En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
23 Ağustos 2013

Psikolojik Savaş ve Küresel Güçler



Türkiye bölge ülkeleri üzerinde; psikolojik savaş, topyekün savaş, psikolojik savaş ve teknikleri, psikolojik harekat yürütülmektedir.
 
Savaş, savaş yöntemleri; farklı odaklarca ve görevlendirilen farklı kişilerce, dile getirilir. Kimisi bu psikolojik savaşın kaynağı, kimi ise hedefi, kimileri de farkında olmadan aletidir.
 
Psikolojik savaş; her şeyin mubah olduğu, her kesimin iddia ettiği kansız bir savaş türüdür.
 
Psikolojik savaş; her zaman yapılan, yapılabilen karşı tarafın sinir sistemine, düşünce yapısına yönelen mücadele yöntemidir. Çoğunlukla uzun dönemli olarak planlanır.
 
Psikolojik savaş; düzenli orduların ilgili birimleri, sivil emniyet güçleri, siyasi partiler, hükümetler tarafından kullanıldığı gibi tek bir kişinin olarak uygulaması şeklinde de olabilir.
 
Psikolojik savaş; geçmişteki örneklerinden olan işgal edilmiş veya edilecek topraklar üzerindeki yerleşim birimlerine uçaklarla atılan propaganda içerikli yazılardan günümüzdeki beyin kontrol sistemlerine uzanan geniş bir yelpazede yer almaktadır
 
Psikolojik savaş; özellikle barış zamanlarında yapılan, kimi zaman kelimelerle kimi zamansa tezgahlanmış eylemlerle yapılan silahsız yıldırmadır.
 
Psikolojik savaş; kimi zaman bir yerde patlayan bomba, kimi zaman basında çıkan haberlerle, kimi zamanda halktaki farklı görüş içinde bulunan insanların görüşlerinin sağlamlaştırılıp sıyrılması esasına dayanan savaş biçimidir.
 
Psikolojik savaş; kitle iletişim araçlarıyla teknolojik dijital verilere dayalı yazılı ve görsel medya ağı ile zihinlerde oluşturulan imajlarla insanları yönlendirmede en etkin yöntemdir.
 
Psikolojik savaş; silahlı bir harekata girişmeden, farklı araç ve yöntemlerle, bir ülkenin, rejimine, topraklarına ve kaynaklarına, ulusal kültürünün meydana getirdiği bütünlüğüne karşı, bizzat o ülkenin mensuplarını kullanarak yürütülen bir saldırı ve savaş türüdür.
 
Psikolojik savaş; savaşın rahat ve kolaylıkla yürütülebilmesine uygun koşullar sağlar.
 
Psikolojik savaş; olağanüstü durum veya savaşta, iletişim araçlarıyla düşman üzerinde baskı yaratmak ve düşman kontrolü altındaki bölgelerdeki hedef alınan toplulukların tutum ve davranışlarını olumlu veya oluşuz yönde etkilemek amacıyla kullanılmasıdır.
 
Amaç; düşmanın harekata devam isteğini zayıflatmak ve savaşı sürdürmekteki kapasitesini azaltmak amacı güden bütün çabaları desteklemektir.
 
Psikolojik savaş yönteminde; yıldırmak, bölmek, itibarsızlaştırmak ve nihayetinde etkisizleştirmek önemlidir.
 
Psikolojik savaşın amacında; bazen halkın etnik yapısını, bazen siyasi görüşlerini, bazen de inançlarını tetikleyerek caydırmak, yönlendirmek, kışkırtmak vardır.
 
Şer güç odakları; psikolojik savaşı küçümseyenlerin teşkil ettiği görüntüyü de olumlu olarak değerlendirerek, bu ortamı da güçlendirmeye çalışır. Psikolojik savaşa dikkat çekip, tehlikeyi gösterenleri de itibarsız hale düşürmek, bu savaşın mekanizmalarından biridir.
 
Psikolojik savaşın tetikçileri; işini, kendisinden bilgili veya yetkili kişilere bırakmak gibi kolay yolu seçen insanlar, elde edilmek ve yanıltılmak bakımından en uygun haldekilerdir.
 
Küresel odakları; kitle iletişim teknolojilerini kullanan küresel psikolojik savaş uzmanları beyinleri sürekli kontrol altında tutmaktadır. Televizyon, bilgisayar, sinema ve basın vasıtasıyla evlerin en mahrem noktalarına kadar ulaşıp fikir ve düşünceleri yönlendirmekte ve insanları her istenileni yapacak birer robot haline dönüştürmektedirler.
 
Küresel güçler; kendi tank, top ve askerlerini kullanmadan Türkiye üzerindeki milli çıkarlarını işbirlikçileri kullanarak kolaylıkla elde etmektedirler.
 
Küresel Güçler; Anadolu’da bin yıldır bir arada yaşayarak et-tırnak misali kaynaşmış Türk Milleti’nin bütün etnik unsurlarını birbiri ile çatıştırmakta ve kardeş kanı dökmektedirler.
 
Küresel güçler; halk üzerinde psikolojik savaş yöntemlerini ve teknikleri uygulamaktadırlar. Psikolojik savaş tehditlerine karşı koymak için halk bilgili ve bilinçli kılınmalıdır.
 
Her devlet; gündelik yaşantıyı yönlendirmek, uluslararası ilişkileri şekillendirmek için, düzenli olarak savaş stratejilerine göre davranır ve psikolojik savaşın gereklerini yapar. Bilinmesi, anlaşılması ve gereğine göre hareket edilmesi gereken temel gerçekler açıktır.
 
Türkiye; dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda yapılandırmaya çalışan küresel güçlerin doğrudan hedefi olduğunu ve çok yönlü psikolojik savaş tehdidi ile karşı karşıyadır.
 
Türkiye; küresel psikolojik tehditlere karşı toplumun tamamen savunmasız durumdadır. Bölgesel ve küresel devletlerin planlı psikolojik savaş tehdidi altındaki Türkiye bu saldırıları karşılayacak tarihsel birikime tecrübeye ve yetişmiş insan unsuruna sahiptir.
 
Milli Güçler; Türkiye’nin kendi içinde kurgulanan ve çevresinde oynanan oyunlarda bugün sadece seyirci durumunda dağınık ve şaşkınlık içinde bulunmaktadır.
 
Milli Güç unsurları; topyekün saldırı ile her ne kadar dağıtılmış görünse de, küresel merkezlerden aldığı ödevleri yerine getirmekten başka bir işlevi olmayan işbirlikçi şebekenin korkak olduğunu, suçluluk psikolojisi içinde rahat olmadığını bilmeli ve anlamalıdır.
 
Milli Güç Unsurları; kaos ortamından, şaşkınlıktan, panik halinden süratle sıyrılmalıdır.
 
Türk Milleti tarih boyunca; sahip olduğu milli güç potansiyeli dolayısıyla oyun kurucu ve yönlendirici dünya devletidir.
 
Günün Sözü: Ne yaptığını bilen insanlar, güç sahiplerinin her zaman korkusudur.


Bu yazı 275 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,011 µs