En Sıcak Konular

Hakverdi Murat Merdamert

Mefkure
Hakverdi Murat Merdamert
25 Kasım 2012

Basının Turan Yazgan Hoca'ya Kahreden Duyarsızlığı



21. yüzyılın Dede Korkut'u, Türk Dünyası'nın Aksakalı ve hocaların hocası olarak bilinen Prof. Dr. Turan Yazgan Hakk'a yürüdü.(Allah Rahmet eylesin,mekanı cennet olsun)

Hoca,sadece Türk Dünyası'nın değil bilim ve sanat camiasının da yakından tanıdığı bir isimdi.

Turan Yazgan; ''bir insan ömrüne onca çalışmayı nasıl sığdırabilir" dedirten bir hayat sürdü,fakat vefatı ne yazık ki basında yeterince yer bulamadı.

Basının görmezden geldiği Hoca'yı millet sahiplendi ve Fatih Camî'ni doldurdu. 

Sadece gönül verenleri değil, TBMM Başkanı Çiçek de oradaydı.CHP ve MHP Genel Başkanları ile pek çok siyasetçi,sanatçı ve aydın da oradaydı.Böyle bir cenaze merasimini basın görmezden gelemezdi ve öyle de oldu.Manşetten olmasa da vefatın veremedikleri hocanın cenaze merasimini haber yapmak mecburiyetinde kaldılar.

Peki kimdi bunca insanı bir araya getiren bu şahsiyet?

Akademik kariyerinde Üniversite Senato Üyeliği, Üniversite Yönetim Kurulu Üyeliği ve Anabilimdalı Başkanlığı bulunan Prof. Dr. Turan Yazgan,aynı zamanda Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nın da kurucusudur (1980).

Genel Başkanlığı'nı son nefesine kadar sürdürdüğü Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı,-SSCB dağılmadan önce- 1989'dan itibaren Türk yurtlarının tamamına ilk defa büyük heyetlerle ziyaretler gerçekleştirmiş,böylece Anadolu Türklüğü ile Dünya Türklüğü arasında kültür köprüsü kurulmasına vesile olmuştur.

Yazgan Hoca,kurduğu Türk Dünyası'ndan Sesler Korosu ile bütün dünya Türklerinin müziğini derleyip Türkiye'ye ve dünyaya tanıtmış, Dünya Türklerinin Kültür ve Sanat dallarındaki büyüklerini Türkiye'ye getirip Türkiye'de misafir etmiştir. Türk Dünyası'nın çeşitli ülkelerinden getirttiği ressamların resim sergilerini açmış, tiyatro oyunlarını sahneletmiştir. 

Türk Dünyası'nın her köşesinden gençler getirerek Türk Dünyası Gençlik Şöleni'ni ve Türk Dünyası Çocuk Şölenlerini başlatmıştır.Türk Halkları Asamblesi'nin ve Türk Dünyası Kadınları'nın kurultaylarını düzenlemiştir.

Türk alfabesini 1 milyon adet basarak Türk dünyasının her köşesine dağıtıp alfabe birliğini sağlamanın mücadelesini vermiş,Türk Dünyası'nın şaheser kitaplarını Türkiye Türkçesiyle Türk okuyucusuna tanıtırken, Türkiye Türkçesi öğreten kitaplar da yayınlayarak, Türk Dünyası'nın her noktasına ulaştırmıştır.İlk defa Türk Dünyası'nın her bölgesinde parasız eğitim yapan Liseler, Türk Dili Edebiyatı Bölümleri, Turizm İşletmeciliği Bölümü, Uluslararası İlişkiler Bölümü ve İşletme Fakültesi kurarak, Türkiye Türkçesi ile ilk ve tek eğitim yapan kurumların açılmasını ve devam etmesini sağlamış ve buralardaki binlerce Türk gencine Türkiye Türkçesi'yle eğitim imkânı sunmuştur. Bunların yanında açtığı Türk Dünyası Kültür Merkezleri'nde halka açık Türkiye Türkçesi kursları düzenleyerek sayısız soydaşımıza Türkiye Türkçesi öğretmiştir.

