En Sıcak Konular

Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
Konuk Yazar-Aydınlarocagı.org
Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
21 Mart 2010

Mehmet Akif, 2010’da yaşamış olsaydı...



İstiklal Marşımızın TBMM tarafından kabul edilişinin yıl dönümünü geride bıraktık. Bu vesile ile örnek aydın, idealist, dürüst bir abide insan olan Mehmet Akif’i yine saygı ve rahmetle andık.
Mehmet Akif’i, Ziya Gökalp’i ve Yahya Kemal’i ve fikir dünyamızı şekillendiren, duygu ve düşüncelerimizi yönlendiren bunlar gibi diğer zirve isimleri sürekli hatırlamalı ve bugünler için yorumlamalı ve düşünmeliyiz. Milletlerin geleceğini kurtarmak ve bugünkü ihanetleri alt edebilmek için bu isimler unutulmamalı, unutturulmamalıdır. Genç nesiller rehbersiz bırakılarak olmadık isimlere özendirilmemelidir.
Bugün, meselâ rahmetli Mehmet Akif yaşasaydı; Türkiye’nin önüne çıkarılan demokratikleşme ve açılım etiketli tuzakları nasıl değerlendirirdi? Bu hileli kavramlar ve kamuflajlı tuzaklar, macera özentileri, O’nun ve diğerlerinin karakterine hiç uymayan çizgilerdir. Üstü örtülü tuzaklar, milli bağımsızlığı ve ülke bütünlüğünü hedef alan dıştan kumandalı fikirlere, proje ve operasyonlara âlet olmak; sosyal bütünleşmeyi çözülmede görmek ancak fırıldak adamların işidir. Mehmet Akif ve diğerleri böyle bir çizgiden o kadar uzakta ki... Bir taraftan yakanıza ayyıldızlı rozet takacaksınız; ondan sonra milli kimliği dışlayıcı, milli değerlerle tezat eylemler yapıp fikirler ortaya koyacaksınız. Bu tipik bir sahtekârlıktır.
Mehmet Akif’i. Milli Marşın kabul yıl dönümünde hatırlayacak ve M. Akif’in “Allah bu millete bir kere daha İstiklal Marşı yazdırmasın” şeklindeki çok anlamlı, ders verici ifadesine sığınacaksınız; diğer taraftan Anadolu coğrafyası üzerinde dünün emperyal güçlerine davetiye çıkarıcı işlere âlet ve destek olacaksınız, açılım maceralarına açılacak, kurumlararası çatışmaya göz yumarak veya bizzat destekleyerek Türkiye’ye değişik müdahale şekillerine ortam hazırlayacaksınız. Yabancı çıkarların hedef ve engel gördüğü TSK’yı yıpratmak için her şeyi yapıp kamyonları takip edeceksiniz.
Ne garip ve acıdır ki; bazıları farkında olarak veya olmayarak  “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” diyen M. Akif’in aksine; Türk Milletine bir daha İstiklal Marşı yazdırabilmek için ellerinden geleni yapmaktadırlar. Bunlarla Türkiye’nin demokratikleşeceğini zannetmektedirler. İş törene ve gösteriye geldi mi, bazıları M. Akif’e methiyeler döşenmektedirler.
Mehmet Akif, ferdi duygu, düşünce ve zevklerini dile getiren bir şair değildir. O, milli endişe ve milli heyecan sahibi, milleti için düşünmüş, üzülmüş ancak hiçbir zaman yok olmayan ümit ve inancı ile eserlerini yazmıştır. Teslimiyetçiliği, haysiyetsizlik ve şerefsizlik olarak görmüş, milli mücadeleye gönül vermiştir. Bu anlayışı ile de bugünkü milliyetsiz sağ ile tamamen ters düşmektedir. “Türk’e hiçbir kavmin horoz olmasına tahammül edemem” diyen, Türk’e düşman olunarak İslâm’a dost olunamayacağını öğreten yine kendisidir. Yeter ki bazıları O’ndan gerekli dersi alabilsin ve sadece yapay tören göstericiliği yapmasın. Çanakkale Şehitleri şiirinde, aziz Mehmetçikleri  “Bedr’in aslanları”  olarak isimlendiren yine Mehmet Akif’tir. Ancak, bundan bazıları maalesef rahatsız bile olmuştur.
“Türkçe’nin çekilmediği yer vatandır”  diyen Yahya Kemal de, “Türk memleketinin asıl sırrı Türk’te imiş; Arnavut’u, Çerkez’i, Kürdü hâkim ve metin millet kitlesi eden Türk mayasıymış” demiştir.
Rahmetli Nihat Sami Banarlı üç şiiri muhteşem ve şiir üstü kabul etmektedir: İstiklal Marşı, Mehmet Akif’in Çanakkale Şehitleri ve Yahya Kemal’in Süleymaniye’de Bayram Sabahı.
2009 yılında Sırbistan’da yapılan Mehmet Akif Sempozyumu’na oldukça geniş bir iştirak olmuştur. Rahmetli’nin köyüne gidilmiş ve akrabaları ile görüşülmüştür. Türklük ve Türkiye sevgisini rehber almış olan bu insanların tavrı ve sözleri Türkiye’deki Türk düşmanlarını utandıracak cinstendir. Türkiye’de zihinlere etnik fitne aşılamak isteyenler, etnik yobazlığı demokratikleşme diye yutturanlar Türk Milletini ve kurumlarını zayıf düşürmeye çalışanlar, kimlere hizmet ettiklerini anlayabilmeleri için; Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan ve Avrasya’dan Türkiye’ye bakabilmeli ve ülkenin asıl gündeminin maalesef burada tartışılmadığını fark edebilmelidirler.


Bu yazı 585 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Şubat 2019 Türk Dünyasının Bazı Sorunları
    • 9 Ocak 2019 Ümmet Soslu Yeni Türkiye Oyunu
    • 21 Aralık 2015 Türklüğün Gururu Prof.Dr. Aziz Sancar
    • 24 Kasım 2015 Iğdır'da 42. Şura
    • 5 Eylül 2015 Psikolojik Savaş ve İstikrar
    • 14 Temmuz 2015 Koalisyon Mecburiyeti
    • 23 Nisan 2015 Seçim Öncesinin Gündemi
    • 9 Şubat 2015 Başkanlık Sistemi Tuzağı
    • 1 Aralık 2013 1920 Ve 1923 Ruhları
    • 4 Ağustos 2013 İleri Demokraside İlerlerken !
    • 12 Haziran 2013 Kosova ve Balkan Gerçeği
    • 30 Nisan 2013 Çözüm ve Barışın Arka Planı
    • 8 Nisan 2013 Çelişkiler Yumağı
    • 30 Mart 2013 Ters İşleyen Barış Süreci
    • 10 Mart 2013 Türke Karşı Irkçılık
    • 15 Ocak 2013 Teröre Ödül mü Veriliyor?
    • 2 Ekim 2012 Çelişkiler ve Olumsuzluklar
    • 12 Eylül 2012 AB'nin Amigolarına Ne Oldu?
    • 28 Ağustos 2012 Açılım Sevdası ve Terör
    • 14 Nisan 2012 12 Eylülün Örttüğü Sivil Darbeler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,896 µs