En Sıcak Konular

Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
Konuk Yazar-Aydınlarocagı.org
Prof.Dr.Mustafa Erkal-Aydınlar Ocağı Genel Başkanı
3 Nisan 2011

Yol Ayrımındaki Ülke: Türkiye



YOL AYRIMINDAKİ ÜLKE VE SEÇMEN

12 Haziran 2011 seçimlerine fazla bir süre kalmadı. Daha önce sözde milliyetçi olup da bugün devşirilenler ve bu devşirmeleri besleyenler var. Hepsinin hedefi MHP… Yerli ve milli olan, engel teşkil eden her kurumla uğraşılıyor. MHP ve bezeri kurumlarla uğraşılmasının sebebi, bu kuruluşların milli mücadeleyi başaran, Cumhuriyeti ve milli devleti kuran “milli irade”nin bugün temsilcileri olmalarıdır. Görüldüğü kadarıyla MHP çok kaliteli bir kadroyla ülke sorunlarını kucaklamaya hazırlanmaktadır. Bu kadronun tanıtımı iyi yapılmalıdır.
Abant toplantılarında milli kimliği hedef alıp dünün aşırı sol bugünün bazı liberalleriyle işbirliği yapıp okullarında Türkçeyi seçimlik ders olarak okutanlar, gaflet içinde ülkücülüğün eskisine talip olanlar, bugünü değerlendiremeyenler, kimseye milliyetçilik dersi vermeye kalkışmasınlar. Önce kendilerini yetiştirip gaflet uykusundan uyansınlar ve seçim öncesi kullanılmasınlar.
Kimliği, Kızılay’da dolaşanların kemik yapılarına bağlayan ve isminde Türk kelimesi geçen devşirilenlerden birisi, bir TV programında bu seçimlerde 50 yılın hesabı sorulacak deyiverdi. Gerçekten bu seçimlerin ne kadar önemli olduğunu fark ettirmemek için magazin konular öne çıkarılıyor. Tanju’nun, Hakan’ın ve Tatlıses’in adaylığı bunun için gündeme taşınıyor. Oysa 12 Haziran Genel Seçimleri Türkiye’nin getirildiği yol ayırımında önemli bir yön çizecektir. Seçmen bunun farkına varıp futbol takımı tutar gibi rey kullanmamalıdır.
Türkiye, 21. Yüzyılda Sevr şartlarına uygun bir ülke mi olacaktır? Küresel gücün yeni Dünya düzeninde kendisine biçtiği elbiseye uygun bir ülke haline mi gelecektir? Lozan’da “size bir çok hak verdik; ileride bunları alacağız” diyen dünün Batılı devlet adamları haklı mı çıkacaktır? Yüzyıllardır birçok coğrafyada olduğu gibi, Anadolu coğrafyasında da Haça karşı Hilâlin zaferi için her türlü fedakârlığa katlanmış Türk nesilleri, 2010’lu yıllarda yenik mi düşeceklerdir? Bize Devleti ve egemenliği birileriyle mi paylaştıracaklardır? Türksüz Anadolu, Atatürksüz Türkiye, Hz. Muhammedsiz ve Kur’ansız İslâm, Hz. Alisiz Alevilik tezgahları başarılı olabilecek midir? Türkiye kendisine hiçbir zaman uymamış olan federal rüzgarlara marjinal bir takım gruplar var diye teslim mi edilecektir? Ülkeyi yöneten siyasi iktidarın henüz Anayasanın temel giriş maddeleri konusunda kendi içinde mutabakata varmamış olması, bunalımın ve istikrarsızlığın kendisi değil midir?
Milli kimliği ve milletinin adını dışlayan bir ülkede ne siyasi istikrar, ne de iktisadi istikrar olur. Ancak, dışarıya taviz verdiğiniz, onların dediğini yaptığınız oranda sıcak para çeker, geçici bir istikrar ortamı sağlayabilirsiniz. Bu da aldatıcı olabilir.
Türkiye’de son yıllarda bilhassa son 7-8 senedir bize neler tartıştırılarak bazı değiştirmelere alıştırılıyoruz. Önümde bir davetiye var. Bu toplantı davetinin ismi “Büyük Türkiye’ye Doğru”. Büyük Türkiye, gönlü Türk coğrafyasına ve Türk Kültür Dünyasına açık olanların bir parolasıydı. Bu, bugün de geçerlidir. Ancak, milli birlik ve bütünlüğü ve sosyal dokusu üzerinde etnik oyunlar oynanan, tarımı ve sanayi perişan edilmek istenen, üretme ithal et anlayışının hüküm sürdüğü, iç ve dış borçların bir kamçı gibi ensemize indiği, dış ticaret açığının devamlı arttığı ve cari açığın tehlikeli sıcak para girişleriyle kapatılmasının hüküm sürdüğü, sanayi kuruluşlarının yabancılara peşkeş çekildiği, milli çıkarın ve milliyetçiliğin dışlandığı, etnik taassup ve ırkçılığın zirve yaptığı, çözülmenin bütünleşme zannedildiği bir dönemde hangi büyük Türkiye’den bahsedeceğiz. Başımızı kuma gömerek veya ülkeyi amuda kalkarak seyrederek hangi gerçeği görebiliriz.
Toplantı programındaki konulara bakacak olursak suya sabuna dokunmayan marjinal ne kadar konu varsa programa tıkılmış ve de bazı konularda işin alfabesiyle uğraşılmış. Asıl aydın sorumluluğunun gereği olarak ele alınması ve tepki verilmesi gereken konular birer birer atlanmış. Daveti yapan son derece saygın ve tarihi bir kuruluşu bu noktalara getirmek,, siyasi iktidarın yağdanı haline sokmak çok büyük bir vebal altına girmektir. Aziz Nesin’in tanımladığı Türk tipine özenmeyelim.
Türkiye dış telkinlerle, Barzaniyle bütünleşerek terörle mücadele edemez. Erbil ziyareti son derece zararlı ve zamansız olmuştur. Diğer taraftan, Lübnan’da yakalanan PKK’lıların İsrail istihbaratıyla bağlantılı olmaları da dikkat çekici bir noktadır.

