En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
2 Nisan 2014

Hırsızlık İdeolojisinin Zaferi



Tarih boyunca insanlar; yaşamlarını sürdürmek için beslenme barınma ve güvenlik için arayışlar içinde olmuştur.
 
İnsanlık tarihi;
Ezen ezilen,
Aldatan aldanan,
Sömüren sömürülen,
İstismar eden edilenler arası çatışmalarla doludur.
 
Bir kısım insanlar; bunu ortadan kaldırmak için insan hakları sözleşmeleri imzalanmıştır.
Hukuk devleti, sosyal devlet anlayışı geliştirilmiş ve birçok ülkede uygulamaya konulmuştur.
Bu anlayışın uğramadığı ülkeler; ne yazık ki İslam ülkeleridir.
 
Düzen kurmak, herkesin kurallara uymasını sağlamak, işbölümü ve işbirliği için kurallar oluşturmuşlardır.
 
Bu kurallar kimi zaman din’lerle, kimi zaman ahlak öneren bilgelerle, kimi zaman da ideolojilerle şekillenmiştir.
 
Ama hepsinde öncelikli kavram; hırsızlık kavramı olmuştur.
 
Hiçbir din hiçbir ideoloji, hiçbir ahlak sistemi, hırsızlık ideolojisi ile baş edememiştir.
 
Her din o din mensuplarının değil de temsilcilerince hırsızlık ideolojisini tercih etmeleri nedenle bozulmuş yeni din gelmiştir. Ve böylece her din bozulunca yeni din gelmiş. Siyasi ekonomik ideolojilerde benzer süreci yaşamıştır, yaşamaktadır.
Ancak Hırsızlık ideolojisi hepsine karşı zaferini kısa süre içinde ilan etmiştir.
 
Tarihte yıkılan devletlerin yıkılma nedenlerinin başında; yönetici sınıfın zenginleşmesi, halkın emeğini çalarak zevk içinde yaşadıkları olaylar gelir. Yani tarihin kirli despot liderleri de aynı hırsızlık ideolojisinin sinsi gizli temsilcileri olduğu ortaya çıkmıştır.
 
İnsan haklarını gaspedenler emeği çalarak, hayvanların yaşam alanlarını gaspedenler, doğayı tahrip edenler doğadan çalmakta, hırsızlık yapmaktadırlar.
 
Çalanlar da çaldıranlar da memnundur
Çalanlar da çaldıranlar da mutludur.
Çalanlar da çaldıranlar da sevinçlidir.
 
Oysa;
Çalanlar yalancıdır.
Çalanlar iki yüzlüdür.
Çalanlar Hilecidir.
Çalanlar tuzak kurucudur.
Çalanlar talancıdır.
Çalanlar entrikacıdır.
 
Çaldıranlar; mutlu, sevinçli, heyecanlı, coşkulu, üçbeş kuruşa razı, biat ettiğinden cennete gideceğinden emin olarak gülümser.
 
O zaman hak, hukuk, adalet, eşitlik, özgürlük, paylaşım diyenler ne yapıyor?
Sesleri duyuluyor ama halk kitlelerine etki yapamıyor.
 
İslam ülkeleri aydınları; teorik çatışmadan çıkamıyorlar. Uzlaşma-sentezle somut yaşam düşünce bilinci oluşturamıyorlar.
 
Bir toplumun aydınlatılmasında, kalkındırılmasına, refaha kavuşmasında, özgürleşmesinde, yöneticilere yol gösteren aydınların düşünceleridir, projeleridir.
 
Aydınlar; İslamcı, Marksist, Sosyalist, Faşist, Demokrat, Liberal, Milliyetçi olabilir.
 
Ama aydınlar ne olurlarsa olsunlar; akıl, bilim ve sanat odaklı evrensel insanlık değerleri ile yaşadıkları toplumun gerçeklerine göre düşünmeleri, anlatmaları yazmaları, konuşmaları gerekir.
 
Günün Sözü: Sorumluklarını düşünen aydınlar, toplumlarını da insanlığı da aydınlatırlar.


Bu yazı 183 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,412 µs