En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
24 Ocak 2010

Şeytanın Telkini: Allah Nasıl Olsa Affeder



İbadete ilişkin konularda çevrenizdeki insanların tevillerine mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Bazısı henüz çok genç olduğunu, şu an hayatını yaşayıp, ileriki yaşlarda tevbe ederek ibadet etmeye başlayacağını söyler, bazısı da cehennemin şu ana kadar yaşayan bütün kötü insanları alamayacağını düşünüp, nasılsa Allah affeder diye kendisini avutur. Kimi ölümden sonraki ahiret hayatına inanmaz, kimi de ölümün kendisinden çok uzak olduğunu zanneder. Cehennemde cezasını çektikten sonra, sonunda mutlaka cennete gireceğini zannedenler de çoktur.

Bütün bu gerçek dışı düşünceleri insanlara telkin eden şeytandır. Allah’ın yolundan insanları alıkoymaya and içen şeytan, görevini yaparken çok zekice taktikler uygular. Allah’ın izni ile zayıf karakterli insanlara dünya hayatının süslü ve çekici yönlerini gösterip, çoğu zaman onları Allah’ın adı ile kandırır.

İnsanların büyük bölümü Allah’ın varlığından haberdardır ve O’na inandıklarını söylerler. Ancak Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemedikleri için, O’nun affeden, merhamet eden sıfatlarını bilir, fakat kahreden, intikam alan, azap eden sıfatlarını görmezden gelirler.

O, kulları üzerinde kahredici (kahhar) olandır. Size koruyucular gönderiyor. Sonunda sizden birinize ölüm gelip çattığı zaman, elçilerimiz onun 'hayatına son verirler.' Onlar (bu işte, ne eksik ne fazla) kusur etmezler. (En’am Suresi -61)

Andolsun, biz senden önce kendi kavimlerine elçiler gönderdik de onlara apaçık belgeler getirdiler; böylece biz de suçlu günahkarlardan intikam aldık. İman edenlere yardım etmek ise, bizim üzerimizde bir haktır. (Rum Suresi -47)

Düştükleri bu yanılgı sonucunda da, Allah’ın razı olmadığı bütün tavırları rahatça gösterir ve bundan dolayı bir pişmanlık veya rahatsızlık duymazlar. Allah’ın adını kullanarak insanları yoldan çıkaran şeytan, insanlara kötülükleri rahatça yapıp edebileceklerini, tevbe imkânları olduğunu ve Allah’ın nasılsa affedeceğini telkin eder. Akıldan yoksun olan insanlar da bu vaade inanır ve asla günahtan ve haramdan sakınmazlar. Yüce Rabbimiz, aldatıcıların, Allah’ın adı ile kandırması konusunda insanları şu şekilde uyarmıştır:

Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın va'di haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcı(lar) da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın. (Fatır Suresi -5)

İnsanların çoğu, aldıkları bu telkinle dünya hayatının bütün zevklerini hiç düşünmeden tüketirler. Ölümün yaklaştığını hissettikleri anda da tövbe etmeyi planlar ve ahirette de bağışlananlardan olacaklarını zannederler. Yüce Rabbimiz, sonsuz bağışlayıcıdır ancak bu, bir hata işleyen ve fark ettiğinde bu hatasından hemen dönen ve tekrar etmemek için gayret gösteren akıl ve vicdan sahibi kullar için geçerlidir. Bir ayette Rabbimiz bu gerçeği şu şekilde açıklamıştır:

Allah'ın (kabulünü) üzerine aldığı tevbe, ancak cehalet nedeniyle kötülük yapanların, sonra hemencecik tevbe edenlerin(kidir). İşte Allah, böylelerinin tevbelerini kabul eder. Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır. (Nisa Suresi -17)

Hayatı boyunca Kuran ahlakına uygun yaşamayıp ölüm anında tevbe eden ve inananlar için ibret olan Firavunun durumu, ayette şu şekilde haber verilmiştir:

Biz, İsrailoğulları'nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri azgınlıkla ve düşmanlıkla peşlerine düştü. Sular onu boğacak düzeye erişince (Firavun): "İsrailoğulları'nın kendisine inandığı (İlah'tan) başka İlah olmadığına inandım ve ben de Müslümanlardanım" dedi.

Şimdi, öyle mi? Oysa sen önceleri isyan etmiştin ve bozgunculuk çıkaranlardandın. (Yunus Suresi -90, 91)

Çevrenizde Allah’ın bir kısım emir ve yasaklarını uygulayıp, diğer kısmını ise göz ardı eden insanlara çok rastlamışsınızdır. Çoğu zaman uyguladıkları kısmının kendilerinin cennete gitmesi için yeterli olacağını, güçlerinin bu kadarına yettiğini ve kalan kısmını da Allah’ın affedeceğini söylerler. Bu kişiler bu tavırlarıyla, yaptıkları ibadette Allah’a minnet etmektedirler. Oysa farkında olmadıkları çok önemli bir konu vardır ki, insanın iman ve ibadet etmeye kendisinin ihtiyacı olduğudur. “... Allah hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır...” (Bakara Suresi – 263) , ayetinde belirtildiği gibi, Allah’ın, hiç kimsenin ibadetine ve kulluğuna ihtiyacı yoktur. Bu konu bir ayette Rabbimiz tarafından şöyle açıklanmıştır:

Müslüman oldular diye sana minnet etmektedirler. De ki: "Müslümanlığınızı bana karşı minnet (konusu) etmeyin. Tam tersine, sizi imana yönelttiği için Allah size minnet etmektedir. Eğer doğru sözlüler iseniz (bunu böyle kabullenmeniz gerekir.)" (Hucurat Suresi - 17)

Yaşadığımız her günün son günümüz olabileceğini, tevbe etmeye fırsat bulamadan kendimizi Allah’ın huzurunda hesap verirken bulabileceğimizi, son pişmanlığın ve keşke demenin fayda etmeyeceği o günü asla unutmayalım.

ibrahimakn@hotmail.com



Bu yazı 615 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,234 µs