En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
23 Ocak 2012

İstikbal Yalnız ve Yalnız İslamiyet’in Olacak



“Hem de itikadımdır ki istikbale hüküm sürecek ve her kıtasında hâkim-i mutlak olacak yalnız hakikat-ı İslamiyet’tir. Evet, saadet sarayı istikbalde taht-nişin(tahta oturan) hakaik (gerçekler) ve maarif(ilimler) yalnız İslamiyet olacaktır. Onu fethedecek yalnız odur. Emareler görünüyorlar.” [Bediüzzaman, Muhakemat]

 

Bediüzzaman, geleceğin İslam’ın olacağını ve İttihad-ı İslam'ın, zamanın en büyük farz vazifesi olduğunu söyler. Hadis-i şeriflerde detaylı olarak bildirildiği üzere, Asr-ı Saadet döneminde olduğu gibi –Allah’ın izniyle- dünya tarihinin en huzurlu, en güvenli, en görkemli dönemlerinden biri yaşanacaktır. İslam Birliği'ne ve Kur'an ahlakının yeryüzü hakimiyetine dair pek çok alamet ve işaret vardır.

 

Yaşadığımız zamanda, Müslümanların nüfusunun fazla olmasına rağmen ezileceklerini Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde görüyoruz. Bugün Türkiye ve dünyanın ne halde olduğu ortadadır. Bunun en önemli nedeni nedir?.. Müslümanların birlik olmamasıdır.

 

Bir Müslüman akan kanları, aç ve susuz insanları, harap olmuş evleri ve içlerindeki yoksul insanları, açlıktan ölen masum çocukları görmezden gelerek ve tecavüze uğrayan kadın ve çocukların çığlıklarına kulaklarını tıkayarak kendi rutin yaşamını nasıl rahatça sürdürebilir? Yalnızca kendisinin ve yakınlarının huzur ve rahatını önemseyip, dünyanın dört bir yanındaki zulmü, vicdanında hiçbir kıpırdanma olmadan nasıl izleyebilir?

 

Yıllardır yaşanan acıların, katliamların, çilelerin ve fitnenin son bulması için ilk aşama özellikle bugün kaçınılmaz bir ihtiyaç olan İttihad-ı İslam'dır. Kur’an ahlakının özünde, anlaşmazlıklar ve ayrılıklar değil, Allah’ın birliği inancı ve ortak değerler temeldir.

 

İslam ülkelerinin, ortak değerlerde uzlaşma sağlayamayacak kadar bir diğerini uzak görmesi büyük yanılgıdır. Müslümanlar farklılıklarını ve görüş ayrılıklarını ön plana çıkararak ayrışmak yerine, Kur'an ahlakını yaşamakta birleşmelidirler. Birbirlerini desteklemeli, farklı görüşlere sahip oldukları konularda hoşgörülü ve anlayışlı olmalıdırlar.

 

Dünyada yaşanan acıları sona erdirmenin yolu, gösteri ve yürüyüş yapmak, “kahrolsun” sloganları atmak, 'ağlama günleri' düzenlemek değildir. Tek çözüm olan İttihad-ı İslam, yalnızca İslam coğrafyasının değil tüm dünyanın ihtiyacıdır. Ve bu birlik, ihtişamlı bir uygarlığın yeniden inşası anlamındadır.

 

Ahir zamana dair konuları eserlerinde sıklıkla konu eden Bediüzzaman, İslam Birliği'nin kurulmasını ve İslam ahlakının dünyaya hakim olmasını, "... İnşaAllah, alem-i İslamın (İslam aleminin) da büyük bir bayramına yetişirsiniz" sözleriyle, büyük bir bayram olarak tarif eder. 

 

Güçlü bir beraberlik ve dayanışma içindeki İslam aleminin ortak sesi olacak, dünyaya hoşgörüyü öğretecek, Müslüman olan-olmayan her insana refah ve huzur getirecek olan İslam uygarlığının yeniden inşası için çaba göstermek, her Müslümanın en önemli sorumluluğudur. Samimi Müslümanın, İslam Birliği'nin oluşması yönündeki gayreti nefes alıp vermek gibi olmalıdır. İslam’ı, vatanı, insanı kurtarmak için hesap yapılmaz. “Ne kaybederim?” diye düşünülmez; elden gelenin en fazlası yapılır.

