En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
26 Ekim 2012

Bayramın Ruhu



Bugün Kurban Bayramı. Sabah erkenden kalkılacak, bayram namazları kılınacak. Müslümanlar birlikte rükûa, birlikte secdeye gidecek. Ruhlar kardeşliği yaşayacak. Bir bayram havası ile kalpler coşacak. Gün içinde kurbanlar kesilecek, etler dağıtılacak. Ailece kahvaltı yapılacak, yemekler yenilecek. Akrabalar, tanıdıklar ziyaret edilecek, bayramlaşılacak.

 

Eş dostla sohbet sırasında Müslümanların kardeşliğinden, yerinden yurdundan, yakınlarından edilen Müslümanların durumundan, dünyada yaşanan zulümlerden ve bir şeyler yapılması gerektiğinden söz edilecek. Yazılı ve görsel medyada sosyal dayanışma, barış, kardeşlik ve birlik mesajları verilecek.

 

Sonra ne mi olacak? Bayramın son günü ile birlikte hayat 'normal'e dönecek. Herkes eski işine gücüne devam edecek. Söylenenler sözde kalacak, unutulacak. Herkes öyle yoğun bir çalışma temposu içinde olacak ki, konuşulanlar hatırlanmayacak.

 

Bu cümleler umutsuzluğun değil, yaşananların ışığında yaşanacakların ifadesi. Oysa duyarlı olmalı her Müslüman; vicdanı diri olmalı. Müslümanların çektiği acılar kendi başına gelmesin diye merhamet duygusunu bastıran insanlar görmüştüm. İnsanın vicdanını sızlatan görüntüler karşısında –acırlarsa başlarına geleceği endişesiyle ve bencillikle- "Allah acısın" diyorlardı fısıltıyla.

 

Oysa Yüce Rabbimiz, merhamet edenlerin en merhametlisi. Bu görüntüleri Allah bizim için, bizim merhamet etmemiz için yaratıyor ve sınıyor bizi. "Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?" (Nisa Suresi, 75) diye soruyor Kur'an. "Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyuruyor Peygamber(asm). Biz ise zulümleri sadece izliyor, zalimlerle birlikte yol alıyoruz...

 

... Bugün Kurban Bayramı... Bediüzzaman, özellikle bayram namazlarında bir anda "Allahu ekber" diyen yüzer milyon insanların seslerinin gayb aleminde ittihat ettiklerini söylüyor. Ve bu seslerin görünen alemde de ittihat etmesi durumunda, küre-i arzın büyüklüğü nispetinde büyük bir Allahuekber'i hükmünde olacağını. (17. Lem'a  ve  Mesnevî-i Nuriye)

 

"...  yirmi binden ziyade hacıların Arafat’ta ve iydde beraber birden Allahu ekber demeleri, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın bin üç yüz sene evvel âl ve sahabeleriyle söylediği ve emrettiği Allahu ekber kelâmının bir nevi aks-i sadâsı olarak, rububiyet-i İlâhiyenin Rabbü’l-Arz ve Rabbü’l-Âlemîn azamet-i ünvanıyla küllî tecellisine karşı geniş ve küllî bir ubûdiyetle bir mukabeledir diye tahayyül ve his ve kanaat ettim."

 

… Bugün Kurban Bayramı. Bayram ertesi kalabalıklar dağıldığında herkes vicdanıyla baş başa kalacak. Bediüzzaman; "ittihad âdet değil ibadettir" diyerek uyarırken, biz etrafımızda olup bitenlere kör, sağır, dilsiz mi olacağız? Yoksa yapabildiğimizin en fazlasını yapma gayreti içinde mi olacağız? Oturanlardan ve uyuyanlardan mı olacağız yoksa yürüyen, koşan ve yol alanlardan mı?

 

“Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz? Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var? İçinde, neyi seçip-beğenirseniz, mutlaka sizin olacak diye. Yoksa sizin için üzerimizde kıyamete kadar sürüp gidecek bir yemin mi var ki siz ne hüküm verirseniz o, mutlaka sizin kalacak, diye.” (Kalem Suresi, 36-39) buyuruyor Allah. "İman ettim" diyorsak, diğer âyetleri göz ardı ederek, Kur'an'dan seçtiğimiz âyetlere uymak, belli emirlere itaat etmek,, bir ucundan ibadet etmek gibi bir lüksümüz olabilir mi?

 

İtaatin küçüğü büyüğü olmaz; kenarından köşesinden itaat olmaz. Önemli olan tam teslimiyettir. Yaşadıkları zorlu imtihanda Hz. İbrahim(as) ve oğlu Hz. İsmail'in(as), Allah'a olan kayıtsız şartsız itaatleri, teslimiyetleri ile gönülden bağlılığın ve îmânın ne olduğunu insanlığa sundular. Allah’ın ‘dost’ edindiği kutlu peygamber Hz. İbrahim(as)'ın, oğlu İsmail(as)'ı Rabbi için feda edebileceğini ispatlaması, güçlü ve derin îmânının delilidir. Bu üstün ahlâk sahibi kutlu insanların yolunu izlemeli, zor zamanlarındaki tavizsiz davranışları, sabırlı ve tevekküllü kişilikleriyle ve Allah'ın âyetlerini uygulamadaki titizlikleri ile onları örnek almalı değil miyiz?

 

… Bugün Kurban Bayramı. Allah’a ulaşacak olan, kurban ettiğimiz hayvanların etleri ve kanları değil takvamızdır. Onun bize kazandırdığı şuur ve duyarlılıktır. İbadetin ruhudur önemli olan. Bu ruh, Kur’ân ahlâkını, Mekke ve Medine’den insanlığa ulaştıran ruhtur. Peygamber(asm)’ın, “kim müminlerin dertleriyle ilgilenmezse onlardan değildir” hadisi karşısında vicdanen rahatsızlık hisseden ruhtur.

 

… Bugün Kurban Bayramı. Yazmaya başladığımdan bu yana her bayram yazım ittihad-ı İslâm üzerine oluyor.  Eli kalem tutan ve bu birliği gönülden diğer arkadaşlarım gibi ümîdimi asla kesmeden, şevkimi, coşkumu diri tutarak ömrüm yettiğince de yazacağım. Tâ ki Hâlıkı bir, dini bir, kıblesi bir olan Müslümanlar uyanıncaya, tembellik döşeğinden kalkıncaya, korkuyu, ümitsizliği ve şevksizliği bırakıncaya, gerçek anlamda bir ve birlik oluncaya kadar.

 

Tâ ki asıl bayramı yaşayıncaya kadar...

 

Fuat Türker

 

 

 

 

 



Bu yazı 545 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,729 µs