En Sıcak Konular

İbrahim Akın

Çağrı
İbrahim Akın
5 Şubat 2012

Allah'ın Üzerimizdeki Nimetini Analım



Allah'ın kulları üzerinde çok büyük nimetleri vardır ancak pek çok insan bunu düşünmez ve şükretmez. İnsanlar çoğu zaman, sahip olduklarını kaybettiğinde değerini anlar ve kıymet bilmediği günler için pişmanlık hisseder.


Sadece nefes almak dahi başlı başına bir nimettir. Böbreklerin kanı süzmesi, kalpteki kanın pompalanması, midenin yediklerimizi öğütmesi, barsakların boşaltıma hazır hale getirmesi vs... B

ütün bunları kendi kendimize yapmak zorunda olsak, o zaman dünyevi hiçbirşeyle ilgilenemezdik. Çünkü yaşamımızı sürdürmek için gerekli herşeyi kontrol etmekten başka birşey düşünmeye ve yapmaya zamanımız kalmazdı.


İki böbreğimiz

yaşamımız boyunca vücudumuzda dolaşan kanı temizler. Süzdüğü maddenin bir kısmını vücuda geri gönderir, kalanını da işe yaramadığı için vücuttan atar. Bu işlemlerin hepsi, milyarlarca insanın her birinde aynı şekilde gerçekleşir. Hücrelerin tüm bunları yapacak akla kendi kendilerine ya da tesadüfen sahip olduklarını iddia etmek elbette mümkün değildir. Hücrelere bu aklı veren, nasıl davranmaları gerektiğini onlara ilham eden herşeyi kontrolü altında tutan Allah'tır. Allah'tan başka bir güç yoktur.



Böbreklerin

işlevlerini yitirmesi ya da yetersiz kalma durumunda da yerine vücudun arıtma sistemi olarak çalışmak üzere diyaliz makineleri geliştirilmiştir. Boyutları böbreklerle kıyaslanamayacak kadar büyük olan bu makinelerde, doğduğumuzdan beri kontrolümüz dışında çalışan iki küçük böbreğin yaptığı işlemler 4 ile 6 saat arasında yapılır. Üstelik bu işlemlerin çoğu hastaya haftada iki veya üç kez uygulanır. Ancak en etkili diyaliz makinesi dahi hastanın ömrünü yalnızca bir kaç yıl uzatır ve iki böbreğin yerini asla tutmaz.


Allah bizim için vücudumuzda her an birçok mucizevi işlem yaratır. Daha annemizin karnında tek bir hücre halinde iken, bir süre sonra bizi oluşturan hücrelerin kimi kalp olmaya karar verir, kimi göz olmaya karar verir. Şuursuz hücrelerin biraraya gelerek son derece kompleks organlara dönüşmesi Allah'ın izni ve dilemesiyle olur. Allah'ın emri ile kalbe dönüşen hücreler, son nefesimizi verene kadar atmaya devam ederler. Şuurlu olmadığımız uyku halinde dahi kalp hücreleri atmaya devam eder, bir kesintiye uğramaz. Bu, Allah'ın dilemesi ile gerçekleşen büyük bir mucizedir. Eğer nefes alma işlemini gerçekleştiren biz olsaydık, asla uyuyamazdık. Zira şuursuz uyku halinde nefes almayı hatırlamamız mümkün olmazdı.



Allah'ın devamlı kalbi attırması
, nefes aldırması, tüm organlarımızı bizim kontrolümüz dışında çalıştırması çok büyük nimettir. Zira bizim, ne kalbin düzenli attırmaya gücümüz yeter, ne nefes alıp vermeye, ne de vücudumuzdaki kirli kanı süzmeye. Allah, nimetin devamlılığını sağlayarak insanlara merhamet etmektedir. Yüce Allah'ın yaratması, ayetlerde şu şekilde bildirilir: Rabbinin Yüce ismini tesbih et, ki O, yarattı, 'bir düzen içinde biçim verdi', takdir etti, böylece yol gösterdi. (A'la Suresi, 1-3)

Allah pek çok ayetinde insanların çok az şükrettiğinden bahseder. Bu yazı bizler için şükürü hayatımıza ciddi anlamda sokmak için bir başlangıç olsun ve sahip olduğumuz her nimete durmaksızın şükredelim inşAllah.

De ki: "Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?"

(Mülk Suresi, 23)



Bu yazı 642 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Yıldız Falları İle Uyuşmayın; Ahir Zaman Alametleriyle Uyanın!
    • 15 Aralık 2013 Evrimcilerin Coelacanth Hezimeti
    • 29 Kasım 2013 ''Allah (Haşa) Seçimlerimizi Bilemez'' Diyen Hocalara Cevap
    • 22 Eylül 2013 Kuran Haşa Bulmaca Kitabı Değildir
    • 21 Temmuz 2013 Bağnaz, Kadından Nefret Eder; Mümin İse Şiddetli Sever
    • 18 Haziran 2013 Komünizm Pusuda!
    • 24 Mayıs 2013 Size Ne Oluyor da Suriye'den Hicret Edenlere Sırtınızı Dönüyorsunuz?
    • 4 Mayıs 2013 İnsanlara Hoş Görünmek Uğruna Dinden Taviz Vermek
    • 11 Nisan 2013 Karşı Cinsle Konuşmak Haram Değildir
    • 19 Mart 2013 Müzik Haram Değil, Nimettir
    • 22 Şubat 2013 Kuran Apaçık ve Noksansızdır
    • 5 Ocak 2013 Sevgiye Evet, Nefrete Dur!
    • 18 Aralık 2012 Ertelemek İnkrda Bir Artıştır
    • 30 Kasım 2012 Tat Alma Mucizesi
    • 7 Kasım 2012 Nefislere İlişkin Güzel ve Etkili Söz Söylemek İbadettir
    • 21 Ekim 2012 Üzülmek Şeytanın Telkinidir, Allah Üzülmeyi Yasaklar!
    • 29 Eylül 2012 Allahın Emri: Benden Korkup Sakının!
    • 12 Ağustos 2012 Hz. İsa İkinci Kez Yeryüzüne Gelecek
    • 28 Temmuz 2012 Hz. İsa (as) Ölmedi!
    • 18 Haziran 2012 İman Edenler; Küfür, Müşrik ve Münafıkları Konuşmalarından Tanırlar

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,703 µs