En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
2 Şubat 2016

Kişilik Dönüştürme Stratejisi



İnsanların fizyolojik yapıları, biyolojik yapıları farklı olduğu psişik yapıları da farklıdır. Konuşmaları, davranışları, sevinçleri, üzüntüleri, tepkileri, heyecanları da farklıdır.

 

Birçok insan yetiştirildikleri karanlık düşünce atmosferlerinde insanımsı robot olmanın gereğine göre konuşuyor, yazıyor, hareket ediyor.

 

Kin, nefret, öfke içinde, düşünce ve yaşam biçimine davet haykırışlarını izlerken, insan, dünya’da yeni bir canlı türü mü şekillendi, şekilleniyor sorusunu sormadan edemiyor.

 

Silahla işgal edilemeyecek, edilse bile sonuç alınamayacak toplumlara yönelik, biraz uzun bir süreçte farklı yöntemler uygulanıyor. Çocukluktan başlayan ve ustalıkla yerleştirilen simge, sembol ve imajla oluşturulan zihinsel işgal, toplumları değerlerinden birikimlerinden vazgeçiriyor. Kabul ettirilen düşünce ve yaşam tarzı, birçok sosyal hastalık üretiyor.

 

İnsan; karanlık bir düşünce içinde, insani değerler dışı savaşla karşı karşıyadır. Niçin karanlık? Çünkü bu savaş gözleri kör ediyor, gerçekleri göstermiyor. Gösterilen boş hayallerle insan, zaman tüketiyor. Düşmanın kim olduğunu, nerede olduğunu göremiyor. Hangi silahla, nasıl ve nereden saldırıldığını da bilemiyor. Doğrudan beynine saldırıyorlar. Beş duyusunu ve zihnini gizlice ele geçiriyorlar. Algı’yı oluşturan iletişim kaynakları elden gidiyor, öylece bakıyorlar. Sonuçta algı giderek değişiyor.

 

İnsanı insan yapan değerler elden giderken, beyne ve algıya bunun özgürlük, demokrasi, zenginlik olduğu yazılıyor. Özgürlük maskesiyle bütün yaşam kaynakları ve özgürlük alanları elden giderken, beyni uyuşturulmuş seyrediyor. Akıl tutulması işte bu! Her çeşit göz boyama ve aldatma sonucu dostu düşman, düşmanı da dost görmeye başlıyor.

Bu karanlık savaş, insanı kendisinden bile şüpheye düşürüyor. Toplumsal paranoya ve şizofreni olmaya zorlanıyor. Bundan daha karanlık savaş olur mu?

 

Bu karanlık savaşın hedefi; derin aklı ve beyni önce dağıtmak, sonra kendi gayesine uygun olarak yeniden oluşturmak. Bunun için de öncelikle aydın, sanatçı, toplum önderleri ve bilim adamlarının beynine küresel şifreler koyarak yeni beyinler devşiriyor.

 

Bu yüzyılda bu sistem; fabrika gibi çalışıyor ve geleceğin karar vericilerini yetiştiriyor. Stratejik yerlerin bu beyinlerle sessiz ve derinden ele geçirilmesi, her çeşit işgalden daha kolay ve etkili bir yöntem. Bu karanlık akıl oyunuyla belirlenen ise yaşam tarzı oluyor.

 

Bilinçaltına gönderilen sinyallerle beyinler yıkanıyor, geleceğin küresel robotları hazırlanıyor. İnsan ve toplumun yaşam tarzını kurgulamanın en kestirme yolu budur.

 

Medya’da zihinsel işgalin her çeşidi kolayca görülebilir. Bu yöntemin en etkili olduğu dönem ise gençlik dönemidir. Siyasi partiler, AVM’ler, dernekler, vakıflar ise yeni mabedlerdir.

 

Algılanması istenen nesneler; sevgi ve güven sözcükleri içine gizlenerek reklamlar ve değişik programlarla sunulur. İnsanın zihinsel bariyerleri kolayca geçilerek telefondan, kolalı içkilere kadar yaşam tarzına girmesi istenen her şey, zihinlere kök hücre nakli gibi ekilir.

 

Beyinlere binlerce kere aşılanan sözcüklerle ilişkilendirilen görüntü ve kurgular, insanı hayata bağlayan vazgeçilmeznesneler olur. Onlarsız hayat artık mümkün değildir. Tek yönlü eğitilmiş insanlar, bu nesnelerin zararlı olabileceğini idrak edemez.

 

Bu nesnelerin zararlı olduğu idrak edilse bile iş işten geçer ve bu alışkanlıklar hayatın parçası olur. Artık insanı yaşadığı dünyaya bağlayan bu nesnelerdir ve bunlar olmadan yaşamak anlamsızdır. Bunların yan etki ve zararları bile unutulur, bağımlılık benliği esir alır.

 

Beyinlerin bu şekilde programlanması, özgürlükler açısından endişe vericidir. Beyinlere sürekli aşılanan bu tehlikeden,  selocanlarımızı yani, küresel robotlara dönüştürülmeye çalışılan canları, nasıl koruyabiliriz, ne şekilde uyandırabiliriz?

 

Yaşananları bir de bu açıdan değerlendirsek, ne yapılması gerektiği, daha iyi anlaşılmaz mı?

 

Günün Sözü: Haksızlık yapan bedelini ödemek zorunda kalır.



Bu yazı 81 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    13,016 µs