak zorundadır” diyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin evrensel boyutta karşılaştığı sorunları aşabilecek olan tek adresin CHP olduğunu söyledi. CHP oylarının eridiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde "başarı kazanmanın yolları" bulunduğu belirterek, "Kültürel hakların verilmesi, insanların daha özgürce yaşayabilmeleri gibi talepleri var. Bu talepleri de bir şekliyle bizim karşılamamız lazım" dedi.
CHP Grup Başkanvekili'nin önlenemez yükselişi devam ediyordu...
30 Ocak 2010 tarihinde ,ODTÜ Mezunlar Derneği Sivil Toplum Komitesi'nce düzenlenen ''Muhalefet Ne Kadar Etkin'' konulu söyleşiye katılarak, ODTÜ mezunlarının sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde ilk iş olarak ''medyayı düzelteceklerini'' belirterek, ''besleme ve yandaş basına'' son vereceklerini, medya patronlarının devlet ihalelerine girmesini engelleyeceklerini ve basın sektöründe sendikalaşmayı sağlayacaklarını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, bir siyasi partinin genç kadroları olmazsa geleceğinin de olmayacağını ifade ederek, ''Siyasal partinin üyeleri militanlaşmalı, militan gibi çalışmalı. Militanlaşma da gençlikle yakalanır'' diye konuştu.
Türkiye'de ''sol sorunu'' olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, solun halktan ve sendikalardan koptuğunu, bu durumun bir an önce sonlandırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini söylerken,''Türkiye'de CHP dışındaki sol öldü. Sol yok, sağımız güçlü bu yüzden sağa doğru gidiyoruz. Çünkü oy alacağız, kimden alacağız'' diye konuştu.
CHP'nin gelecek ilk kurultayında tüzük değişikliği yapacağını ve CHP'nin bu değişiklikle güç kazanacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, parti olarak gecekonduları ziyaret etme konusunda da özeleştiride bulunarak,gecekondu ziyareti yapacağını açıkladı.
Bu toplantıdan 11 gün sonra ,CHP grup başkanvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay, Ankara'da gecekondu ziyaretlerine başladı.Kılıçdaroğlu'nun, ilk ziyaret ettiği Altındağ'daki gecekondu'nun, CHP'nin Ankara Milletvekillerinden birinin akrabasına ait olduğu ortaya çıkınca,hükümet yanlısı menyanın alaylı eleştirilerine maruz kaldı.''Gandi Kemal'' daha sonra Mamak İlçesi'nde de gecekondu ve bakkalları gezip vatandaşların dertlerini dinledi.
Kılıçdaroğlu aynı hafta içinde (10 şubat 2010) Teke Tek programında Fatih Altaylı'nın konuğu oldu.Bu programda da CHP için değişim gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, sola ve partisine dönük özeleştiriye devam etti. Kılıçdaroğlu, Kürt sorunu'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve "Kendi içimize fazla kapandık" dedi.CHP'nin Mayıs ayında yapacağı kurultaydan umutlu olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, değişimin gerekli olduğunu yinelerken şöyle konuştu: "Gençliği yeniden kurmalıyız. Bu kurultayda köklü bir değişiklik bekliyoruz.Yalanı dolanı kullanıp dini istismar edenler, 'CHP dine karşı' diyorlar.Kimsenin inançları siyasetin konusu olmamalı. Siyasete karışmamak koşuluyla Aczimendilere bile saygı duymalıyız. İktidar ve muhalefetin uzlaşamacayacağı algısını kırmamız lazım." Türban konusunun siyasallaştığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Kadın başörtülü, kızları düşük bel giyiyor. Bu bir Türkiye tablosudur, bunu istismar etmemek gerek. Kutuplaşmayı yaratmak, oy tabanını genişletmek için kullanıldı. Merdiven altında çalışan türbanlı işçilerin durumunu niye kimse sormuyor? Onların sorununu biz çözeceğiz. Üniversitede türban sorununu da biz çözeceğiz. Onların da güvencesi olacağız." dedi.
