En Sıcak Konular

Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
Konuk Yazar-Aydınlarocagı.org
Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
6 Eylül 2011

Suriye Filmi ve de Demokrasi



Ortadoğu ülkelerinin bir ABD planı ve projesi kapsamında olmadan birbirlerine yaklaşmaları ve iyi ilişkiler kurmaları sürekli engellenmiş; zaman zaman da birbirlerine karşı kışkırtılmışlardır. ABD ve Batı birbiri ile çatışan ülkelerin ve unsurların bulunduğu yerde varlığını ve varlık gerekçesini sürdürebilmektedir. Irak’ta da bu böyle olmuştur. Sürekli Şii , Sünni çatışmaları körüklenmiş, aynı el tarafından kışkırtılmıştır. Etnik ve mezhep çatıştırmaları ABD’nin Irak’ta bulunma gerekçeleri olmuştur. Başta Saddam adlı diktatörden kurtulduk diye sevinenler, küresel diktatörün Irak’a demokrasi getirmediğini sadece kendi çıkarlarının peşinde olduğunu öğrenmişlerdir. Ancak bunun faturası büyük olmuş, Irak’ta binlerce insan ABD askerleri tarafından öldürülmüş ve işkence görmüştür.
Şimdi aynı film Suriye’de tekrarlanmak üzeredir. Türkiye’ye düşen görev ; milli çıkarlarına göre hareket edebilmek, Bölgede kimsenin taşeronu ve ileri karakolu olmadan komşu ülkelerdeki güdümlü olmayan demokrasi hareketlerine demokrasi ve insan hakları açısından bakabilmektir.
Türkiye’nin İran’la ve Suriye ile çatışması - bu ülkelerin milli çıkarlarımızı karşı politikalar uygulamadıkları sürece - yanlıştır. Suriye yönetimi Fransız işgal döneminden beri Türkiye’yi dost olarak görmemiş, su meselesini devamlı milletlerarası toplantılara götürmüş, Suriye Türkmenleri üzerinde açık bir eritme politikası uygulamış ve Batının maşası olan PKK örgütünü doğrudan ya da dolaylı olarak desteklemiştir. Hatay’ı da kendi sınırları içinde görmüştür.
Bizim için önemli olan güneyimizde istikrarın bozulmaması, Suriye Türkmenlerinin insan haklarına uygun bir hayat sürmeleri ve Suriye’nin yarın yeni bir Irak olmamasıdır. Suriye’ye müdahil olmak ve aktif bir politika uygulamak, Irak’da olduğu gibi bizi devre dışı bırakacak bir sonucu vermemelidir. Sorun “iki tarafı kirli bir sopa” gibidir. Bir tarafta tek patron haline gelen küresel gücün Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçası olarak Suriye’de uyguladığı politika vardır. Böylece Suriye’nin kuzeyindeki petrol boru hattı daha iyi kontrol altına alınacak, otonom etnik bir bölge yaratılarak Irak’ın kuzeyindeki yönetimle birleştirilecektir. Diğer tarafta, başta Suriye Türkmenleri olmak üzere her türlü baskı ve yok edilmeden kurtularak Irak’ta olduğu gibi defolu, hileli ve emperyal bir demokrasiye kavuşmamaları gereken Suriye vatandaşları vardır. Irak’a ABD tarafından getirilmeyen demokrasi Suriye’ye hiç gelmeyecektir. Aşırı iyimser ve hayalci olmaya gerek yoktur.
Suriye Türkmen Cephesi ve diğer bazı kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, 22 milyonluk Suriye nüfusunun 3,5 milyonu Türkmen’dir. Bunların yarısı da maalesef uygulanan kapalı rejim ve eritmeci politikalarla Türkçesini kaybetmiştir. Büyükşehirlerde Araplaşmış Türkmen gerçeği vardır.
Suriye Türkmenlerinin iktidar karşıtı eylemlerde 200 civarında şehit verdiği belirtilmektedir. Direnişçilerin de Batıdan destek görmediklerini söylemek mümkün değildir. Bunların silahsız oldukları da iddia edilemez. Türkmenlerin düğünlerinde Türkçe yasağı devam etmektedir. Bir araya gelmeleri engellenmektedir. “Beşşar bizim tek Tanrımız “ diye Şam’daki camilerin duvarlarına yazı yazan yönetim yanlıları, insan öldürme makinesi haline gelmişlerdir. Osmanlı’nın terk ettiği topraklarda huzur ve istikrar, insan hakları hayal olmuştur.
Türkiye’yi yönetenler iç politikadaki çelişkileri dış politikaya taşımamalıdırlar. İleri karakol haline getirilmiş, Füze Kalkanı Projesine pazarlıksız boyun eğmiş bir Türkiye, Bölgede pazarlık gücünü kaybeder ve hedef haline getirilir. Ordu ile uğraşmayı bırakalım. İsrail’den özür ve tazminat beklerken tam tersine İsrail’in “kalkan”ı oluyoruz.

 



Bu yazı 553 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Şubat 2019 Türk Dünyasının Bazı Sorunları
    • 9 Ocak 2019 Ümmet Soslu Yeni Türkiye Oyunu
    • 21 Aralık 2015 Türklüğün Gururu Prof.Dr. Aziz Sancar
    • 24 Kasım 2015 Iğdır'da 42. Şura
    • 5 Eylül 2015 Psikolojik Savaş ve İstikrar
    • 14 Temmuz 2015 Koalisyon Mecburiyeti
    • 23 Nisan 2015 Seçim Öncesinin Gündemi
    • 9 Şubat 2015 Başkanlık Sistemi Tuzağı
    • 1 Aralık 2013 1920 Ve 1923 Ruhları
    • 4 Ağustos 2013 İleri Demokraside İlerlerken !
    • 12 Haziran 2013 Kosova ve Balkan Gerçeği
    • 30 Nisan 2013 Çözüm ve Barışın Arka Planı
    • 8 Nisan 2013 Çelişkiler Yumağı
    • 30 Mart 2013 Ters İşleyen Barış Süreci
    • 10 Mart 2013 Türke Karşı Irkçılık
    • 15 Ocak 2013 Teröre Ödül mü Veriliyor?
    • 2 Ekim 2012 Çelişkiler ve Olumsuzluklar
    • 12 Eylül 2012 AB'nin Amigolarına Ne Oldu?
    • 28 Ağustos 2012 Açılım Sevdası ve Terör
    • 14 Nisan 2012 12 Eylülün Örttüğü Sivil Darbeler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,173 µs