En Sıcak Konular

Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
Konuk Yazar-Aydınlarocagı.org
Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
15 Ekim 2011

Türk Dayanışma Konseyi ve Anayasa



Türkiye'nin dış politikada ekseninin ve rotasının bozulduğu görüşü yaygınlık kazanmaktadır. Ortadoğu ve Kuzey Afrika politikamız incelendiğinde ABD, İngiltere ve Fransa'nın vesayeti altına girdiğimiz görülmektedir. Türkiye'nin bir İslam ülkesi olması görüldüğü kadarıyla bu ülkeler tarafından kullanılmaktadır. Kendi isteklerini ve yapmak istediklerini Türkiye vasıtasıyla gerçekleştirmektedirler. Bu kullanılmanın karşılığında Ortadoğu'da hareket alanımızın açılması güvenilirliğimizi kaybetme ve Akdeniz'de sıcak çatışmaya girme sonuçlarını da doğurabilir. İsrail ile girilen kavga şike kokmaktadır. Füze Kalkanı Projesini Malatya'ya yerleştireceksiniz; dolayısıyla İsrail'i koruyacaksınız; BOP'un gereği olarak ılımlı İslam'ın yani geleneklerine yabancılaştırılmış İslam'ın öne çıkmasına vasıta olacaksınız; diğer taraftan, İsrail ve ABD aleyhine beyanat vereceksiniz. Bu çelişki değil midir? 
Konu sadece dış politika ile ilgili değildir. Eğitim alanında değişik ülkelere götürülen Türk Okulu adlı, Türkçe'nin seçimlik ders olduğu okullarda da Türkiye'nin bir İslam ülkesi olması değişik ülkelerde yine kullanılmaktadır. Hem dış politikada, hem eğitim alanında bize taşeronluk görevi verilmiştir.
71 Sivil toplum kuruluşunu temsil eden Türk Dayanışma Konseyi ülkemizin geleceğini ilgilendiren temel konularda yine milli hassasiyeti ortaya koymaya devam etmektedir. 17-18 Eylül tarihlerinde konunun uzmanı 26 öğretim üyesi Ankara'da yapılan toplantıya iştirak etmişlerdir. Üç ayrı komisyonun oluşturulduğu toplantıda ilkeler ortaya konmuştur. 8-9 Ekim 2011 tarihlerinde yapılacak geniş bir toplantıyla ilkeler tartışılarak kamuoyuna açıklanacaktır. 
Aslında yeni anayasa çalışmalarında sivil toplum kuruluşlarının ve halkın katkısından sık sık bahsedilmesi göstermeliktir. Halk oylamasında halkımız teknik bir konu olduğundan değiştirilecek maddelerle yeterince ilgilenememiş; tuttuğu siyasi partiye göre rey vermiştir. Araştırmalarda bu oran %70'in üstünde çıkmıştır. 
Türkiye'yi tanınmaz hale getirecek bir anayasa dayatmasından çok; ülkenin egemenlik haklarını koruyucu, ona buna devretmeyecek, mensubiyet şuurunu geliştirecek, mevcut hak ve hürriyetleri bırakın genişletmeyi ortadan kaldırılmayacak, Türk'e karşı ırkçılık yapılmayacak, totaliter ve otoriter bir rejime geçişi hazırlamayacak bir temel anlayışa ihtiyaç vardır. 
Anayasalar düzenlendiği ve değiştirildiği dönemin siyasi fikir akımlarının gereğinden fazla etkisinde kalmamalıdır. Çünkü bunlar dönemlik, mevsimlik değil kalıcı belgelerdir. Anayasaların değişme özelliklerine göre devlet de değişir. Aksi halde, bugün temel giriş maddeleri, 66.madde, 5.6.7.maddeler ve 42.madde ve diğer maddelerle neden uğraşılmaktadır? Anayasa düzenlemelerinde fert mi, devlet mi kısır döngüsü aşılmalıdır. Güvenlik ve hürriyetler arasında anlamlı denge korunmalıdır. Anayasanın 10.maddesindeki eşitlik prensibi zedelenmemelidir. Hak ve hürriyetler fertler içindir, gruplar için değil. Değişiklikler asker-sivil dahil çeşitli kutuplaşmaları yaratmamalı ve arttırmamalıdır. Milli hukuk ve evrensel hukuk konusunda anlamlı denge korunmalıdır. Bir ülkenin milli birlik ve bütünlüğün tartışmaya açılmaması, hiçbir ciddi devlette insan hakları konusunda bir eksiklik değildir. Buna izin vermeyen hiçbir ciddi devletin meşruiyeti zayıflar şeklinde yorumlanamaz. Milli devletin toprak bütünlüğü korunmakta; etnik, dini, ırkı esaslara ve düşmanlık duygularına göre örgütlenmeye sınırlar getirilmektedir. Türk kimliği ve sıfatı milli kimliktir; etniklik değildir. Milli kimlik etnisiteleri de kapsar. Aksi bir anlayış, ilkel etnikliktir ve ırkçılık kokar. Türk, etniklik değil ki; etnik vurgu sayılabilsin. Bu bakımdan, bazı kuruluşların taslaklarında etnik ifadeye yer vermemek adına Türk'ü dışlama ihaneti bir çeşit ırkçılıktır. Yine "ülkenin bölünmez bütünlük ilkesi"nden rahatsız olanlar, nasıl olur da bunu farklılıkları dışlama veya bastırma olarak görebilirler? 


Bu yazı 412 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Şubat 2019 Türk Dünyasının Bazı Sorunları
    • 9 Ocak 2019 Ümmet Soslu Yeni Türkiye Oyunu
    • 21 Aralık 2015 Türklüğün Gururu Prof.Dr. Aziz Sancar
    • 24 Kasım 2015 Iğdır'da 42. Şura
    • 5 Eylül 2015 Psikolojik Savaş ve İstikrar
    • 14 Temmuz 2015 Koalisyon Mecburiyeti
    • 23 Nisan 2015 Seçim Öncesinin Gündemi
    • 9 Şubat 2015 Başkanlık Sistemi Tuzağı
    • 1 Aralık 2013 1920 Ve 1923 Ruhları
    • 4 Ağustos 2013 İleri Demokraside İlerlerken !
    • 12 Haziran 2013 Kosova ve Balkan Gerçeği
    • 30 Nisan 2013 Çözüm ve Barışın Arka Planı
    • 8 Nisan 2013 Çelişkiler Yumağı
    • 30 Mart 2013 Ters İşleyen Barış Süreci
    • 10 Mart 2013 Türke Karşı Irkçılık
    • 15 Ocak 2013 Teröre Ödül mü Veriliyor?
    • 2 Ekim 2012 Çelişkiler ve Olumsuzluklar
    • 12 Eylül 2012 AB'nin Amigolarına Ne Oldu?
    • 28 Ağustos 2012 Açılım Sevdası ve Terör
    • 14 Nisan 2012 12 Eylülün Örttüğü Sivil Darbeler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    9,960 µs