Kılıçdaroğlu asıl bombayı ise Batman'da patlattı:
7 Mart 2010'da CHP'nin Batman İl Kongresi'nde konuşan Kılıçdaroğlu,"Demokratik Açılım" sürecine değinerek,sorunun çözümü için gerektiğinde genel affa destek verebileceklerini söyledi:
"Bu sorunu çözmeye talibiz, kardeşlik içinde çözeceğiz. Sağlıklı, güçlü bir ekonomi politikası izleyerek çözeceğiz. Herkesin düşüncesini özgürce ifade edebileceği bir Türkiye yaratarak çözeceğiz. Toplumsal barışın bir parçası olacaksa biz genel affa 'evet' deriz "
Kılıçdaroğlu, KCK operasyonları kapsamında BDP'li belediye başkanlarının tutuklanmasını da eleştirerek uygulamanın yanlış olduğunu savundu:
"Seversin veya sevmezsin ama bu millet oy verdi mi, belediye başkanı yaptı mı? Evet. İfadesini alacaksanız, hukuku adam gibi çalıştırıp davet edersin gelir ifadesini verir. Peki, eline kelepçe vurup sıraya dizip boy boy fotoğrafını çekmek dünyanın hangi modern ülkesinde var. Cebinde yarım limon çıktı diye küçük çocuğu tutuklayıp hapse atacaksın. Bunu kabul etmiyorum. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır. Çocukları suçlamayacaksın. Ona taş attıran mekanizmadan kurtaracaksın"
Kılıçdaroğlu'nun "genel af" sözleri siyası gündemde şok etkisi yaptı.Hükümetin "Demokratik Açılımı"na karşı duran,devletin üniter yapısını savunan ve "Türk Milleti" kavramına sahip çıkan, "ulusalcı" bir parti görüntüsü veren CHP'nin Grup Başkanvekili neler diyordu böyle?
Siyasilerden peşpeşe açıklamalar geldi:
MHP Lideri Bahçeli;
"Bu bir ABD dayatmasıdır"
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin;
"Ben, özellikle genel affın eğer gerçekten bu konuda birlikte adım atılacaksa konuşulmasını, siyasi amaçlarla bu konunun görüşülerek bir beklentiye neden olunmamasını temenni ederim"
Başbakan R.Tayyip Erdoğan;
"Vallahi ben bu CHP'nin ne dediğini anlamakta zorlanıyorum, siyasetçi olarak bugüne kadar da anlayamadım. Çünkü, nerede ne dedikleri hiç belli olmuyor. Dolayısıyla şöyle sağlıklı açıklamalarını bir yapsınlar, ondan sonra biz de değerlendirme fırsatını bulalım."
CHP Grubunda konuşan Genel Başkan Deniz Baykal,CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'genel af' önerisini yanlış bulduğunu açıkladı (9 Mart 2010).Bu konuda CHP'nin düşüncesiyle ilgili herhangi bir tereddüte yer olmadığını ifade ederek,CHP olarak terörle mücadelenin ülkenin temel önceliği olduğunu, teröre karşı kararlılıkla ve sonuç alıcı bir mücadele vermenin mutlak zorunluluk olduğunu düşündüklerini belirten Baykal, hep bu doğrultuda açıklamalar yaptıklarını vurguladı.
Kılıçdaroğlu,gelen tepkiler üzerine bir açıklama daha yaparak,"Bugünkü koşullarda bir genel affın olabileceği gibi bir düşünce söz konusu değil. Bugün terör var. Terör bitti mi ki biz bir affı gündeme getirmiş olalım?" dedi.
Dedi ama rakiplerine şu izlenimi de verdi;
"Baykal aradan çıkarılırsa Kılıçdaroğlu'yla çalışabiliriz."
Baykal,İnternette yayımlanan kasetle ilgili komplo iddialarını gündeme getirip istifa ettiğini açıkladığında,bu komplonun iki haftalık bir süreci kapsadığını söyledi.
