En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
8 Ağustos 2016

Gurur Kibir ve Yıkım



GURUR, KİBİR  VE YIKIM


Canlı organizmalar; beyne sahiptir ve her biri kendi kodlarında düşünür. En gelişmiş olan organizma insanlardır.
 

İnsan; ego, gurur ve kibirle toplumu doğayı katlediyor. Her siyasi akımın, her dinin, her ideolojinin; yaşam felsefesi, bilim, adalet, güvenlik, ahlak, paylaşım anlayışı farklıdır.

 

Bu farklıkların bir arada barış içinde olması için varılan temel gerçeklik, evrensel değerler, hukuk devleti, sosyal devlet anlayışı ile özgürlüklerin temel insan hakkı olduğu kabulüdür.

 

Farklılıkların bir arada yaşaması huzur güven içinde bir arada yaşaması için yer alan temel gerçeklik budur. Peki dünya geneli böyle bir düzen içinde mi?

 

Kendini değil de başkasını sorgulama, ben ve öteki ayırımcılığı genlere işlemiş durumda. Bu da kin, nefret, öfke, beğenmeme, yoketme içgüdüsünü harekete geçiriyor.

 

Ötekileştirme, düşman algısı, zıt bakış ve yaklaşım; güven huzur veren barışı bozuyor.

 

Egoistce lüks yaşam arzusuna tapınan, yönelen toplumlar; katliam, savaş, ölüm, yıkım, çevre, sağlık, paylaşım, kültür ve iklim felaketlerini yaşamaktadır.

 

Bir çok ülkede, reform, değişim, açlık çığlıkları yükselmektedir.

 

Foton kuşağına giren dünya; doğa, çevre, iklim değişimiyle yaşanabilir olmaktan uzaklaşma sinyalleri veriyor. Bencilce egosuyla düşünen, bakanlar için bunların bir anlamı yoktur. Dogmatik kabulleriyle gelen ilgisizlik, duyarsızlık vardır.

 

Oysa; birçok doğa olaylarıyla yıkımlar yaşanmış, toplumlar çökmüş, uygarlıklar yıkılmıştır.

İnsanlardan kaynaklanan sorunlar, doğa’dan gelenler, fizik ötesi güçten gelenler sonuçta aynı sonucu doğurmuştur. Ölüm ve yıkım. 

 

Ahlaksızlık, zulüm, adaletsizlik, bilimsizlik ve bilgisizlik, felaketleri tetikler.

 

Savaşlar, hastalıkların çoğu, çevre, iklim, deprem, su taşkınları insan tetiklemesindendir.

Benlik, ego, kıskançlık, çekememezlik, güç, iktidar olma hırsı, felaketlerin temel nedenidir.

 

Ekonomik savaşlar, insan eliyle olan yapılaşma, sanayi teknolojinin kötüye kullanımı;  çağdaş insanın karşılaştığı en büyük sorundur. 

 

Varlıkları aleminin ahenkli uyumlu yapısı, işleyişi; akıl ve bilimle algılandıkça, insanoğlunun gerçeklere varması da o oranda hızlanmaktadır.

 

Lüks yaşam, gurur, kibir ve gösteriş uğruna,

Bencillik, zevk, sefa, arzulara tapınma pahasına,

Egemenlik, üstünlük, tahakküm etme, egolar uğruna,

Böbürlenme, kurnazlık, köşe dönmece, haksız kazançla yaşam katlediliyor.

 

Önce havayı, suları, toprağı bozduk,

Sonra, molekülleri, hücreleri, genleri bozduk,

Sonra, metal ve ametalleri, toz edip, canlı dokulara sapladık,

Daha sonra, radyasyon, elektromanyetik, elektronsal canlı dokuları bozduk.

 

Allen kuşakları etkilenip, iklimler değişti, karbon salınımı çoğalıp atmosferi aştı,

Flora, clora, gazlarla, ozon'u delip, dünya’nın dengesini bozduk, uzaydan radyasyon kaptık.

Ahlak, sağlık, çevre, gıda, hava, su, toprak çoraklaşınca, hastaneler ve kavgalar çoğaldı.

 

Devletler, halklar, hayvanlar, bitkiler, olumsuz etkilendi ve yakınıyorlar.

Tarım alanları, hayvancılık, meyve, sebze ve ürünler azalınca, kavgalar artıyor.

Ekonomisini, iç çekişmelere, savaşa, lükse, harcayanlar iflas ediyorlar.

Evrenin yasalarına, doğaya, çevreye, atomlar alemine uymayan insanoğlu, intihar ediyor.

 

Günün Sözü: Ahlak, özgürlük, eşitlik, adalet, dürüstlük, paylaşım insanların temel özlemidir.



Bu yazı 92 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,284 µs