En Sıcak Konular

Nurullah Aydın

Zulmetten Aydınlığa
Nurullah Aydın
12 Ağustos 2013

Ötekileştirme Zehiri



Türkiye'nin birliği, bütünlüğü, milli ve manevi değerleri sarsılıyor.
Hukuk devleti genel ilkeleri bir tarafa bırakılmış, linç hukuku uygulanması isteniyor.
Hainler-teröristler kahraman, kahramanlar hain-terörist yansıtılıyor.
Medya ötekileştirmede araç olarak kullanılıyor.
 
Herkes her konuda uzman, ahkam kesmede hedef gösterme uzmanı.
Belli çevrelerce bilinçli bir şekilde toplumda; kin, nefret, öfke fırtınası yaşatılıyor.
 
Hiç bir ahlaki kural tanımaksızın, rencide edici, kırıcı, yaralayıcı ifadelerle, yıpratma, etkisizleştirme, itibarsızlaştırma ve saha dışına itme stratejisi uygulanmaktan kaçınılmıyor. Bilinçli ya da değil gerçekleştirilen bu çirkinlik kimin eseri diye sormak gerekir.
 
Toplumda artık herkes etnik köken, din mezhep araştırmasına yönelmiş durumdadır. Güvensizlik, ayrışma hızla artıyor. Birlik ve beraberlik söylemleri ciddiye bile alınmıyor. Kamplaşma artıyor. Toplumda küllenmiş geçmişe ait ne varsa tartışma konusu ediliyor. İnsanlar şaşkınlık içindedir.  Ne adına bunlar yapılıyor, demokratikleşme ve özgürlük adına.
 
Bundan sadece siyasetçiler, gazeteciler, akademisyenler mi, aydınlar mı sorumlu?
İnsanlara, topluma kin nefret aşılayanlara yaşa varolan diyenlerin hiç suçu yok mu?
 
Topluma aşılanan ötekileştirme zehiri, etkisini gün geçtikçe arttırıyor.
Kin, nefret, ötekileştirme; hayalleri bile işgal altına almış durumdadır.
 
Barış, huzur ve güven düşünülmezse, konuşulmazsa, sevgi, saygı, hoşgörü yaşama egemen kılınmazsa, onurlu hayatlar yaşatılmazsa toplum ne olur?
 
Ama bugün ziyan edildiği gibi gelecek te yok ediliyor.
Değerlerine sahip çıkmayan bir toplumda çözülüş kaçınılmazdır.
 
Barışın en önemli gereklerinden biri özgür düşünce'dir. Kafalar ne kadar özgür olursa düşünceler de, toplumsal birlik ve beraberlik de o kadar güçlü olacaktır.
 
Dogmalarla, saplantılarla önyargılarla; ben ve öteki ayrıştırması huzur ve güveni yıkar.
 
Unutulmamalıdır ki; kin ve nefretle topluma ve insanlara gem vurulduğunda onlardan birlikte yaşamak iradesi beklenemez. Amaçsız idealsiz hedefsiz, özgürlükte ekmek te olmaz!
 
Dünyada; işsizlik, gıda, su, enerji güvenliği, tartışılırken, daha fazla nasıl zenginleşiriz, işsizliği nasıl çözeriz sorularına cevap aranıyor.
 
Türkiye'de ise toplum ayrıştırılıyor.  Hukuk adalet tarafsızlık, eşitlik, din, etnik kimlik tartışılıyor. Kin, nefret aşılanıyor. Toplumun ortak dokusu altüst ediliyor. Öfke ile sindirme susturma, etkisizleştirme ile güç kazanma, ekonomik kaynaklardan yararlanma konuları tartışılıyor. Doğru şeyler tartışılmalı, gereksiz konulara takılıp kalınmamalıdır.
 
Başta kendine, topluma ve insanlığa, faydalı başarılı biri olmak için nelere ihtiyaç vardır, sorusunu herkes soruyor. Özgüvene, paraya, yenilikçi düşünceye, iyi eğitime ihtiyaç vardır.
 
Başarı için; hedef belirleyecek ve hayal kurulacak, çalışılacak. Çünkü çalışmadan belirlenen hedefe ulaşmak mümkün değildir. Yılmadan çalışmak gerekir.
 
Zenginlik önemlidir. Asıl zenginlik güç ve vicdandır. Herkesin birbirini mutlaka sevmesi gerekmez. Ama nefret etmemelidir. Ötekileştirmenin zehiri herkesedir.
 
Düşünce dünyamızda ve yaşamamızda; kin, nefret ve öfke denetimi yapmak zorundayız. Aksi halde ne biz mutlu oluruz ne de başkaları.
 
Empati yapmayı öğrenmeliyiz.
Birbirimizi, etnik, dini ve mezhepsel kimlik tanımlamasıyla, dışlamaya hakkımız yoktur. Bu bizim zenginliğimiz ve birbirimizi kucaklamak zorundayız.
 
Bunları sağlayacak ülkenin duyarlı bilinçli insanları, ortak değerlerde buluşarak, birlikte hareket etmek zorundadırlar.

Günün sözü:  Sevgi ve hoşgörü yeşertir, kin nefret ve öfke soldurur.

 



Bu yazı 861 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Ekim 2018 İKTİDAR SAVAŞI VE PROPAGANDA
    • 9 Ekim 2018 SİYASAL/EKONOMİK ŞEKİLLENDİRME
    • 1 Ekim 2018 ABD-NATO VE TÜRKİYE
    • 4 Aralık 2017 ÖVÜLENLER, ELEŞTİRENLER, SUÇLANANLAR KİM NE?
    • 29 Ağustos 2017 Mikrodalga ile Beyin Kontrolü
    • 21 Ağustos 2017 Kimler Neleri Tartışıyor
    • 14 Ağustos 2017 Egemenlik Duygusu Stratejik Aldatma ve Yanıltma
    • 7 Ağustos 2017 Sinsi Hainler ve Robotlaştırılanlar
    • 31 Temmuz 2017 Mürteciler Yobazlık ve Kimlik Parçalanması
    • 24 Temmuz 2017 Sapkın İslamcı araplarçıların Çığırtkanlığı
    • 17 Temmuz 2017 Ders Almasını Bilmek
    • 10 Temmuz 2017 Güveni İstismar Edenler
    • 3 Temmuz 2017 Kirletilen Solan Adalet
    • 29 Haziran 2017 Küresel Odaklar ve Türkiye
    • 19 Haziran 2017 Çığırtkanlar Güven ve Umut
    • 12 Haziran 2017 Yalan Rüzgarı, Kin, Nefret Fırtınası
    • 5 Haziran 2017 Vahhabi Selefi Haşhaşiler Zihniyeti ve Türkiye
    • 29 Mayıs 2017 Bilgi Algı Medya Hukuk
    • 22 Mayıs 2017 Duyarlı Olmak Ama Neden Nelere?
    • 15 Mayıs 2017 Kuklalar Görevliler ve Karar Vericiler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,416 µs