En Sıcak Konular

Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
Konuk Yazar-Aydınlarocagı.org
Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
25 Temmuz 2011

Milliyetçiliği Reddetmek



Bazılarının eski alışkanlıkları dolayısıyla yumuşatarak yurtseverlik dediği milliyetçilik kimsenin tekelinde değildir. Keşke her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı milli ve manevi değerler, milli menfaatler, milli bağımsızlık, ülkenin birlik ve bütünlüğü, milli kimlik ve Türkçe konularında aynı hassasiyeti gösterebilse… Anlamlı,şerefli ve haysiyetli tavır ve düşünce bazılarının da tekeline biraz olsun girebilse…. Ama bu böyle olmuyor. Birileri sanki ülke kaynakları ve milli menfaatler babalarından kendilerine miras kalmış gibi, bunları ona buna dağıtma , zedeleme ve bağışlama ile meşguller…
Bu satırları yazarken yeni Milli Eğitim Bakanımızın ilk iktidar yıllarında söylediği bir söz var ki hatırlamamak mümkün değil. Çiçeği burnunda bakanımız “Milliyetçilik gerilerde kaldı artık küreselleşme esas” benzeri laflar etmişti. Ne garip ki küreselleşme, süper güç ve blokların önü açılmış milli devletleri kendilerine itaate zorlaması, ters tepki yapmış, yükselen milliyetçilik kendisini hissettirmişti. Bu önemli gelişme bazıları için hiç de önemli değildir. Onlar yıllarca kulaklarına fısıldananların dışına iradelerini kullanıp çıkamazlar.
Bazıları eskimiş bir modayı tekrar canlı hale getirmeye çalışıyorlar. Milli kimlik ve milliyetçiliği içlerine sindiremeyenler, değişik ideolojik kalıplar gereği yine milliyetçi duruş karşıtlarıyla iç içe ve dayanışma içindedirler. Bu ihanet ittifakı genç nesillerin İslam’a bakışını değiştiriyor ve onları dinlerine soğutuyor. Samimi bir Müslümanın bu yanlışları yapması mümkün olamaz. Ama İslam’ı ve her kutsal değeri kullanıp istismar etmekten çekinmeyenler bundan rahatsız değillerdir. Dün komünizmin kızılı ile uğraşanların bugün önlerine “yeşil”i konmuş bulunuyor. Kızılı gibi yeşili de milli devlet,milli kimlik ve Cumhuriyet karşıtı… Türkiye’yi Türkiye yapan değerlerle kavgalı…
En son ve en gelişmiş din olan İslam bilindiği gibi evrenseldir ve çağlar üstüdür. Müslümanın milliyetsiz ve milli kimliksiz olmasını önermez. Aksi halde, İslamın gelişmesini engelleyen yine bazı Müslümanlar olur. İslamla şereflenmiş bir Alman’a, Fransız’a, İngiliz’e iyi ve makbul Müslüman olabilmesi için; milliyetini, milli kimliğini çöpe at da gel mi diyeceğiz? Böyle bir şey olabilir mi? Yine bir yabancı ülkede engelleri aşarak bürokraside önemli bir yer işgal ettiğini varsaydığımız bir Müslüman; ülkesinin çıkarlarını, yasalarını, vatandaşlığını bir tarafa atarak sadece aynı ümmete mensup olma duygusunu mu öne çıkaracaktır? Bu mümkün mü? İslam alemine mensup olma bilinci çok güzel bir duygudur. Aslında duygudan uygulamaya dönmesi gereken bir konudur. Ülkeler milli kimliklerine göre farklı bir üslupla İslamı yaşayabilirler.
İslam ülkeleri arasındaki işbirliği ve dayanışma oldukça zayıftır. Dünyanın farklı bölgelerinde Müslüman kanı akarken Müslüman ülkelerin büyük çoğunluğu sessiz kalır ve tepki göstermez. İsrail ve ABD’nin hoşuna gitmeyecek politikaları uygulamaktan kaçınırlar, Balkanlarda atıl duran fabrika ve tesislerin özelleştirilmesinde Ortodoks Hıristiyan dayanışmasını gördükçe insan üzülüyor. İslam ülkelerinin önemli bir bölümünde Batı destekli iktidarların bulunması gerekli işbirliğinin önündeki asıl engeldir.
Aslında milli irade üzerinde Batı ipoteği sürdüğü sürece halk ile yönetimler duygusal yakınlık kurmuş olsalar da demokraside yabancılaşmanın güçlenmesi önlenemez.


 



Bu yazı 583 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Kasım 2019 Aranan Bir Kayıp: İnsan Hakları
    • 7 Şubat 2019 Türk Dünyasının Bazı Sorunları
    • 9 Ocak 2019 Ümmet Soslu Yeni Türkiye Oyunu
    • 21 Aralık 2015 Türklüğün Gururu Prof.Dr. Aziz Sancar
    • 24 Kasım 2015 Iğdır'da 42. Şura
    • 5 Eylül 2015 Psikolojik Savaş ve İstikrar
    • 14 Temmuz 2015 Koalisyon Mecburiyeti
    • 23 Nisan 2015 Seçim Öncesinin Gündemi
    • 9 Şubat 2015 Başkanlık Sistemi Tuzağı
    • 1 Aralık 2013 1920 Ve 1923 Ruhları
    • 4 Ağustos 2013 İleri Demokraside İlerlerken !
    • 12 Haziran 2013 Kosova ve Balkan Gerçeği
    • 30 Nisan 2013 Çözüm ve Barışın Arka Planı
    • 8 Nisan 2013 Çelişkiler Yumağı
    • 30 Mart 2013 Ters İşleyen Barış Süreci
    • 10 Mart 2013 Türke Karşı Irkçılık
    • 15 Ocak 2013 Teröre Ödül mü Veriliyor?
    • 2 Ekim 2012 Çelişkiler ve Olumsuzluklar
    • 12 Eylül 2012 AB'nin Amigolarına Ne Oldu?
    • 28 Ağustos 2012 Açılım Sevdası ve Terör

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    16,296 µs