 



Bu yazı 592 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Şubat 2019 Türk Dünyasının Bazı Sorunları
    • 9 Ocak 2019 Ümmet Soslu Yeni Türkiye Oyunu
    • 21 Aralık 2015 Türklüğün Gururu Prof.Dr. Aziz Sancar
    • 24 Kasım 2015 Iğdır'da 42. Şura
    • 5 Eylül 2015 Psikolojik Savaş ve İstikrar
    • 14 Temmuz 2015 Koalisyon Mecburiyeti
    • 23 Nisan 2015 Seçim Öncesinin Gündemi
    • 9 Şubat 2015 Başkanlık Sistemi Tuzağı
    • 1 Aralık 2013 1920 Ve 1923 Ruhları
    • 4 Ağustos 2013 İleri Demokraside İlerlerken !
    • 12 Haziran 2013 Kosova ve Balkan Gerçeği
    • 30 Nisan 2013 Çözüm ve Barışın Arka Planı
    • 8 Nisan 2013 Çelişkiler Yumağı
    • 30 Mart 2013 Ters İşleyen Barış Süreci
    • 10 Mart 2013 Türke Karşı Irkçılık
    • 15 Ocak 2013 Teröre Ödül mü Veriliyor?
    • 2 Ekim 2012 Çelişkiler ve Olumsuzluklar
    • 12 Eylül 2012 AB'nin Amigolarına Ne Oldu?
    • 28 Ağustos 2012 Açılım Sevdası ve Terör
    • 14 Nisan 2012 12 Eylülün Örttüğü Sivil Darbeler

    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10,199 µs