En Sıcak Konular

Muharrem Günay

Sıddıkoğlu
Muharrem Günay
11 Şubat 2020

Köni Eğri Bolsa / Adalet Eğrilirse Kıyamet Kopar



            Yüce Allah Kur’an-ı kerim’de “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” (Hud/112);  “Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri (devlet yönetimini), ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor.” (Nisa/58) ayetleriyle dosdoğru olmayı devlet yönetiminde emanetleri ehline vermemizi ve insanlar arasında mü’min kâfir ayrımı yapmadan adaletle hükmetmemizi emreder.
            İslam’da devlet iki önemli temel üzerine kurulur. Bunlardan birincisi Allah’a iman, ikincisi adalettir.
             Peygamber Efendimiz (s.a.v.):“Allah’tan korkun, adâletten ayrılmayın, yerle gök adâlet üzerine kurulmuştur.” Hadisi ile adaleti emretmiştir. Adalet: Her şeyi düzenli ve dengeli yapmak, yerli yerinde davranmak, her şeyin hakkını vermektir. Adalet zulmün zıddıdır. Allah’a eş ve ortak koşmaktan sonra en büyük zulüm haksızlık ve adaletsizliktir.  İslam dininde adalet: Dini, dili, ırkı, rengi, kültürü, mevkii ve bilgi farkı gözetmeden insan olmaları yönünden eşit davranmak ve insanlara haklarını vermektir.
              yette de mealen şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun, kendiniz veya ana babanız veya en yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun. Haklarında şahitlik yaptığınız kimseler, gerek zengin ve gerek fakir olsunlar. Allah onlara sizden daha yakındır. Onun için haktan ayrılıp da nefsinizin arzusuna uymayın. Eğer adaleti yerine getirmekte veya şahitlikte dillerinizi eğer-bükerseniz veya büsbütün yüz çevirirseniz, hiç şüphesiz Allah, ne yaparsanız hakkı ile haberdardır.” 2 (Nisa 4/135)
            “Ey iman edenler! Allah için adaleti (hakkı) ayakta tutan (hâkimler), adalet timsâli şahitler olun. Bir kavme ( Topluluğa)duyduğunuz kin sizi adaletten ayırmasın… “ (Maide suresi 8. Ayet)
            Bu ayetlerden de anlaşılıyor ki, adaletin haricine çıkan kimse zalimlerin arasına dâhil olur ve cezasını görür.
            Yüce dinimiz İslâm’a ve Türk töresine göre Yüce Allah insanı "adalet" için, "adaletin/kanunların tatbiki" için idarecilik makamına getirir. "Beylik" yani idarecilik törenin, adaletin ve hukukun uygulanması için konmuştur. Bu düşünceler Kutadgu Bilig' adlı eserde şöyle anlatılır:
            "Kanun ve adalet ile ülke genişler ve dünya düzene girer; zulüm ile ülke eksilir ve dünya bozulur."(b. 2034) " “Adalet eğrilirse kıyamet kopar." (b. 808)
            Ünlü Selçuklu veziri Nizamül Mülk meşhur eseri Siyasetnâme’de:
            “Bir melik (devlet başkanı-İdareci) inkâr ve küfürle (imansızlık ve kâfirlikle) ayakta kalır; Fakat adaletsizlikle ayakta kalamaz” der.
           