Türk Dünyası ile ilgili çıkardığı Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi 200. sayısına; Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi ise 311. sayısına ulaşmıştır. Ayrıca Türk Dünyası kültürüne hizmet eden yüzlerce kitap yayınlamıştır.

Türk Dünyası kavramı ilk defa kullanan ve Türk Dünyası'nda birçok ilklere imza atan Prof. Dr. Turan Yazgan bu hizmetlerinden dolayı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının üstün hizmet ödülüne layık görülmüş üniversiteler, çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından  binlerce plaketle ödüllendirilmiştir.

Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde sokak, mahalle ve caddelere adı verilmış, Kazakistan Çimkent'te bir üniversite bünyesinde adına enstitü kurulmuş; Ukrayna, Kazakistan, Kırgızistan, Tataristan ve Azerbaycan ve Türkiye'nin pek çok üniversitesinden fahri profesörlük ünvanları almıştır.

Yeniçağ yazarı Arslan Tekin "Zamanımızın Gaspıralısı idi" dediği Turan Yazgan Hoca hakkında bakın neler söylüyor:

"Turan Yazgan, Türk milliyetçiliğinde bir menzil taşıdır. O, sadece fikir üretmedi,  "teşkilât"  kurdu; en büyük eksiklik  "teşkilât" tı.  

Türk Dünyası denince ilk akla gelen isim Prof. Dr. Turan Yazgan'dır.  Başında olduğu Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, 30 yılı aşkın hizmet yürütmüş ve bütün Türk Dünyası'nı çatısı altında toplayabilmişse, bunu Turan Yazgan'ın başlıbaşına teşkilâtçılığı sağlamıştır. 

Eski büyük Tercüman gazetesinin sahibi rahmetli Kemal Ilıcak'ın desteğiyle basılan başta Kur'ân-ı Kerîm olmak üzere, Türk kültürünün temel kitaplarını, daha Sovyetler Birliği dağılmadan uçaklar dolusu Türk Dünyası'na dağıttıran da Turan Yazgan'dır.

Yerinden yurdundan edilen Türk Dünyası'nın aydınlarına sahip çıktı; iş verdi, aş verdi...

Turan Yazgan Hoca, yayınlarıyla bir kütüphane kurmuştur, desem yeridir. Yayınları, birkaç nesli yetiştirmiştir. Özellikle akademik zeminde ilerlemek isteyen gençlerin önünü açmıştır. İki ayda bir çıkan  "Türk Dünyası Araştırmaları"  ve aylık çıkan  "Tarih"  dergileri birer ilim ve fikir dağarcığıdır. Birçok hocanın bağışıyla zenginleşmiş vakfın kütüphanesi, araştırıcılara ve öğrencilere büyük kolaylık sağlamıştır. 

Hoca, Türk Dünyası'da üniversiteler kurdu. Azerbaycan'da, Kırgızistan'da, Kazakistan'da, Tataristan'da, Çuvaşistan'da kurulu üniversitelerinde, binlerce öğrenci aynı kültürün imbiklerinden su içmiştir.[http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=24864]
****
Yazgan Hoca ayrıca,Güneydoğu Anadolu Bölgesi Planının Genel Koordinatörlüğü görevini üstlendiği dönemde (1977 ve 1978 yılları) bölgede yapılan araştırmalar sonrası ortaya çıkan yedi ciltlik Güneydoğu Anadolu Gelişme Planını, Başbakanlık Tarım ve Toprak Reformu Müsteşarlığı'na sunmuştur.

İşte böyle bir hizmet ve dava aşkına sahip bir bilim adamı olan Turan Yazgan'ın vefatı sadece milliyetçi yayın yapan medyada duyuruldu.

Aynı gün internet sitelerinin ana sayfasında Jennifer Lopez'in kalçasının parktakı çocuk salıncağına nasıl sığabildiğini haberleştiren anlı şanlı basınımız, ne yazık ki Yazgan Hoca'mızın vefatını veremedi.

