En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
15 Ağustos 2016

Kemirgenler İnsanımsılar ve İnsanlar



İnsanların kafası karışık. Ne nedir, kim kimdir, neler olacak endişe ve merak konusu.

Peki neden böyle? Böyle olması doğal mı?  Doğal çünkü insan düşünen ve her canlı gibi önce kendini ve yakınlarının çıkarını düşünen bir varlık. 

 

Tarih boyunca insanın insan, hayvanın ise hayvan olarak anlam kişilik ve kimlik kazanması için mücadele eden insanlar olmuştur. İnsan gibi insanlar büyük bedeller ödemişlerdir.

 

Kemirgen türü özellikle taşıyan insanımsı hayvanlar; DNA'larında bulunan kozmik bozulma nedeniyle genetik mutosyona uğruyorlar. Yani kimlik ve kişilik olarak insandan hayvanlaşmaya doğru evrim devam ediyor.

 

İnsanlarla aynı biyolojik yapıda olmasa da hayvanlar aleminde isimlendirdiğimiz ancak aynı özellikleri kimlik ve kişilikleri taşıyan haşere ve kemirgenler vardır.

 

Bunlar; Fare, Sıçan, Arı, Kara Sinek, Hamamböceği, Kalorifer Böceği, Bit, Akrep, Karınca, Pire, Örümcek, Cırcırböceği, Kene, Tahtakurusu, Kırkayak, Güve, Kızılgöz, Kulağakaçan, Yarasalardır.

 

Şöyle bir çevremize bakalım. Biyolojik olarak bunların asıllarını görürüz. Ama bir de biyolojik olarak değil de, insan suretinde ama davranış kodları açısından aynısını görürüz.

 

Birçok ucube tiplerde benzeri sapmalar görülür.

 

İnsan ve insanımsı hayvan karakterine sahip insanlar arasında iletişim sürmektedir. Kertenkele, yılan, akrep, çıyan, kırkayak, kene, çekirge, arı, at sineği, yarasa vb. tüm kan emen, kemiren zehirli haşerat türleri etkili ve yetkilidir artık.

 

Kalorifer böceği, karınca, bey böceği, hamam böceği, tesbih böceği gibi kabuklu böceklerden başka bit, pire, tahtakurusu gibi kan emen haşeratta toplumda üremektedir.

 

Fabrikalarda gece çıkan yangınların en büyük nedeni farelerdir. Elektrik kablolarının içindeki pudrayı keşfedip kemirirler ve kısa devre oluşup, genellikle gece de müdahale edecek kimse bulunmadığından maalesef fabrikalar kısa sürede kül olur.

 

Gıda imalathaneleri; hem farelerin ve hem de böceklerin en çok sevdiği mekanlardan biridir. Her gün ilaçlansa bile duvar içleri ilaçlanamayacağı için, böcekler üremeye devam ederler.

 

Bilinçli insan, merkezi bir yerde olduğu andan itibaren fare böcek girişi tamamen kesilir

 

Haşere önleme sistemine sahip insanlar; farelerde ve diğer kemirgenlerin, beyin otomatik reflekslerini birkaç saniye içinde bozarak, etki alanına girme eylemlerine son verebilir.

 

Bu ani etki mekanizması sonucu; içerde önceden yuvalanmış fare ve diğer kemirgenler, hastalanmakta, üreme, uyku, beslenme, düzenleri bozulmaktadır.

 

Kın kanatlı yürüyen ve uçan böcek türlerinde, böceklerde etkili olan, havadaki dalga salınımının karakteristik gücü, onları uçamaz, yürüyemez, çiftleşemez, uyuyamaz hale getirir.

 

Fare zehirleri hemen öldürmez. Bu sürede içerideki fareler yavrulayabilir ve dışarıdan da sürekli yeni fare girme ihtimali vardır.

 

Böcekler iç mekâna girmek için sadece kapı ve pencereyi kullanmazlar. Daha ziyade elektrik tesisatının içinden tüm binayı dolaşırlar.

 

Bilinçli insan; duvar içlerinde yaptığı bilgilendirme ile bu dolaşmaya vize koymalıdır. Betonarmeyi de etkileyerek böceklerin duvar içlerindeki barınma ve üremesine son vermelidir. Onların tamamını ortaya çıkartmalıdır.

 

Bit, pire, tahta kurusu gibi kan emen haşeratın ilaçlamayla bitirilmesi nerdeyse imkânsızdır. Nedeni; yumurtadayken zehir tesir etmez ve yumurtanın içinde uzun süre çıkmadan dayanabilirler.

 

Bilinçli insan; kısa süre de haşereler topluluğunun tüm yumurtalarını patlatarak yavruları çıkartmalı ve yapılacak sıkı bir ilaçlamayla da tamamiyle bitirilmesini sağlamalıdır.

 

Günün Sözü: İnsanın insan olması, akıl, bilim sahibi olması ile mümkündür. 



Bu yazı 89 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,919 µs