En Sıcak Konular

Altuğ Öztürk

İslam'a Davet
Altuğ Öztürk
20 Eylül 2011

İbadette Azla Yetinmek Mümine Yakışmaz



Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine, hacca gitmek.. çocuk yaşlardan itibaren öğrendiğimiz, dinimizin temellerini oluşturan önemli ibadetlerden bazılarıdır.

Belki bu ibadetlerin çoğunu yapıyor olabiliriz. Gün içerisinde 5 vakit namaz kılmayı, ramazan ayı geldiğinde oruç tutmayı, Cuma namazını kaçırmamayı yeterli görüyor olabiliriz. Ancak Rabbimizin Kuran’da bildirdiği ibadetler bu kadarla sınırlı değildir.

Sevgili Peygamberimizin (sav) ve diğer tüm elçi ve peygamberlerin hayatlarını incelediğimizde, tüm yaşamlarını yalnızca Allah’a adadıklarına, yaptıkları  her işte O’nun rızasını gözettiklerine şahit oluruz.

Allah’ın rızasının en fazlasını arayan bir mümin, gün içerisinde neler yapar düşünelim:

Sabah kalktığı andan itibaren Allah'ı anacağı yeni bir güne, sağlıklı olarak başladığı için şükreder ve gününü Allah'a adar.  

Allah’ın kendisine bahşettiği nimetleri anar ve bunlar için şükreder. 

İhtiyacı olanlara yardım eder. Ancak bu konuda azla yetinmez. Çünkü Allah ihtiyaçtan arta kalanın infak edilmesini bildirmiştir. 

Menfaatleri ile çatışsa dahi olsa yalana ve sahtekarlığa asla yaklaşmaz. 

Kınayıcının kınamasından korkarak inançlarından ve ibadetlerinden asla taviz vermez. 

Zinadan, içki, kumar, fal gibi şeytan işi pisliklerden titizlikle kaçınır. 

En önemlisi Allah’ın nimetlerini durmaksızın anlatır. Çünkü tebliğ ibadeti  tüm ibadetlerin başında gelir. ‘Herkesin dini kendine, ibadet dört duvar arasında yaşanmalı’ mantığı Kuran’a aykırıdır. Yüce Rabbimiz ‘Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.’ (Duha Suresi, 11) buyurmaktadır. 

Allah’ın rızasının en çoğunu arayan insan gün içerinde tek bir anını bile boş  işlerle geçirmez. Çünkü ibadet etmenin zamanı yoktur.  ‘Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et.’ (İnşirah Suresi, 7) ayetine uymaya ve cennet ehlinin özelliklerine dünyada iken sahip olabilmeye ve Allah'ın rızasını ve sevgisini kazanabilmeye çabalar. 

Müminler gün içerisinde sürekli Allah’ı anarlar. Dualarında sayı ve sınır yoktur. Yardımı içten bir şekilde yalnızca Allah’tan dilerler. 

(Allah’ın dilemesi dışında) Çalışmadan, emek harcamadan, oturduğumuz yerden çok lüks bir otomobile sahip olamayacağımız gibi Kuran’a uygun yaşamadan da cennete ulaşamayacağımız ortadadır. (En doğrusunu Allah bilir) 

Dünyayı gerçek ve sonsuz bir mekan gibi algılamak ya da ölümü bir son olarak görmek büyük bir hatadır. İbadette kendimizi yeterli görmek, Allah nasılsa affeder diyerek gevşekliğe düşmek, biraz yanar çıkarım yanılgısına kapılmak da aynı şekilde insanı sonsuz azaba sürükleyen şeytanın telkinleridir.

Bu düşüncelerden kurtulmanın tek yolu Kuran’ı okumak ve hayata geçirmektir. Geri dönüşü mümkün olmayan zamanı çok iyi kullanıp Allah’ın rızasının en çoğunu arayalım. Pişman olmadan önce Allah’ın uyarılarına kulak verelim. Müminlerle beraber ahirette Rabbimizin yüzünü görebilmek, rızasını kazanabilmek ve cennet mekanına ulaşabilmek için hayatımızı, dirimizi ve ölümüzü tek sahibimiz olan Allah’a adayalım.

Ateşin üstünde durdurulduklarında onları  bir görsen; derler ki: "keşke (dünyaya bir daha) geri çevrilseydik de Rabbimiz'in ayetlerini yalanlamasaydık ve mü'minlerden olsaydık." (En'am Suresi, 27) 
 



Bu yazı 591 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Aralık 2013 Müslümanlar İçin Birlik Zamanı
    • 20 Haziran 2013 Allah'ın Nimeti: Çile
    • 26 Şubat 2013 Sevgili Peygamberimiz (S.A.S)
    • 12 Aralık 2012 Müslüman'a Düşen Yalnızca Tebliğdir
    • 18 Ekim 2012 Şeytan'ın Varlığının Farkında mısınız?
    • 20 Eylül 2012 Kaçınılmaz Son ''Ölüm''
    • 28 Ağustos 2012 Ne İçin Yaratıldığımızı Unutmayalım
    • 21 Temmuz 2012 Ramazan ve Oruç
    • 26 Haziran 2012 Allah'ın Yaratma Sanatı Kelebekler
    • 5 Haziran 2012 HZ. İbrahim
    • 14 Mayıs 2012 Anneler Gününüz Kutlu Olsun
    • 27 Nisan 2012 Dürüstlükte Kararlı Olmak
    • 10 Nisan 2012 Umut Kesmemek
    • 27 Mart 2012 Şeytan'ın Sistemi
    • 6 Mart 2012 Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Olumsuz Etkileri
    • 20 Şubat 2012 Şeytan'ın Oyunu: Duygusallık
    • 6 Şubat 2012 Her İşte Hayır Olduğuna İnanmak
    • 15 Ocak 2012 Medyanın Gücü
    • 26 Aralık 2011 Hurafeden Uzak Kuran Dini
    • 12 Aralık 2011 İman Hakikatleri İmanı Artırmak için Vesiledir

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,512 µs