En Sıcak Konular

Aziz Dolu

Atabey
Aziz Dolu
14 Kasım 2013

Doğu Türkistan.. İnadına Yaşayanların Ülkesi



Halvetimizin konusu Doğu Türkistan canlar. Hâl böyle olunca da Doğu Türkistan hakkında hem yıllar öncesine dayanan hem de oldukça zengin sayılabilecek bir dağarcığa sahip birisi olarak ne yazabileceğimizden ziyâde; nasıl yazacağımızın kaygısı ağır basmakta… Tarihî bilgilerle söze başlamak en uygunu olacaktır sanırım. Yaygın kanaate göre Doğu Türkistan, Türklerin ata toprakları olarak kabul edilmektedir. Hun Devleti, Göktürk Devleti, Kutluk Devleti, Uygur Devleti… diye giden destanlar bu topraklarda yazılmıştır. İlk Müslüman Türk Devleti olan Karahanlılar burada kurulmuştur. Satuk Buğra Han burada yaşamıştır. İmam Buharî, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacip… daha niceleri buralarda at koşturmuştur. Yüzölçümü 1.824.000 kilometrekare olup, Türkiye'nin iki katından fazladır. İşgalci Çin yönetiminin resmi kaynaklarına göre ülkede 35 milyon Türk yaşamaktadır. Ki ne hikmetse bu nüfus oranı, işgâlin gerçekleştiği 1950'li yıllardan bu yana dikkat çekici bir şekilde yavaş artmakta hatta artmamaktadır.

 

Doğu Türkistan'ın yakın tarihine gelecek olursak, 1886 yılında Kaşgar Türk Devleti kurulur. İdarecilerin ve halkın temayülü ile Osmanlı'ya biat edilir. Yani hukuken Osmanlı'ya bağlanılır. Biat kararı, Osmanlı tarafından da kabul edilir. Karşılıklı heyetlere, anlaşmalara, ortak yürütülen projelere rağmen Kaşgar Devleti uzun soluklu olamaz. Bunun sebepleri arasında Osmanlı'nın son demlerini yaşaması; iki yurt arasında toprak bütünlüğünün olmaması; Ruslar ve uzak doğudaki sömürgeleri nedeniyle Çin'e yakın duran İngilizler… diye giden etkenler sayılabilir. Hâliyle bugün de Türkiye ile Azerbaycan dolayısı ile Türkistan arasına lastik gibi uzatılmak suretiyle çekilen Ermenistan engeli ve kurulmaya çalışılan yapay Kürdistan devleti çabalarına da bu gözle bakılması gerekmektedir.  Üstelik bu girişimlerin, Türkiye ile Türkistan'ı ilelebet (sonsuza kadar) ayırmaya yönelik çabalar olduğunu ve bu çabaların amacına ulaşması durumunda Anadolu Türklerinin de 'Macarlaşma' sürecine girebileceği ihtimalinin gözardı edilmemesi gerekmektedir. Meselenin ibretlik yanına gelince, ekseriyetini Yörük, Türkmen gibi adlarla anılan Oğuzların oluşturduğu Anadolu coğrafyasında Orta Asya'dan çıkıp gelmiş bir başka akraba topluluk olan Kürtler (Kırmanç-Kurmanç) kışkırtılmak suretiyle bir bölme ve parçalama siyaseti güdülmeye çalışılmaktadır. Maalesef tarlanın taşı ile tarlanın kuşunu vurmak, kardeşi kardeşe kırdırmak deyimlerine memba teşkil eden bir böl-parçala-yut senaryosu yazılıp durmaktadır ha bire. Öyle ya, Bitlis emiri Şeref Han tarafından 1597 yılında kaleme alınan ve Kürtlerin de Oğuz Kağan neslinden geldiği ifade edilen Şerefname kimin umurunda ki? Dahası İskitleri ve onların büyük hakanı Alp Er Tunga'yı; Horasan'dan çıkıp gelmiş olan Arşaklıları kısacası ön (proto) Türk tarihini kim doğru dürüst biliyor ki bu ülkede?

