En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
8 Mayıs 2010

Münafıkların Tuzakları Baştan Bozulmuştur



Münafıklar, başlangıçta iman ettikleri için ya da menfaatleri gereği müminlerin içinde yaşarlar.   Ancak imandan sonra sapmaları durumunda veya menfaatleri çatıştığında müminlere karşı mücadeleye başlarlar.

Münafıklar, müminlerin içinde yaşadıkları sürece kendi gibi insanları çok kolay teşhis ederler. Zoraki ibadet eden ve Allah’ı anmaktan sıkılan, temizliğine dikkat etmeyen, iyiliği emredip kötülükten sakındırmayan, gösteriş için infak eden, sözüne güvenilmez ve tembel kişilerle yakınlık kurarlar. Bu kişiler bir araya geldiklerinde, Allah’ı anmaları veya iyiliği konuşmaları gerekmediği için birbirlerinin yanında rahat eder, müminlerin yanında ise sıkılırlar. Bir araya geldikleri her zaman, müminlerin aleyhine tuzaklar kurmak için örgütlenirler. Müminlerin arasına nifak sokup ayrılığa düşmelerini ve dağılıp gitmelerini isterler.

Onlar ki: "Allah'ın Resûlü yanında bulunanlara hiç bir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler," derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır. Ancak münafıklar kavramıyorlar. (Münafikun Suresi - 7)

Münafıkların bir araya gelip gizli toplantılar yaptıkları, fitne ve isyanı konuştukları Kuran’da şöyle haber verilmiştir:

'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve peygambere isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azap etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir. (Mücadele Suresi -8)

Bu toplantılarını geceleri düzenledikleri de bir başka Kuran ayetinde şu şekilde bildirilmiştir:

Onlar, insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoşnut olmayacağı şeyi 'geceleri düzenleyip kurarlarken,' onlarla beraberdir. Allah, yaptıklarını kuşatandır. (Nisa Suresi -108)

Kuran’da münafıkların, müminlerin arasını ayırmak için ayrı bir mescit kurduklarından bahsedilir. Münafıklar, bu mescidi kurma amaçlarını “iyilikten başka bir şey istemedik” şeklinde açıklarken, aslında tek amaçlarının müminlere zarar vermek olduğunu gizlerler. Ancak “O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.” (Taha Suresi - 7). Allah bir ayette, münafıkların kurduğu mescidi, göçecek bir yarın kenarında kurulan bir binaya benzetir. Binayla beraber kendilerinin de cehennem ateşine yuvarlanacakları bildirilir.

Zarar vermek, inkârı (pekiştirmek), müminlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. Sen bunun (böyle bir mescidin) içinde hiçbir zaman durma. Daha ilk gününden takva temeli üzerine kurulan mescid, senin bunda (namaza ve diğer işlere) durmana daha uygundur. Onda, arınmayı içten-arzulayan adamlar vardır. Allah arınanları sever. Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. Onların kalpleri parçalanmadıkça, kurdukları bina kalplerinde bir şüphe olarak sürüp-gidecektir. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (Tevbe Suresi - 107,110)

Münafıkların bazısının müminlere yakın olma sebebi, onlardan aldıkları haberleri, müminlerin düşmanı olan inkarcılara taşımak ve onlarla müminler aleyhinde iş birliği yapmaktır. Münafıkların bu tavrı, "... içinizde onlara (inkarcılara) 'haber taşıyanlar' vardır. Allah, zulmedenleri bilir." (Tevbe Suresi, 47) ayetiyle bildirilmiştir. Bir başka ayette ise münafıkların bu tutumundan, “başka bir topluluk adına kulak tutmak (haber toplamak)” şeklinde bahsedilmiştir.

Ey peygamber, kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla "İnandık" diyenlerle Yahudilerden küfür içinde çaba harcayanlar seni üzmesin. Onlar, yalana kulak tutanlar, sana gelmeyen diğer topluluk adına kulak tutanlar (haber toplayanlar)dır... (Maide Suresi - 41)

Münafıkların, bütün bu örgütlenmeleri sırasında unuttukları bir şey vardır ki o da, “Allah, kafirlere mü'minlerin aleyhinde kesinlikle yol vermez.” (Nisa Suresi -141) ayetinde ifade edildiği gibi Allah, her zaman müminlerin yanındadır. Allah münafıkların bu tuzaklarını ayaklarına dolar ve niyetlerini açığa çıkarır. Sözlerin söyleniş tarzı ve simaları onları ele verir.

"Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar?

er Biz dilersek, sana onları elbette gösteririz, böylelikle onları simalarından tanırsın. Andolsun, sen onları, sözlerin söyleniş tarzından da tanırsın. Allah, amellerinizi bilir.

Bütün bunlar, münafıkların kaderindedir. Müminlerin arasında olup, onlarla sınanırlar. Müminlere düşmanlık ederek, aslında büyük bir tuzağın içinde bulunurlar. Bu dünyada müminlere karşı mücadele ederek, ahirette cehennemin en alt tabakasına gidecek tavırlar sergileyip,  kendi kazdıkları kuyuya kendileri düşerler.

"Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın." (Nisa Suresi -145)

Münafıklar yaptıklarının karşılığını, hem bu dünyada hem de ahirette göreceklerdir.

Hem dünyada, hem de ahirette çekecek oldukları ceza, ancak yapmış olduklarının karşılığıdır. Bir ayette bildirildiği gibi; "Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmederler." (Yunus Suresi -44)



Bu yazı 588 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,180 µs