En Sıcak Konular

Fuat Türker

Mücadele
Fuat Türker
15 Ekim 2011

İnkrcılar İnananların Sapmasını İsterler



Onlar, kendilerinin inkara sapmaları gibi sizin de inkara sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız... (Nisa Suresi, 89)

Her dönemde inkar edenler çıkarları gereği birlik olurlar. Birlikte hareket etmelerinin asıl amacı, Allah'ın beğendiği üstün özellikler olan özverinin, samimiyetin, dürüstlüğün, vicdanın ve adaletin, kısacası Kur’an ahlâkının yeryüzünde hakim olması için çaba gösteren müminleri engellemektir.

Çünkü, Kur’an ahlâkının yaşanması bu kişilerin çıkarlarını, dünyevi hırslarını engelleyecektir. Bu nedenle Kur’an ahlâkının yaygınlaşmasına ve dindar insanların sayılarının artmasına engel olmak için var güçleriyle çalışırlar. Ayrıca dürüst ve iyi insanların da kendilerine katılıp, doğru yoldan sapmalarını isterler. İyi insanların da kendileri gibi dünyevi çıkarları için çalışan, gerçeklerden yüz çeviren, yalnızca nefislerinin bencilce tutkuları peşinde koşan insanlar olmalarını amaçlarlar.

Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir. (Mümtehine Suresi, 2)

Eğer iyi insanları kendi saflarına katamazlarsa, bu defa da onları çeşitli yöntemlerle iyi ve hayırlı işlerden alıkoymaya çalışırlar. Alay etme, küçük düşürmeye çalışma, dağıtmak için uğraşma, iftira atma, yurtlarından sürme ya da ölümle tehdit etme gibi birçok yöntemi denerler.

Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (Tevbe Suresi, 107)

Ancak Kuran'da Allah, “Kendilerinden önce Nuh kavmi de yalanladı ve kendilerinden sonra (sayısı çok) fırkalar da. Her ümmet, kendi elçilerini (susturmak için) yakalamaya yeltendi. Hakkı, onunla yürürlükten kaldırmak için, 'batıla-dayanarak' mücadeleye giriştiler. Ben de onları yakalayıverdim. Artık Benim cezalandırmam nasılmış? (Mümin Suresi, 5) ayetiyle dinini yalanlayan ve elçilerine başkaldıran bu kimselerin çabalarının boşa çıkacağını haber verir.

Kalpleri kararmış, acıma duygusunu yitirmiş, değerleri hiçe sayan, dini alay konusu edinen kimselerin kötülüklerine son vermek için, vicdan sahibi samimi inananların, yeryüzünde kötülüğün yerine iyiliği ve güzelliği öngören Kur’an ahlâkının yaygınlaşmasına çalışmaları gerekir. Allah, “…(birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi, 73) buyurarak müminlerin birbirlerine yardım etmemeleri durumunda yeryüzünde bozgunculuk olacağına dikkat çeker.

Bu, müminler için çok önemli vicdani bir sorumluluktur. Gerçekten vicdan sahibi olan insan, iyilikten yana çaba içinde olmalıdır. Müminler kötülüklerle mücadelede birlikte hareket etmeli, kararlılıkla tavırlarını ortaya koymalıdırlar. Çekimser ve duyarsız kalmak, kötülerin tarafına geçmek demektir. Yaşanan dönem, insanın kendi çıkarları için değil, diğer insanlar için de ciddi bir çaba gösterme zamanıdır.

Toplumları uçuruma sürükleyen inkârcılara ve zalimlere karşı onurlu bir mücadele içinde olmak yerine, Müslümanların birbirleriyle çekişmeleri büyük bir yanılgıdır, vakit kaybıdır. “…çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider…”(Enfal Suresi, 46) buyruğuyla Allah, samimi insanların birbirleriyle tartışmaları durumunda, zamanın yanı sıra güç kaybına da uğrayacaklarına dikkat çeker. Allah'a samimi ve kesin bir bilgiyle iman eden insanların, çekişmeden, istişare ile, birlikte ve uyum içinde hareket ederek, içten ve hikmetli sözlerle dini anlatmaları vicdanları harekete geçirecektir.

Barışın, hoşgörünün, dostluğun, özverinin, huzur ve güvenin, kısacası Kuran ahlâkının yerleşik olduğu bir ortam için tüm inanan insanlar birlikte olmalıdır. Vicdanlı insanların üzerine düşen görev çok açıktır; ”fitne kalmayıncaya ve dinin hepsi Allah'ın oluncaya kadar” mücadele etmek...

Yüce Allah, iman edenlerin aralarındaki bağın nasıl olması gerektiğini, "... birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi..." ifadesiyle açıklar. Bu saflar halindeki fikir mücadelesi müminlerin, Allah’ın vaadi olan en güzel hayatı yaşamalarına vesile olacaktır.

Peygamberimiz’in(sav) veda hutbesinde; “Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman Müslümanın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler...”  sözleriyle vasiyet ettiği gibi, Allah sevgisinden kaynak bulan bu sevgiyle müminler kalplerini doldurmalı ve birlik ruhunu yaşamalıdırlar.

Fuat Türker



Bu yazı 677 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 22 Mayıs 2014 Somanın Ardından
    • 13 Şubat 2014 Mesleğimiz Uhuvvet Değil mi?
    • 9 Ocak 2014 Cephemizin Sinesinde İman Bir...
    • 13 Kasım 2013 Ortak Akıl; İstişare
    • 1 Eylül 2013 Müslümanlar İçin Başka Çözüm Yok!
    • 21 Temmuz 2013 Berekete Şükür Ayı; Ramazan
    • 3 Nisan 2013 Müslümanların Derdiyle İlgilenmeyen Onlardan Değildir
    • 15 Mart 2013 Korkma, Ebedi Varsın!
    • 17 Şubat 2013 En Büyük Kuvvet; İhls ve Samimiyet
    • 28 Ocak 2013 Asla Kopmayan Kulp; İttihad-ı İslam
    • 19 Aralık 2012 21 Aralık Son mu Başlangıç mı?
    • 19 Kasım 2012 Zulmedenler
    • 10 Kasım 2012 Kur’an Kinatı Okuyor
    • 26 Ekim 2012 Bayramın Ruhu
    • 6 Ekim 2012 İttihad-ı İslam Nedir?
    • 25 Eylül 2012 Allah Dinini Facir Eliyle De Kuvvetlendirir
    • 8 Eylül 2012 Kainat Merhametle Başlar
    • 22 Ağustos 2012 Bu Bayramda Vicdanımız Rahat mıydı?
    • 27 Temmuz 2012 Ramazan Bereket Sofrasıdır
    • 30 Haziran 2012 Susmak mı Karşı Durmak mı?

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,851 µs