 

Doğu Türkistan, Türk-İslâm tarihi açısından birçok ilklere ev sahipliği yapmaktadır. 12 Kasım 1933'te, tarihte ilk kez bir İslâm cumhuriyeti olan Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti burada kurulur. 1937-1938 yıllarına gelindiğinde genç cumhuriyet hızla toparlanarak altyapıdan, eğitime; savunmaya kadar birçok alanda başarı gösterir. Bu hızlı yükselişten ürken emperyalist Çin harekete geçer. 35 bin kişilik bir ordu kuran efsanevî lider Osman Batur, sayıca kat be kat fazla olan Çin ordularını bozguna uğratarak, Doğu Türkistan'ı Çinlilerden temizler. 1949 yılına gelindiğinde dünya siyasetinde Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti adlı bir devlet vardır ve günden güne güçlenmektedir. Efsane lider Osman Batur'un ordusu karşısında ağır bir yenilgiye uğrayan Çin, Rusya'dan yardım istemek zorunda kalır. Türkistan'da bağımsız bir Türk devleti fikrinden ödü kopan Ruslar, Çinlilerle işbirliği yaparlar. O yıllarda Türkistan'da kurulacak bağımsız bir Türk Devleti'nin komünist devrimin sonunu getireceğini düşünen ve bu yüzden uykuları kaçan Lenin çoktan ölmüş, yerine Stalin geçmiştir. 1944 yılından itibaren sistemli bir şekilde başta Kırım ve Ahıska Türkleri olmak üzere Turanî halklara karşı uyguladığı asimilasyon, sürgün ve soykırım siyaseti ile ün yapmış olan Stalin, Çin'den gelen yardım isteğini geri çevirmez. 1949 yılında Rus ve Çin ordularının eşzamanlı olarak saldırmaları üzerine Doğu Türkistan ordusu yenilir. Batı Türkistan'ın, Rus egemenliğine girmesinin ardından, Doğu Türkistan da 1951 yılında Çin kızıl ordusu tarafından işgâl edilir.

 

Günümüzde Çin -maalesef- millî tarihleri açısından bir utanç vesikası olan Çin Seddini aşarak Doğu Türkistan'ı, Güney Moğolistan'ı, Mançurya'yı, Tibet'in tamamını ve daha birçok ülkeyi işgal etmiş bulunmaktadır. İç Moğolistan denen ve Moğolistan'ın üçte birinden fazlasını oluşturan kardeş toprakları neredeyse Çinlileştirmiştir. Moğollar tarafından inşa edilmiş 'Yasak Şehri' ile ünlü Mançurya, Dalay Lama'sı ile adını duyurmuş Tibet ve daha birçok ülke Çin'in boyunduruğunda olup; asimilasyon politikalarına maruz kalmaktadır. Yedisinden-yetmişine bu politikalara direnebilen tek halk ise Uygur Türkleridir. Haliyle Çin, bunu hazmedememektedir. Çin, bir ak şafak vakti Kürşat'ın çıkıp gelmesinden; Altay dağlarının, Çinli kanı ile kızıla boyanmasından korkuyordur belki de... Kim bilir?

 

Bugün ülkemizde, Doğu Türkistan davası dendiğinde Mesut Yılmaz hükümeti ile başlayan ve dört buçuk başbakan ile liberalinden, solcusuna; milliyetçisinden dincisine kadar onlarca bakan eskiten bir yasaklama-engelleme siyaseti güdülmektedir. Uygur Türklerinin lideri olduğu bütün dünya tarafından kabul edilen Rabia Kadir'in Türkiye'ye gelmesi engellenmektedir. Türkiye'de yapılması gereken 4. Dünya Uygur kongresi -maalesef- Japonya'da yapılabilmektedir. Yeri gelmişken, kimi akılsızların Türk değil diyerek millî bütünlüğümüzden dışlamaya çalıştığı Moğollar bile bugün hâlâ tarihî Uygur alfabesini kullanmaktadır cancağızlar. Dahası Moğolların millî kahramanı Cengiz (Tengiz) Han da, adını Oğuz Kağan'ın altı oğlundan biri olan Deniz Han'dan alır. Bu bile, bizim 'bir millet' olduğumuzun göstergesi değil de nedir acaba?