Türk siyasetinin yeniden yapılandırılması tartışmalarının ayyuka çıktığı bir dönemde, -muhalif CHP'lilerin ''sağcılaştı''ğını,iktidar çevrelerinin ise ''statüko''yu koruduğunu ileri sürdükleri- Baykal'ın liderliğindeki bir CHP ile hiçbir şekilde anlaşamayacaklarını anlayanlar harekete geçtiler...
Baykal'a suikast yapmadılar,lakin çok alçakça vurdular!
Kılıçdaroğlu'nun bu komplonun içinde olduğunu iddia etmiyoruz ama Deniz Baykal'ın harcanmasına sebep,"Gandi Kemal"in son bir yıl içinde yukarıda çevçevesini çizdiğimiz,-Baykal hasımlarına bilerek ya da bilmeyerek verdiği - o fotoğraftır.


Not:
1-Bu yazı Baykal taraftarlığı ya da Kılıçdaroğlu aleyhtarlığı adına yazılmamış,durum tespiti yapılmıştır.
2-Kılıçdaroğlu'nun söylediği "Üniversitede türban sorununu da biz çözeceğiz. Onların da güvencesi olacağız." sözünü çok önemli bulduğumu belirtmek isterim.Bu benim öteden beri dillendirdiğim bir tespittir: Adına ister türban ister başörtüsü deyiniz,CHP ikna olmadan bu mesele halledilemez...
3-Baykal nasıl hedef oldu?..ABD'yi ''bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak'' noktasına getiren "11 Eylül Saldırısı''nı ve sonrasındaki gelişmeleri düşününüz...Bülent Ecevit'in şahsına ve hükümetine yapılan operasyon ile 8 yıllık AKP döneminde CHP Lideri Baykal'ın nelere direndiğini hatırlamaya çalışınız.Hatırlayamadıysanız,bu konuda Soner Yalçın'ın çok güzel tespitleri var bir de o yazıya göz atınız: http://www.mirhaber.com/haber.php?haber_id=33544



Bu yazı 906 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 29 Mart 2020 Cuma Namazı Bundan Sonra Farzı Kifaye mi Oldu?
    • 20 Mart 2020 Hürriyet Olmayan Yerde Cuma Namazı Kılmak Caiz Değildir
    • 13 Mart 2020 Salgın Hastalık Olan Yerlerde Cuma Namazı Kılınamaz!
    • 9 Mart 2020 Allah Belamızı Çoktan Vermiş de Farkında Değiliz!..
    • 24 Şubat 2020 Neden İlle de Su Manzarası?
    • 5 Ocak 2020 9 Işık'ı 1 Ampule Bağlamak
    • 6 Aralık 2019 Müslümanın 12 Ödevi
    • 27 Kasım 2019 Anlarsın yalan Dünyayı
    • 19 Şubat 2019 Göçtü Gitti Ozan Arif -Sagu-
    • 15 Şubat 2019 ''Çağrımız İslam'da Dirilişedir'' ve OZAN ARİF
    • 12 Ocak 2018 Beyin Yetmezliği
    • 1 Eylül 2017 Aldığı Nefese Hükmedemeyen İnsan
    • 3 Ağustos 2016 Milliyetçi Camia'nın Fethullah Gülen'le İmtihanı
    • 30 Temmuz 2016 Çarşı 15 Temmuz Gecesi Niye Sokakta Değildi?
    • 30 Kasım 2015 Otoritenin Sarsılmaz Gücü Saldığı Korkuda Saklıdır
    • 11 Ocak 2015 Talak Suresi 4.Ayeti Aslında Ne Diyor?
    • 11 Eylül 2014 Rantiyecilikten Rantkeşliğe
    • 28 Nisan 2014 Güneş Sabahına Doğmaz Bir daha
    • 22 Ekim 2013 Bu Ülkede Adalet Yok Diyenler Haksız mı?
    • 2 Eylül 2013 Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Türkleri Seviyormuş

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,384 µs