 

Kur’an ahlâkının yeryüzü hakimiyeti, Allah'ın bir vaadi iken Müslümanın bu konuda ümitsiz ve şevksiz olması hatadır. Ümitsizlik, insanı, din ahlâkını şevk içinde yaşamaktan alıkoyar. Allah, inananlara hiçbir olay karşısında ümitsizliğe kapılmamalarını, Kendisine dayanıp güvenmelerini emreder. Bediüzzaman da ümitsizliğin Müslümanlar üzerinde kanser gibi öldürücü etkiye sahip olduğuna dikkat çeker. Ümitsizliğin korkak, aşağı ve acizlerin tavrı ve bahaneleri olduğunu bildirir.

Yeisi bırakan Arap milletlerinin,  İslâmiyetin kahraman ordusu olan Türklerle hakikî bir tesânüd ile birlik olup insanlığa gerçek bayramı getireceğini haber verir:

 

... Cemahir-i müttefika-i islamiyenin (İslam cumhuriyetlerinin birleşmesinin) kudsi kanun-u esasiyelerinin (kutsal kanunlarının) menbaı (kaynağı) olan Kur'an-ı Hakim, istikbale tam hakim olup beşeriyete (insanlığa) tam bir bayramı getireceğine çok emareler (işaretler) var. (Emirdağ Lahikası-ll, s. 76)

 

Dünyada yıllardır süren nefret politikası insanları bugünkü içinden çıkılamaz duruma getirmiştir. Her görüş kendince halkı olduğunu ileri sürmüştür. Ortak paydaları ise kandır, kan dökme arzusudur. İnsanlık tablosuna kazandırdıkları(!) ise zalimler ve mazlumlardır. İslam, Allah'ın izniyle dünyaya hakim olacaktır ancak bu, silahla ve kanla değil, sevgi, barış ve uzlaşıyla gerçekleşecektir. En büyük silah sevgidir. İman, akıl ve ilim, sevgi ile birleştiğinde dünyanın en büyük gücü oluşur.

 

Birtakım güçlerle korkutarak Müslümanları pasifize etmeye çalışanlar dikkate alınmamalı. Kimileri Kur'an ahlakının hakimiyeti konusunda Müslümanları ümitsizliğe sevk etmek için şeytanın sözcülüğünü yapmaktadırlar. Müslüman umutlu ve coşkulu olmalı, "acaba?" değil, Rabb’inin vaadine güvenerek “Kur’an ahlakı hakim olacak!“ demelidir.

 

Bugün İslam ahlakı, "asla hakim olmaz" yaygaraları arasında önlenemeyecek şekilde çığ gibi büyümekte, Kur'an ahlakının sıcaklığı dünyayı sarmaktadır.

 

Talebelerinden Sayın Tahir Gürdere'nin Bediüzzaman'dan aktardığı şu sözlerini okumuştum: "Üstad diyor ki, yeryüzündeki bütün Müslüman kardeşlerime müjde ediyorum ki, İslam dünyasına sadık güneşin doğması yakındır. İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyet’in olacak. Ben bütün kanaatimle derim ki Avrupa, Amerika İslamiyet’in hamilidir."

 

Bediüzzaman'dan naklettiği sözlerine şöyle devam ediyor Sayın Gürdere; "Bütün imanlı Müslümanlar, hakiki müminler hiç şüphe etmesinler ki, istikbal İslam’ındır diyor Üstad. Yani istikbal gelecek yönünde İslam’ındır. Hristiyanlık da diyor Üstad, Hristiyanlığa anlatıyor ne olacağını, Hristiyanlık da hurafattan tahrifattan sıyrılacak. Beşerin fıtri dini olan İslamiyet saracak Hristiyanları diyor gördünüz mü sarmış elhamdülillah. Rusya dinsiz kalmaz diyor Üstad, Hristiyan da olmaz diyor. Müslüman olacak diyor. Maddeten de İslamiyet istikbale hükmedecektir inşaAllah.  Yaşasın sıdk ölsün yeis. Ümitsizliğe düşmek yok."

 

“İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyet’in olacak. Ve hâkim, hakaik-i Kur’aniyye(Kur'anî gerçekler) ve imaniye olacak. Öyleyse şimdiki kader-i İlahi ve kısmetimize razı olmalıyız ki bize parlak bir istikbal, ecnebilere müşevveş(netlikten uzak, karışık) bir mazi düşmüş.” (Hutbe-i Şamiye, s. 537)

 

Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmeye çalışan müşrikler, münafıklar ve tüm kafirler; onlar istemeseler de Yüce Allah, nurunu tamamlayacaktır; O, vaadinden dönmez. Hakkı Kendi kelimeleriyle gerçekleştirecek; gelecek yalnız ve yalnız İslam'ın olacaktır...

 

 

Fuat Türker



Bu yazı 674 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,171 µs