 

'Doğu Türkistan' diyenin 3 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ata toprağımıza; Çinliler, Çince yeni bir ad vermiştir. Okunuşu 'sin-can' olan; her duyduğumuzda içimizi burkan bu ad 'yeni ülke' yani bizim anladığımız şekliyle 'fethedilmiş ülke' anlamına gelmektedir. Dahası hürriyet ateşi, yarım asırdır Doğu Türkistanlıların yüreklerini kor gibi yakmaktadır. Bizim de yüreğimiz yanmaktadır haliyle. Zira Atatürk'ün erken gelen vefatından sonra Türklük şuuru Ankara'da yeterince kendisine yer bulamamaktadır. Ankara'nın yeni kurulan bir ilçesine Sincan değil de 'Uygur' adını koyacak bir asil kana muhtaçtır bu güzel ülke, bu büyük millet. Osman Baturlar boşuna ölmemiş; İsa Yusuf Alptekinler boşuna yaşamamıştır. İslâm davasına hizmet edenlerin ruhları şad, mekânları cennet ve komşuları son Nebi olsun! Allah, bu milletin yâr ve yardımcısı olsun. Ne diyelim? Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner!..

 

Bir Doğu Türkistan Türküsü:

"Yığlama yurdum, eğerci bol küninde yok bahar

 Gelgüsi günlerinde baht yıldızı oynap kalar."            

(Ağlama yurdum, eğer ki bugününde yoksa bahar

 Gelecek günlerinde baht yıldızı elbet doğar.)

 

Aziz Dolu Atabey

Serik-27.05.2012

http://azizdolu.blogcu.com/

 

*** 12 Kasım 1933 tarihi Kaşgar'da Doğu Türkistan millî marşının ilk kez okunduğu ve Gökbayrağın göndere çekildiği tarihti. 12 Kasım 1932'de Doğu Türkistan İslâm Cumhuriyeti ilân edilmişti. İlk tanıyan ülke de Gâzi Mustafa Kemal'in ülkesi Türkiye Cumhuriyeti olmuştu. Rahmetli Atatürk "Gökbayraktan, Albayrağa selâm olsun!" diye başlayan telgrafa "Albayraktan, Gökbayrağa selâm olsun!" karşılığını vermişti. Kardeş yurdumuz Doğu Türkistan 1949 yılından bu yana yani 64 yıldır Çin işgâli altında bulunuyor canlar. 1950, 1953, 1955, 1958, 1962, 1965, 1968, 1970, 1981, 1985, 1989, 1990, 1992, 2009... tarihleri Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesinde şanlı, şanlı olduğu kadar da kanlı birer kilometre taşı olarak tarihe geçti. Uygurlar her türlü baskı ve zulme inat Türk ve Müslüman olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Tâbiri caizse inadına yaşıyorlar. Yaşasın Kaşgar, Urumçi, Hoten, Korla, Turfan, Gulca... Yaşasın Taklamakan Çölü, Tanrı Dağları; kurtlar, kuşlar, rüzgar yeleli atlar!.. Yaşasın Doğu Türkistan!..

*** Eklenti: Serik-12.11.2013



Bu yazı 548 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 16 Temmuz 2017 Ömer Halisdemir
    • 5 Temmuz 2017 Musul; Nureddin Zengi'nin Yadig
    • 23 Mayıs 2017 Ra, Rab, Tanrı ve Türkler
    • 7 Mart 2017 Türkiyeyi Ve Dünyayı Anlamak
    • 14 Ocak 2017 Rainadan, Radikalizme
    • 1 Ocak 2017 İslam, İslamcılar ve Anarşizm
    • 22 Aralık 2016 Kurt Ulur, Vatan Kurtulur
    • 7 Aralık 2016 Şangay Bilmem Ne Kaçlısı
    • 20 Kasım 2016 Başkanlık Tartışmaları
    • 20 Kasım 2016 Fıratın İki Yakasını Bir Araya Getirmek
    • 7 Ekim 2016 Bir Meşrep Olarak Alevilik
    • 22 Eylül 2016 Piruz Dilenci; Güney Azerbaycanın Özgürlük Ateşini Harlayan Adam
    • 11 Eylül 2016 Bu da oldu; Atatürkün resmine sansür
    • 31 Ağustos 2016 Yüksekova İl Olmalı
    • 18 Ağustos 2016 Yapılandırma Ayarlarına Dönüş
    • 8 Temmuz 2016 Atatürk Türkiyesinden, Humeyninin İranına
    • 2 Temmuz 2016 Akıl ile vicdanın hasbıhali
    • 2 Temmuz 2016 Almanların Maskarası, Çerkezlerin Yüzkarası
    • 29 Mayıs 2016 Bir, Üç, Beş
    • 23 Mayıs 2016 Otizmliler, ille de AKP diyormuş

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,930 µs