En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
21 Mart 2016

Uyanış Diriliş ve Milli Strateji



Aydınlar, siyasetçiler, gazeteciler, gaflet ve dalalet içindedir.

 

Millet adına, ülke adına, herkes için konuşmaları gerekir. Konuşmuyorlar, halkın içinde görülmüyorlar. Cesaretsiz, pısırık, mıymıntı tiplere dönüştüler..

 

Kimileri; konuşarak, kimileri yazarak, herkes çalışıyor. Ancak; kimliksiz, kişiliksiz yalancılar, riyakarlar, işbirlikçiler, dönekler, liboşlar, daha etkin olmaya devam ediyorlar.

 

Türk Milleti’ne kin ve nefret kusan ihanet yapılanmaya ve sinsi hain işbirlikçi güce karşı mevcut partilerle, lider ve kadrolarla netice alma olanağının kalmadığı ortaya çıkmıştır.

 

Çağdaşı; kimliksiz kişiliksiz yaşamakta

Milliyetçisi; sloganlara takılı kalmış okuma, öğrenme, anlatma sıkıntısında.

Solcusu; yüzyıl öncesinin kavram tartışmasında, toplum değerlerine yabancı

Liberali; küresel sermayenin sözcülüğünde, sömürü peşinde.

Zengini; zevk ve safa içinde servetine servet katmakla meşgul.

Fakiri; çaresiz, yardım alma peşinde.

Döneği; nemalanma peşinde.

İşbirlikçisi; efendilerinin emirlerini yerine getirmede hata yapmama çabasında.

Dincisi; din istismarcılığı yaparak dünya zevki ile meşgul,

Milletvekili, bürokratı; oh yan gel de yat cümlesini tekrarlamakla meşgul.

Rejim baronları, ideoloji baronları, çağdaş baronlar, din baronları, cemaat baronları dünyalıklarla meşgul.

Askeri; düşman kim, nerede arayışı ile şaşkınlık içinde.

Toplum, yetmiş fırkaya bölünmüş ama çekişme ve tepişme devam ediyor.

 

Bozuk düzen; insanların şaşkınlıkla izler hale geldiği acı gerçekler düzeni’dir.

 

Bozuk düzenin çanak yalayıcıları,

Bozuk düzenin haram rantlarına talip olanlar,

Bozuk düzenin kirli nemalarından yararlananlar,

Bozuk düzenin haram kemiklerini yalayanlar,

Bozuk düzenin ganimetlerinden nasiplenenler,

Bozuk düzen çok kötü diyenler,

Bozuk düzen yıkılsın, yerine iyisi gelsin diyenler,

Bunların çoğunun şimdi sesleri solukları çıkmıyor.

Bozuk düzenin zehirli nimetleri onları semirtti.

Haram yiyiciler, devletin milletin, saçı bitmedik yetimlerin haklarını yemeye devam ediyor.

Yağma, talan, vurgun gece gündüz devam ediyor.

Otuz sene önce içmeye ayranı olmayanlar bugün yedi yıldızlı hayat sürüyorlar.

 

Kokuşmaya, yolsuzluklara, haksızlıklara, haram yollarla zengin olmaya karşı muhalefet etmeyenler; aksine yalakalık, yağcılık, pohpoh, dalkavuklukluk yapanlar vasıflı ve dürüst vatandaş değildir, gerçek aydın değildir.

 

Sözümüz söz, kararımız karardır.

 

Türkiye Devleti’ni; milletin kanıyla, irfanıyla kurduk Dolayısıyla biz nigahbanız, bekçiyiz, sahibiz. Kimsenin endişesi olmasın. Bizim azımız çoktur. Önemli olan muktedir olmaktır. Biz her zaman muktedirdik, Türkiye insanı her zaman muktedirdir. Bu memleketi vatan bilen, bu milleti kendi milleti bilen herkes için konuşacağız. Herkesin hakkı, eşitliği için biz kendimizde söz hakkı buluruz.

 

Göz olup göreceğiz.

Kulak olup dinleyeceğiz.

Dil olup anlatacağız.

Kalem olup yazacağız.

Ayak olup gideceğiz.

 

Biz neyi anlatacağız? Garip-gurebaya, fakir-fukaraya, cahil-cühelaya, işbirlikçileri, dönekleri, liboşları, istismarcıları, kimliksizleri yani gerçekleri anlatacağız.

 

Biraz daha yüksek sesle, belki biraz daha çok, gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz.

Bizler; herkesin umutla beklediği o SES’iz. Bundan sonraki süreçte gereğini yapacağız.

 

Sözümüz yine söz.

Biz Türk Milleti’nin SESİYİZ.

Bu ses, vatan sathında yankılanacaktır.

 

Günün Sözü: Bilen, planlayan, sakin olan kazanır.



Bu yazı 62 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,835 µs