En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
14 Eylül 2015

İslamcılık ve Fasık-Gafil-Münafık-Zalim



Türkiye seçim sürecinde din, iman, hak, hukuk kavramlar tartışması yapılıyor.
 
Tarikat-cemaatlerde ve aynı çizgide politika yapan siyasilerde liderin ağzından çıkan her söz doğrudur, davranışları tenkite ve eleştiriye kapalıdır. Sözler, eylemler eleştiri kabul etmez.
 
Lider; kendine yönelik eleştiriye sert karşılık verir. Kişiliğinin oluşumunda bu yapının büyük bir etkisi olan kişilerin beyinlerine, liderin eleştirilemeyeceği kazınmıştır.
 
Dünyadaki en yaygın ve tehlikeli hastalıklardan biri; kötü işler yapan insanların yaptıklarını ve hayat tarzını iyi olarak görmesidir veya zenginlik, başarı ve mutluluk için kirli işleri yapmaya kendini zorunlu hissetmesidir. Gafil, münafık ve zalimler; kendi hallerinin farkında olmayan hastalardır.
 
Kuran'da; Allah, zalimler ve münafıkların bu hastalıklarına dair gerçeği bildirmektedir.
 
Kaf, 50/22: Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir. (Öldükten sonra uyanış)
 
Bakara, 8-12: İnsanlardan bir kısmı vardır ki, biz Allah a ve kıyamet gününe inandık, derler. Halbuki onlar, iman edenler değillerdir. Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir. Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elim bir azap vardır. Kendilerine, Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın, denildiğinde, Bizler sadece düzeltenleriz, derler. İyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir. Fakat farkında değillerdir.
 
Bakara, 14-15: (Bu münafıklar) müminlerle karşılaştıkları vakit (Biz de) iman ettik, derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile başbaşa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla (müminlerle) sadece alay ediyoruz, derler. Gerçekte Allah onlarla alay eder; azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
 
Enbiya, 14-15: Bize yazıklar olsun, biz gerçekten zalimlermişiz, dediler. Biz onları, sönmüş kül yığını olarak biçilmiş bir ekin haline getirinceye kadar, hep sözleri bu feryat olmuştur.
 
Enbiya, 45-46: (Ey Rasulüm, kafirlere) de ki: - Ben sizi ancak vahiy ile (Kuran la) korkutuyorum. Amma onlar ne kadar korkutulsalar (faydası yok, çünkü) sağırlar daveti işitmezler. Yemin olsun ki, Rabbinin azabından az bir şey onlara dokunursa, muhakkak şöyle diyecekler: - Vay bizlere! Biz gerçekten zalimlerdik.
 
Enbiya, 96-97: Nihayet Yecüc ve Mecüc ün seddi açılıp da her tepeden saldırdıkları; Ve hak olan vaad (Kıyamet) yaklaştığı vakit, işte o zaman, kafir olanların gözleri hemen dikilecek: Vah bizlere. Biz bundan gaflet ettik, doğrusu kendimize zulmetmiş olduk, diyecekler.
 
Hacc, 45-46: Nice memleketler vardı ki, zulüm yapıyorlarken biz onları helâk ettik de damları çökmüş, duvarları üzerlerine yıkılmıştır (ıssız harabeye dönmüştür). Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş bırakılmıştır. Mekke kafirleri, hiç de yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, bu sebeple düşünecek kalplere, işitecek kulaklara sahip olsalar. Gerçek şudur ki, gözler (görmemek suretiyle) kör olmaz, fakat asıl sinelerin içindeki kalpler (ibret gözleri) kör olur.
 
Al-i İmran, 142: Yoksa Allah içinizden cihat edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız?
 
Bu ayetler; günümüz dincilerinin yobazların anlattıklarını, söylediklerini, İslam diye algılayanlar için bir anlam ifade eder mi dersiniz sanmıyorum. Gözler, kör, kulaklar sağır, kalpler mühürlü ise yapılacak bir şey yok demektir
 
Ancak; bizler yine de uyarmak ve aydınlatmak görevimizi yapmalıyız.
 
Bunun için de; olması gereken tek birleştirici çizgi; akıl ve beş duyu algılamaları ile gerçekler yolunun nerden geçtiğini bulmak ve ona göre hareket alanını belirlemektir.
 
GüNün Sözü: Dogmalar ve hurafeler insanın aklını köreltir, kalbini taşlaştırır, robotlaştırır.


Bu yazı 42 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,448 µs