En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
13 Ekim 2014

Hain Alçak İstismarcı Kim?



Her toplumda bazı kavramlar çok sık kullanılır. İktidar, güç veya servet için yapılan mücadelede ise rakibine yönelik sert aşağılayıcı kavramlar kullanılır. Böylece yandaşlara moral, karşıtlara ise gözdağı verilmek istenir.

 

Ortadoğu toplumlarında siyaset-din-yargı kıskacında iç ve bölgesel savaşa sürüklenmek ve de mutsuz olmak kaçınılmaz bir durumdur.

 

Türkiye’de ve dünyada; yalancılık, döneklik, rüşvet, yolsuzluk, kalpazanlık, haksızlık, adaletsizlik, işbirlikçilik, en çok hangi siyasi ve dini görüşte olanlarda görülüyor?

 

İç savaş, katliamlar, yoksulluk, ayrımcılık, zengin fakir uçurumu, kadın ayrımcılığı, ahlaksızlık, cinsel sapkınlıklar İslam ülkelerinin genel görünümüdür.

 

Halk dalkavukluğu yapanlar; kelimelerle oyun oynamada üstattırlar. Nabza göre şerbet vermek deyimi siyasetçilerin hareket noktasıdır.

 

Halkın ortalama eğitim seviyesi bellidir. Türkiye’de en fazla satılan kitaplar, batılıların yazdığı roman türü kitaplar ve bin yıl önce yazılan İslam’a dair yorum kitaplarıdır. Bin yıldır yeni düşünür yetiştirememiş Müslümanların akılcı değil nakilci anlayışla aynı şeyleri tekrarlayan zihinsel algıyla, bilim ve teknoloji üretemedikleri ortadadır.

 

Aşiret, tarikat ve cemaatler, sosyal hayatın kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş olup, sorgusuz sualsiz itaat/biat kültürü ile nakilci anlayış yaygınlaşmıştır.

 

İnsanlarda; okuduklarını ve dinlediklerini sorgulama alışkanlığı gelişmemiştir.

İnsanlar; İslam’ın kutsal kitabı Kur’an’ı okumuyor, onu yorumlayanların kitaplarını okuyor.

İnsanlar; hacının, hocanın ve mahalle vaizlerinin yalan yanlış söylediklerine itibar ediyor.

İnsanlar; genelde sağduyu sahibidir. Ama dini konuda akan sular durmaktadır. Siz hiç, beyinleri sorgusuz sualsiz itaate şartlanmış insanların yanlış inanışlarını, akıl ve mantık yoluyla değiştirmeyi denediniz mi?

 

Şartlanmış insanlarla; dini konularda akıl ve mantık yoluyla iletişim kuramıyorsunuz. Hepsi adeta buzdan duvar kesiliyor. Sizi dinlemiyorlar bile. Onlar için doğru olan, cami hocalarının ve ev sohbetlerine giderek halkı şartlandıran, siyaset şarlatanlarının söyledikleridir.

 

Eğer; bak kardeşim, filan ayet şöyledir. Bu nedenle dinci siyasetçinin, dinci akademisyenin, dinci gazetecinin ve gezici vaizin söylediği doğru değil. Günaha girmemek için, her söylenene inanma biraz da aklını kullan, deyince, duraksıyorlar.

 

Evet, okuduğunu, dinlediğini ve yaşadığını sorgulamaya alışmış beyinlerin bazı şeyleri algılaması ve akıl etmesi için illa da mitoloji ve hurafeler gerekmediği açıktır. Ama teorik doğrular ile hayatın gerçekleri her zaman örtüşmüyor.

 

Hayatın akışı içinde din çok önemli sosyal bir olgudur. Dini alandaki sorunlar, sorgusuz sualsiz inanmayı ve iman etmeyi gerektirir. Kötü niyetli kişilerin, kendi siyasal ve ekonomik çıkarları için, dini alanı istismar ettikleri ve kitleleri istedikleri gibi yönlendirdikleri gerçektir.

 

Müslüman ülkelerdeki gelişmelere dikkat edilirse; din adına beraber yola çıkanların, bir müddet sonra birbirleriyle dindarlık yarışına girdiklerini ve zaman içinde birbirlerini dinden çıkmakla suçlayıp, katli vaciptir fetvalarıyla yoldaşlarını ve insanları öldürdükleri görülür.

 

Sözde laik fakat özde laik olmayan bir ülkede; tarikatların, cemaatlerin, şeyhlerin, hocaların ve gezici vaizlerin ayetlerle yalan yanlış şartlandırdığı kitleleri, biz ayetlere atıfta bulunmadan akıl ve mantık yoluyla doğruyu gösterip ikna edeceğiz, dersek yanılırız. Böylece dini alanı, bugüne kadar olduğu gibi, din tüccarlarına bırakmaya devam ederiz.

 

Mütedeyyin Müslümanları galeyana getirecek şekilde dini hassasiyetlere saldırmayı laiklik zanneden zihniyet, siyasal İslam’ın, dincilerin değirmenine su taşımaktadır.

 

Laikliğin sözde ve özde özümsendiği ülkelerde; hiç kimse dini istismar etmediği için, hiç kimse de ayetlere atıfta bulunmak ihtiyacını duymaz. Ama teorik doğrular her zaman gerçek yaşamla uyuşmuyor. Yeri zamanı gelince dini kullanan yobazların yanlışlarını ayetlere atıfta bulunarak çürütmeye çalışmak gerekir.

 

Aksi halde, yalancılar, hırsızlar iftiracılar, istismarcılar bildikleri gibi koşturmaya devam ederler. Halkı istedikleri gibi yönlendirirler, din adına çağdaş evrensel değerlerin temellerini dinamitlerler, yerli yabancı bölücülerle işbirliği yaparlar ve çıkarları için halkı soymaya devam ederler.

 

İnsanları akılcılıkla, bilimle aydınlatma her bilinçli insanın temel görevidir.

 

Günün Sözü: En büyük hata, zor yola, hırslı yalancı kişilere güvenerek çıkmaktır.



Bu yazı 64 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,010 µs