En Sıcak Konular

Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
Konuk Yazar-Aydınlarocagı.org
Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
7 Mart 2010

Ermeni filmi, “Bakkallar” ve Diyalog



Her Mart ayı geldiğinde sözde dost ve müttefikimiz ABD’de; tarihi belgelerden yoksun sözde Ermeni Soykırımı Tasarısının oylanması gündeme getirilir. Türkiye ile pazarlık yapılır ve değişik tavizler alınır. Her sene bir TBMM heyeti ABD’ye yollanır, harcırahlar alınır, temaslar yapılır, gezilir ve dönülür. Yıllardır itibar ve milli gururumuzu kıran bu yanlış devam eder. Çünkü mütekabiliyet esasına dayalı kozlarımız ya ele alınmaz ya da sürekli zayıflatılır. Bu dost ve müttefikimiz gereğinden fazla ülkemiz kurumlarına nüfuz ettiği için mücadele zorlaşır. Ülkemizin iç işlerine karışırlar. Hatta örtülü operasyonlar bile yapar ve yaptırırlar. ABD Temsilciler Meclisinin -asıl işi olmamasına rağmen-Tasarıyı kabul etmiş olması ilişkileri zedeler. ABD Ermeni tarafına gözünü kapamakta, her tavizi Türkiye’den beklemektedir. Tasarının kabul edilmesi, TBMM’de protokollerin kabulü için bir baskıdır. Türkiye benzer tasarıları Meclisinden geçirebilmelidir. Biz Hocalı Soykırımını bile TBMM’den geçiremedik.

***

Geçenlerde bakkallarla ilgili tartışma dikkatlerden kaçmadı. Sayın Başbakan bakkalların birleşerek büyük alışveriş merkezleri ile rekabet edebileceklerini, aksi halde yapacak bir şeyin olmadığını belirttiler. Bakkalların birleşseler dahi büyük alışveriş merkezleri ile başa çıkabilmeleri mümkün değildir. Aslında toplumun bel kemiği olan orta sınıfın erimesinin, çökmesinin normal karşılanması kadar tehlikeli bir şey yoktur. Muhafazakâr olduğu iddia edilen bir siyasi yönetim, bu konuda farklı düşünmelidir. Sosyal yapımızda bakkal sadece alışveriş yapılan bir kimse değil; o muhitte birleştirici, kaynaştırıcı, sorunların zaman zaman paylaşıldığı, beşeri ilişki kurulduğu bir geleneğimiz vardır.
Bakkallar sadece burada gündeme gelmedi. Sayın Başbakanın gazete patronlarına yönelttiği tehditte “Bakkal bile böyle yönetilmez, para verip çalıştırdığına sahip ol” şeklinde köşe yazarlarına verilen demokrasi dersi de unutulmadı. Pek unutulacak gibi de değil.

***
Geçenlerde Aydınlar Ocağımızın düzenlediği “Dinlerarası Diyalog” açık oturumu anlaşılan büyük ilgi çekti. Oturum Başkanı Prof. Dr. Yümni Sezen’e, konuşmacılar Prof. Dr. Mehmet Bayraktar’a, Prof. Dr. Nadim Macit’e, Ahmet Tekin’e ve ilgi gösterip salonu dolduranlara teşekkür ederiz.
Bu toplantıda, birçok Hıristiyan’ın da kabullenemediği diyalogun tek taraflı olduğu, misyonerliğin önündeki engelleri kaldırıcı bir rol üstlendiği ortaya çıktı. İnanç dünyamızı güçlendirici ve İslâm’ı yayıcı bir yönünden çok; onu yıpratıcı ve üç semavi dinin küresel gücün eş güdümüne sokarak tek din -adeta pozitivist Auguste Comte’un Tek İnsanlık Dini örneğinde olduğu gibi- yaratıcı olan bu faaliyetlerin siyasi amaçlı olduğuna işaret edildi. İslâm’ın diğer dinlerden takviyeye ihtiyacı olmadığı belirtildi ve bu hareketin kadrolaşarak devleti ve kurumları ele geçirmeyi amaçladığı ve böylece Cumhuriyeti ve milli devleti kuran milli iradeden de rövanşı almak amacı taşıdığı belirtildi. İslâm ve Hıristiyan ümmetlerini Hz. İsa’nın önderliğine ve rehberliğinde birleşmeye davet eden ünvanlı bazı Müslümanları unutmadık. Tek kurtuluşu Hz. İsa’da ve onun tekrar dönüşünde -hangi halde döneceğini bir tarafa atarak- görenlerin Hz. Muhammedsiz bir İslâm düşündükleri ortaya çıkıyor. İslâm’ın en son ve en mütekâmil din ve Hz. Muhammed’in en son peygamber olduğuna şüphe ile bakan bir kimse nasıl samimi bir Müslüman olabilir? Kur’an mealinde ayetlerin orijinalliğini bozarak sonlarına İncil’den parçalar koyan bir anlayış ne ölçüde samimidir? Müslüman her şeyden evvel önüne konan kamuflajları fark edebilmeli, okumalı ve düşünmelidir.

 



Bu yazı 590 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Mart 2020 Virüslü Genel Manzara
    • 4 Şubat 2020 İstanbul Kanalı Üzerine
    • 1 Ocak 2020 Milli Marşımıza Ve Türkçeye Yapılan Saygısızlık ve Bir Sapıklık Örneği
    • 26 Kasım 2019 Aranan Bir Kayıp: İnsan Hakları
    • 7 Şubat 2019 Türk Dünyasının Bazı Sorunları
    • 9 Ocak 2019 Ümmet Soslu Yeni Türkiye Oyunu
    • 21 Aralık 2015 Türklüğün Gururu Prof.Dr. Aziz Sancar
    • 24 Kasım 2015 Iğdır'da 42. Şura
    • 5 Eylül 2015 Psikolojik Savaş ve İstikrar
    • 14 Temmuz 2015 Koalisyon Mecburiyeti
    • 23 Nisan 2015 Seçim Öncesinin Gündemi
    • 9 Şubat 2015 Başkanlık Sistemi Tuzağı
    • 1 Aralık 2013 1920 Ve 1923 Ruhları
    • 4 Ağustos 2013 İleri Demokraside İlerlerken !
    • 12 Haziran 2013 Kosova ve Balkan Gerçeği
    • 30 Nisan 2013 Çözüm ve Barışın Arka Planı
    • 8 Nisan 2013 Çelişkiler Yumağı
    • 30 Mart 2013 Ters İşleyen Barış Süreci
    • 10 Mart 2013 Türke Karşı Irkçılık
    • 15 Ocak 2013 Teröre Ödül mü Veriliyor?

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,337 µs