Türk Milleti'ne bunca emeği geçmiş bir bilim adamının vefatı bir pop yıldızının kalçası kadar basında yer bulamıyorsa Türkiye'nin neyini tartışacağız biz!

Layığımızı bulmuşuz işte!

Not 1: Yazgan Hoca'mızın ardından Cumhurbaşkanı Gül'ün yanı sıra pek çok siyasi isim taziye mesajı yayımladı.Başbakan Erdoğan ile Türk Kültürü'ne Yabancı bakanın taziye mesajı yayınlamaması benim açımdan şaşırtıcı değil,Başbakan ve ilgili bakanın  takdirine mazhar olmak için Şivan Parver ile Kemal Burkay gibi ayrılıkçı Kürtçü olmak gerekir,Türkçü-Turancı değil. Benim asıl merak ettiğim,milletvekili  ve iş adamlarının yakınları vefat ettiğinde bile taziye mesajı yayımlayan Fethullah Gülen'e Yazgan Hoca'nın vefatı bildirilmedi mi ki kayıtsız kaldı? Ülkücü gençleri ayartmak için cemaat üyeleri BaşbuğTürkeş'in Hocaefendi'ye; "Bizim hayallerimizi siz gerçekleştirdiniz'' dediğini iddia ederler. Cemaatin "Türk Dünyası" diye bir derdi olsa idi herhalde Yazgan Hoca'mızı unutmazlardı.

Not 2: Yazmadan edemeyeceğim çünkü yadırgadım;Yazgan Hoca'mızın muhterem eşleri Gülen Hanımefendi -bizim de içinde bulunduğumuz- belediyenin tahsis ettiği otobüsle Fatih Camî'nden Kozlu Mezarlığı'na  intikal ettiğinden kabristana eşinin cenazesi toprağa verildikten sonra ancak yetişebildi.Hanımefendi neden özel bir araçla mezarlığa taşınmadı? Bu arada trafik yüzünden geç kaldığımız anlaşılınca defin işleminin telefonla eşinden izin alınması sonucunda gerçekleşmiş olduğunu da hatırlatalım.




Bu yazı 810 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 19 Şubat 2019 Göçtü Gitti Ozan Arif -Sagu-
    • 15 Şubat 2019 ''Çağrımız İslam'da Dirilişedir'' ve OZAN ARİF
    • 12 Ocak 2018 Beyin Yetmezliği
    • 1 Eylül 2017 Aldığı Nefese Hükmedemeyen İnsan
    • 3 Ağustos 2016 Milliyetçi Camia'nın Fethullah Gülen'le İmtihanı
    • 30 Temmuz 2016 Çarşı 15 Temmuz Gecesi Niye Sokakta Değildi?
    • 30 Kasım 2015 Otoritenin Sarsılmaz Gücü Saldığı Korkuda Saklıdır
    • 11 Ocak 2015 Talak Suresi 4.Ayeti Aslında Ne Diyor?
    • 11 Eylül 2014 Rantiyecilikten Rantkeşliğe
    • 28 Nisan 2014 Güneş Sabahına Doğmaz Bir daha
    • 22 Ekim 2013 Bu Ülkede Adalet Yok Diyenler Haksız mı?
    • 2 Eylül 2013 Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Türkleri Seviyormuş
    • 25 Temmuz 2013 Hayatı Karayemiş Ağacıyla Anlatmak Anlamak
    • 23 Nisan 2013 Bu Ayaklar Koktu Be Kerry!
    • 8 Ocak 2013 Balyoz Davası' nın Hatırlattığı Fıkra
    • 25 Kasım 2012 Basının Turan Yazgan Hoca'ya Kahreden Duyarsızlığı
    • 6 Kasım 2012 Koray Aydın Kurultayda Taktik Hatadan mı Kaybetti?
    • 29 Ekim 2012 MHP'de Lider Değişimi Elzem mi?
    • 27 Ağustos 2012 Samsun'da Neler Oluyor?
    • 7 Ağustos 2012 Günümüzün Bazı Dini Meselelerine İlahi Hitap

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    12,507 µs