En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
25 Ocak 2016

Hubris-Kibir Sendromu ve Mitomani Hastalığı



İnsanlık toplum yaşamına geçtikten sonra yöneten-yönetilen, egemen-güdülen, zengin-fakir ikilemesi içinde yaşamışlardır. Aydınlar, bilim adamları, sanatçılar ve sonraki dönemde medya mensupları, dengenin kurulması için insan hak ve özgürlüklerinin laik ve hukuk devleti düzeninde sürmesi mücadelesi vermişlerdir. Ancak mutlak egemen olmak, iktidar gücünü otoriter yönetimle sürdürmek isteyenler, farklı hastalıklı kişiler de olmuştur. Tıp dilinde bunların başında gelen hastalıklar, mitomani ve hubris ile açıklanmaktadır.

 

Mitomani Hastalığı;

Mitomani yalan söyleme ve en önemlisi de söylediği yalana gerçekten inanma hastalığıdır.

Mitomanikler, suçluluk psikolojisinden kurtulamazlar. Her şeye bahane uydurma durumu, zaman içerisinde büyük yalanlara yol açar.

Bazı kişilerin iddia ettikleri olayın gerçekleşmediğini bilerek kalabalıklar önünde yalanın rahatlıkla haykırılması Mitomani hastalığındandır.

Mitoniklerin yalanı ortaya çıkınca doğruluğuna herkesi inandırmak için daha büyük yalana başvurur ve kontrollerini kaybederler.

Mitoniklerin yalanı ortaya çıkınca kontrolü kaybeder, yeni bir iddia da bulunur. Ancak o iddia da onun dediği gibi değildir.

Mitomanik biri söyleyeceği yalanı olduğuna inanarak söyler.

Mitonikler; iddialarının yanlış olduğunu bilmesi onda suçluluk psikolojisi oluşturduğundan bu yalanla işin içinden çıkacağını düşünür.

Mitomanikler; suçluluk psikolojisiyle hareket etseler de asla vicdan azabı çekmezler. Vicdan azabı çekenler Mitomanik değil demektir.

Mitomanikler; konuşmadan duramazlar. Her gün mutlaka bir yerlerde kendilerini yalanlarla anlatma fırsatı oluştururlar.

 

Hubris Sendromu-Kibir Sendromu

Bazı insanlar; kazandıkları paralar, zaferler, unvanlar, makamlar, seçimler ve şöhret olmakla aldıkları övgülerle farkında bile olmadan Hubris Sendromu’na kapılırlar.

Hubris Sendromu; genelde kibir sendromudur. Sendroma kapılanlar kendilerine kutsiyet atfeder, yanındakilerde buna inanır ve başkalarını da inandırmaya çalışır.

Sadece diktatöryel sistemlerde değil aynı zamanda demokratik ülkelerde sürekli kazanılan seçimlerle liderler Hubrisolurlar. Bunlar krizler, savaşlar, ekonomik ve siyasi felaketlerle beslenirler.

Hubrisler; para ve makamı kendi menfaatleri için kullanıp itibarlarını arttırmak ve kendilerini yüceltmek için her yolu mübah görürler.

Hubrisler; kendilerini millet yerine koyarlar. Şahsına yapılan eleştirileri mesleğine, unvanına makamına, şöhret olmasına, topluma yapılıyor diye lanse ederler.

Hubrisler; normal faaliyetleri kutsayarak anlatırlar. Yaptıklarını anlatırken cennete giden yöntemlerden bahsediyor zannedersiniz

Hubrisler; realiteden uzak bir öz güvene sahiptirler ve muhaliflerini daima hor görürler. Her hubris kendini dünya yıldızı zanneder.

Hubrisler; yanlış uygulamalarını herkese kabul ettirmek için bu uygulamaları maliyeti ne olursa olsun ahlak ve dürüstlük temeline dayandırırlar.

Hubrisler; diğer insanlar ve sıradan mahkemelerin kendilerini yargılayamayacağını ancak tarihin kendilerini yargılayabileceğini savunur.

Hubrisler; kimi kendine düşman görürse onun etrafındaki hubrisler’i tespit edip kullanmayı başarır. Yeni gözdeleri bu hastalıklı tiplerdir.

Hubrisler; kendilerini kutsal görüp yücelten herkese sahip çıkarlar. Bu beklentilerine karşılık bulamazsa yoketme yolunu seçerler.

Hubrisler’in en önemli özelliği beklentilerini karşılamayan dostlarını bir çırpıda harcayıp onlara en ağır iftirayı atmaktır.

Hubrisler’in mücadeledeki yol arkadaşları da hubrislerdir.

 

Toplumlar hubris ve mitomani hastalığına tutulmuş maceraperestler eliyle sarsılır, huzursuz olur. Dikkat etmek gerekir.

 

Günün Sözü: Hırs insanın kişiliğini bozar.



Bu yazı 375 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,388 µs