            Muhammed’in Kızı Fatıma Bile Hırsızlık Etse Onun da Elini Keserim

            Başta Sevgili Peygamberimiz olmak üzere o’nun  halifeleri özellikle Hz. Ömer adalet konusunda bizlere örnek olmuşlardır.
            Kureyş eşrafından bir kadın hırsızlık yapmıştı. Suçu sabit olunca, kabilesinin büyükleri bir araya gelerek Hz. Peygamber (s.a.v.)in huzuruna çıktılar:
            “- Ya Resûlullah kızımızın kısası yapılırsa bu bizim için bir zül olur. Onu affediniz diye yalvardılar. Efendimiz (s.a.v.):
            “Allah’a yemin ederim ki, eğer Muhammed’in kızı Fatma bile hırsızlık etse, onun elini keserim.” buyurdular.
            Diğer bir hadise:
            Hz. Ömer (r.a.)in hilâfeti zamanında oğlu bir suç işlemişti. Durum, Hz. Ömer’e bildirildi. Hak ve adalet güneşi olan, şehamet ve celâdet sahibi Hz. Ömer, oğlunu muhakeme etti ve nihayet hüküm verildi. Kısas yapılacaktı. Bu, Allah’ın emri ve Kur’an’ın hükmüydü.
            Hz. Ömer tereddütsüz, hükmü icra edecek… Sahabelerin gözleri dolu… Kadın ve annelerin gözleri yaşlı… Hakkın karşısında bütün başlar eğik.
            Kısas tatbik edilip, ceza üçte ikisini geçtikten sonra oğlunun güç ve takati kesilmişti. Hararetten ve susuzluktan perişan bir vaziyetteydi. Gözleriyle babasını aradı. Şefkat dolu bakışlarla yüzünü babasına çevirdi, perişan ve bitkin bir sesle:
            “Baba su.. Bir yudum su…”dedi.
            Adaletli Ömer, hak ve hakikati incetmeyen o büyük insan, oğluna seslendi.
            “Oğlum… Cezan bitinceye kadar sana su verilmeyecektir. Eğer sonuna kadar dayanır, ölmezsen; hakkındır, veririz içersin suyunu. Eğer cezan bitmeden ölürsen, gider suyunu cennette inşallah Resulullah’ın yanında içersin.
            Hz. Resulullah (s.a.v.) Ömer ne yapıyor diye sorarsa sen de:
            “Ya Resulullah! Ömer, Kur’an’ı okuyor ve hükmünü tatbik ediyor dersin”
            Adalet, dinin, devletin temelidir. Şunu hiç kimse unutmasın ki; Zulüm ile âbad olanın sonu berbat olur.





Bu yazı 4,273 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 8 Ağustos 2020 Allah İnsanı Yarattı Ve Ülkülerle Donattı
    • 19 Temmuz 2020 Allah Tuzak Kuranların Tuzaklarını Başlarına Geçirendir
    • 20 Haziran 2020 Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşması'nda Yunus Emre'nin Rolü
    • 30 Mayıs 2020 Fatih'in Şahsiyeti Nizam-ı Alem ve İ'lay-ı Kelimetullah Ülküsü
    • 23 Mayıs 2020 Bayram Namazının Kılınışı ve Evde Kılınma Durumu
    • 23 Mayıs 2020 Lider ve Fikir Adamlarımıza göre Milliyetçilik (2)
    • 23 Mayıs 2020 İslam'da Millet ve Türk Milliyetçiliği (1)
    • 20 Mayıs 2020 Türkçülük Anlayışımız ve Bu Anlayışa Saldıranlar
    • 16 Mayıs 2020 Fıtır Sadakası
    • 3 Mayıs 2020 3 Mayıs Türkçüler Günü
    • 2 Mayıs 2020 Türk Tasavvuf Ekolünün Kurucusu Hacı Bayram-ı Veli?
    • 22 Nisan 2020 Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi
    • 13 Nisan 2020 Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu - Kuruluşta Tasavvuf ve Tarikatların Rolü
    • 7 Nisan 2020 Berat Gecesi
    • 3 Nisan 2020 Tarihin Haklı Çıkardığı Lider TÜRKEŞ
    • 27 Mart 2020 Satuk Buğra Han ve Hz.Muhammed
    • 20 Mart 2020 İsra Miraç ve Miraç Kandili
    • 1 Mart 2020 Cihad Her Müslümana Kıyamete Kadar Devam Edecek Bir Farzdır
    • 11 Şubat 2020 Köni Eğri Bolsa / Adalet Eğrilirse Kıyamet Kopar
    • 3 Şubat 2020 Tevekkül: Çalışmak Nafile Namazdan Daha Kıymetlidir (3)

    Yazarlar


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,352 µs